9. Hukuk Dairesi 2025/9420 E. , 2025/10359 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1060 E., 2025/2929 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 59. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/174 E., 2025/13 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor d…
9. Hukuk Dairesi 2025/9420 E. , 2025/10359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1060 E., 2025/2929 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 59. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/174 E., 2025/13 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Azerbaycan'daki şantiyelerinde 27.05.20 21... .06.2022 tarihleri arasında kepçe operatörü olarak çalıştığını, son net ücretinin 1.600,00 USD olduğunu, 3 öğün yemek ve barınmanın işveren tarafından sağlandığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız nedenle ve bildirim yapılmaksızın feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağının kendisine ödenmediğini, çalışma saatlerinin haftanın 7 günü 07.00-19.00 arasında olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmasının devam ettiğini, çalıştığı süre zarfında 12 aylık ücret alacaklarının eksik ödendiğini ve bakiye ücret alacağının bulunduğunu, yıllık izin kullandırılmadığını ve bakiye kalan izin alacağının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve eksik ödenen ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının davalı Şirket nezdindeki hizmet süresinin bir yıldan az süreli olduğundan davacının kıdem tazminatına ve yıllık izin alacağına hak kazanamadığını, davacının iş sözleşmesi haklı bir nedene dayanmaksızın istifa suretiyle sona erdiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, davacının fazla çalışmaya kalması, hafta tatillerinde, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışması hâlinde bu çalışmalarının maaş bordrolarına tahakkuk ettirilerek banka kanalı ile ödendiğini, ücret alacağının tamamının ödendiğini davacının Şirketi ibra ettiğini, ücretlerinin ve bakiye ücret alacağının bulunmadığını, davacının ücrete ve çalışma koşullarına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddiası, Pol-Net kayıtları ve özlük dosyasındaki belgelere göre davacının davalı işyerinde 28.05.2021-11.06.2022 tarihleri arasında 1 yıl 13 gün çalıştığı, iş sözleşmesini kişisel sebeplerle istifa ederek sonlandırdığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığı, yıllık izinlerini kullandığı, davacının yaptığı iş (kepçe operatörü), emsal ücret araştırması ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının sunulan ücret bordrolarındaki ücret ile çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olması ve hafta tatili tahakkuklarının genelde aynı olması sebebiyle bordro hilesi olduğu kabul edilerek davacının en son 1.600,00 USD net ücret ile çalıştığı, banka kayıtlarına göre eksik ödenen ücret alacağının bulunduğu, tanık beyanlarına göre davacının günlük 07.00-19.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi kullanarak haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı ayda 2 hafta tatilinde ve dinî bayramların ilk günü hariç ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, bordro hilesi kabul edildiğinden bordrolardaki mahsup dikkate alınmaksızın ve ispatın tanık beyanına dayalı olması nedeniyle %30 indirimle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Hizmet süresinin 1 yılı doldurmadığını, 2.Kayıtlardaki ücretle çalıştığını, ücret miktarına ilişkin sunulan delillerin birbirini desteklediğini, emsal kararlarda da sözleşmedeki ücretle çalıştığının kabul edildiğini, 3.Tanık beyanlarıyla fiilî çalışmaya bağlı alacakların hüküm altına alınmasının ve mahsup yapılmamasının hatalı olduğunu, 4.Ödemelerin mahsup edilmediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uygulanacak hukuka, davacının çalışma süresi, ücreti, talep edilen alacakların ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve ileri sürülen temyiz nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bordro hilesinin söz konusu olduğu hâllerde, bordrodaki tahakkukların (fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel ücreti gibi) aslında gerçekte bu çalışmaların karşılığı olan ücretler olmadığı, işçinin temel ücretinin bir parçası olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda işverenin kayıtlarında hileli bir işlemin varlığı kabul edildiğinden, ücret bordrosunun imzalı veya imzasız olması sonucu etkilemez. Somut uyuşmazlıkta; bordro hilesi yapıldığı sonucuna varılarak yapılan tüm tahakkuklarla birlikte davacının ücretinin 1.600,00 USD'ye tekabül ettiği belirlenmiş ve davacının ücreti 1.600,00 USD kabul edilerek diğer alacaklar hesaplanmıştır. Buna göre bordro hilesi mevcut olduğu için fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuklarının hesaplanan alacaklardan mahsup edilmemesi yerinde ise de; eksik ödenen ücret alacağının hesabında aynı kabul ile sonuca gidilmesi yerinde değildir. Davacıya fazla çalışma, hafta tatili ve benzeri adlar altında yapılan ödemeler de ücretin bir parçası olduğundan, bunlarla birlikte davacıya toplan 1.600 USD ödemenmiş olması hâlinde o aya ait ücretin ödendiği kabul edilmelidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ödenen ücret alacağının hesabında, raporun 4. sayfasında ücret olarak kabul edilen tüm ödemelerin hesaplanan ücret alacağından mahsubu gerekirken sadece ücret ödemesi sütunundaki ödemelerin mahsubu hatalı olmuştur. Davacının aylık ücretinin 1.600,00 USD olarak kabulü ile bordro hilesi nedeniyle ücret sayılan tüm ödemelerin mahsubuyla hizmet süresi de dikkate alınarak varsa eksik ücret alacağı hesaplanmalıdır. Yazılı gerekçe ile hatalı hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Dosya kapsamından bazı aylarda davacıya yapılan ödemelerin 1600 USD'yi aştığı görülmektedir. Her ne kadar fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin hesabında, bordro hilesi nedeniyle bordroda bu adlar altındaki tahakkukların dikkate alınmamış olması isabetli ise de 1.600 USD'yi aşan ödemelerin söz konusu alacaklardan mahsubu gerekir. Mahkemece 1.600 USD'yi aşan ödemelerin hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarından mahsubu gerektiğinin dikkate alınmaması da bozmayı gerektirmiştir. . VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.