16. Hukuk Dairesi 2015/20031 E. , 2018/3455 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sonucu Çarşıbaşı ilçesi Fener Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacılar ... ve paydaşları adına kayıtlı bulunan eski 33 parsel sayılı 5.…
**16. Hukuk Dairesi 2015/20031 E. , 2018/3455 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sonucu Çarşıbaşı ilçesi Fener Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacılar ... ve paydaşları adına kayıtlı bulunan eski 33 parsel sayılı 5.760,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 110 ada 3 parsel numarasıyla ve 5.551,49 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 34 parsel sayılı 6.800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 110 ada 4 parsel numarasıyla ve 7.399,01 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 110 ada 4 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 110 ada 4 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 29,26 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile davacılara ait 110 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yukarıda sözü edilen yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.