Davacı vekili dava dilekçesinde; mekanik tamirci olan müvekkilinin yurt dışı hizmet sözleşmesi ile 02.06.2012-19.08.2018 tarihleri arasında davalı Şirkette en son aylık net 2.000,00 USD ücret ile çalışırken iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, davalı Şirket şantiyelerinde ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil haftanın 7 günü 06.00-19.00 saatlerinde çalıştığını, iş yoğunluğu sebebiyle bir ay içerisinde ortalama toplam 15 gün çalışmasını…
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, davacının ücretinin mktarı, alacakların USD üzerinden hüküm altına alınıp alınamayacağı, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı, alacakların hesaplanması ile karşılığının ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aylık 2.000,00 USD ücret aldığını iddia etmiş olup dava ve ıslah dilekçesinde dava konusu alacakları USD üzerinden talep etmiştir. Dosyada yer alan taraflar arasındaki iş sözleşmesinde ücretin Suudi Arabistan para birimi olan SAR cinsinden kararlaştırıldığı, davalı tarafça ücrete ilişkin ödemelerin SAR üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosya içerisinde davacı ve eşine ait F1 Bankası ve F2 Bankası hesaplarının USD dövizi cinsinden açıldığı anlaşılmakta ise de söz konusu banka hesaplarına USD olarak para aktarımının davacı tarafından yapıldığı, SAR olarak davalı tarafça F3 Bank hesabına yatırılan ücretlerin USD'ye çevrilmek suretiyle Türkiye'deki banka hesaplarına aktarıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı tanığı K1. da yeminli beyanında:" ...Ücretlerimiz bankaya yatardı, oranın para birimi ile bankaya yatırılıyordu, biz daha sonrasında bunu başlarda F1 Bankası aracılığıyla Türkiye'ye gönderiyorduk, buradan dolar şeklinde çekiliyordu, sonrasında F1 Bankası ile işverenin anlaşması bitmiş, başka bir bankayla çalışılmaya başlandı, ancak şu anda o bankayı hatırlamıyorum. ..." demek suretiyle davalı tarafça ödemelerin SAR para birimi üzerinden yapıldığı hususunu doğrulamaktadır. Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 90. maddesindeki düzenleme şu şekildedir: "İşçinin ücretleri ile hak ettiği tüm tutarlar aşağıdaki hükümlere uygun olarak ülkenin resmi para birimi ile ödenir: a) Gündelik İşçiler: Ücretleri en az haftada bir kez ödenir. b) Aylık Ücret Alan İşçiler: Ücretleri ayda bir kez ödenir. c) Eğer iş iki haftadan fazla bir süreyi gerektiriyor ve parça başı yapılıyorsa, işçiye her hafta için tamamladığı işe uygun olarak bir ödeme yapılır ve takip eden hafta içinde teslim ettiği işle birlikte ücretinin tamamı ödenir. d) Belirtilenlerin dışında, işçilere ücretleri en az haftada bir kez ödenir. 2- İşletmeler ücretleri, hak edildiği süre içinde yukarıda belirtilen vadeleri aşmamak şartı ile işçilerin Krallıkta yetkilendirilmiş bankalardaki hesaplarına transfer etmek suretiyle ödeyecektir. Bakan bazı işletmeleri bu uygulamadan muaf tutabilir." Hâl böyle iken, talep konusu alacakların resmî para birimi olan SAR üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken davacı talebi doğrultusunda USD üzerinden hüküm altına alınması hatalı olmuştur. 3. Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 234/a maddesindeki düzenleme şu şekildedir: "Savcı mahkemenin kabul edebileceği bir mazeret beyan etmediği veya hakka ilişkin olarak savcı kararı çıkmadığı sürece, iş ilişkisinin sona erdiği tarihten itibaren 12 ay geçtikten sonra bu Kanun’da öngörülen veya iş sözleşmesinden doğan haklardan birinin talebine ilişkin dava iş mahkemelerince kabul edilmez." Söz konusu düzenlemeye göre işçilik alacakları iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 12 aylık zamanaşımı süresine tâbidir. İş sözleşmesinin fesih tarihi 18.08.2018 olup iş bu davanın 28.02.2019 tarihinde açıldığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunduğu ihtilaf dışıdır. Öncelikle belirtmek gerekir ki kıdem ve ihbar tazminatları yönünden kısmi dava açılmıştır. Davacı vekili, 12.11.2019 tarihli dilekçesi ile söz konusu taleplerini ıslah etmiş; ıslah dilekçesi 18.11.2019 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş; davalı vekili ise 27.11.2019 havale tarihli dilekçesi ile yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Buna göre dava dilekçesinde talep edilen miktarlar da gözetildiğinde, kıdem ve ihbar tazminatları yönünden davalı tarafın ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Diğer yandan, iş sözleşmesinin son bulmasına bağlı olmayan alacakların hesap konusu dönemi bakımından (ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ve hafta tatili ücretleri) da hatalı değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tüm çalışma dönemi (02.06.2012-14.01.2013, 29.09.2013-09.05.2014, 02.10.2014-18.08.2018) boyunca hak kazandığı fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır. Söz konusu alacakların belirsiz alacak davası ile talep edildiği ve davalı tarafça cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu dikkate alındığında; ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ile hafta tatili ücretlerinin her bir aya ait alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 12 aylık (arabuluculukta duran süreler de dikkate alınarak) sürenin geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı göz önünde bulundurularak hesaplanıp, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kaldırma kararı ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 4. Dosya kapsamında "Settlement Voucher" isimli aslı ve davacı tarafça imzalı hâli İngilizce olup Türkçe çevirisinin de sunulduğu belgede, ihbar tazminatı, ayrılış ödemesi, hizmet sonu tazminatı adı altında bir kısım tahakkukların yer aldığı ve belgenin 27.703,00 SAR tahakkuk içerdiği görülmektedir. Ayrıca dosya içerisindeki İngilizce içerikli imzasız ücret bordrolarında da "Leave pay" adı altında bir kısım tahakkukların yer aldığı görülmektedir. Örneğin, 2014 Mayıs ayına ilişkin İngilizce ve imzasız ücret bordrosunda 3.146,00 SAR "Leave pay" tahakkuku; 2017 Temmuz ayına ilişkin İngilizce ve imzasız ücret bordrosunda 4.662,00 SAR "Leave pay" tahakkuku yer almaktadır. Söz konusu tarihler davacının Türkiye'ye dönüş yaptığı tarihlere denk gelmekte olup davalı tarafça davacıya Arabistan'dan yurda dönüş yaptığı her dönemde "ayrılış ödemesi" adı altında ödemeler yapılmış olup işbu ödemelerin hesaplanan alacak tutarlarından mahsubu gerektiği ileri sürülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede söz konusu belgelerin yabancı dilde olması ve tahakkukların ödendiğini ispatlar ödeme belgesi bulunmadığından dikkate alınmadığı ifade edilmiştir. Ancak dosya kapsamında yer alan F3 Bank'a ait "Payroll Cards Settlement Report" adı altındaki hesap hareketlerinin Mahkemece hiç değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tarafın İngilizce bildiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmamakta ise de ilgili hesap hareketlerinden söz konusu ödemelerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Örneğin 27.703,00 SAR tutarındaki ödemenin davalı tarafça 12.08.2018 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Diğer yandan, dosya kapsamında yer alan 08.05.2014 tarihli Türkçe içerikli ibranameye de somut uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukuku uygulandığı için değer verilmediği anlaşılmakta ise de, ilgili ibranamede bahsi geçen 7.743,00 SAR ödemenin 05.05.2014 tarihinde davalı tarafça ödendiğinin banka kayıtları ile sabit olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu ödeme kayıtları, davalı savunmaları ve bordro içerikleri de dikkate alınmak suretiyle kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin olduğu ve davalı tarafça ödendiği sabit olan alacakların ilgili tazminatlardan mahsubu gerekirken belirtilen gerekçeyle söz konusu ödemelerin dikkate alınmamış olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 5. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil haftanın 7 günü 06.00-19.00 saatlerinde çalıştığını, iş yoğunluğu sebebiyle bir ay içerisinde ortalama toplam 15 gün çalışmasının 06.00-01.00 saatlerine kadar devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftanın 7 günü 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığı, 2 saat ara dinlenmesi tenzili ile davacının günlük 11 saatlik çalışmasından günlük yasal çalışma süresi olan 8 saatlik çalışmanın düşümü ile günlük 3 saat, haftalık 21 saat fazla çalışma yaptığı; Ramazan ayına denk gelen dönemler bakımından ise günlük yasal çalışma süresi 6 saat olduğundan günlük 5 saat fazla çalışma, haftalık 35 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmıştır. Ancak dava dilekçesi içeriğinde yer alan ve çalışma süresinin sona erdiği saate ilişkin açıklamalar dikkate alındığında, fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanırken davacının ayın yarsında 07.00-19.00, diğer yarısında 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü gerekirken davacı vekilinin ileri sürmediği şekilde ayın ilk yarısında çalışmanın 20.00'de bittiğinin kabulü ile fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması hatalı olmuştur. 6. Diğer yandan, davalı tarafça 29.09.2013 tarihli iş sözleşmesine göre haftalık toplam 60 saat çalışmanın, "Overtime Fixed" adı altında ödenen 12 saatlik fazla çalışmanın aylık 7.500,00 SAR olarak kararlaştırılan aylık ücret içerisinde bulunduğu ileri sürülmüştür. Ancak söz konusu davacı imzasını içerir sözleşmenin orijinalinin İngilizce ve Arapça olduğu ve davacı işçinin her iki dilden birini yahut ikisini bildiği yönünde dosya kapsamında delil bulunmadığından bu yöndeki savunmaya itibar edilmemesi yerinde olmuştur. Ne var ki dosya kapsamındaki İngilizce ücret bordroları incelendiğinde, aylık temel ücret olarak kabul edilen 7.500,00 SAR'ı aşacak şekilde "Overtime Open" adı altında tahakkukların yer aldığı, davalı tarafça haftalık 60 saati aşan çalışmaların da bu tahakkuklar altında ödendiğinin savunulduğu görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan....'a ait "Payroll Cards Settlement Report" adı altındaki hesap hareketleri incelendiğinde de aylık 7.500,00 SAR'ı aşacak şekilde değişen miktarlarda ödemelerin bulunduğu görülmektedir. Buna göre dava zamanaşımı dikkate alınarak yeniden yapılacak hesaplama dönemi bakımından, dosya kapsamındaki bordrolar ve banka kayıtları karşılaştırılmak suretiyle haftalık 60 saati aşan fazla çalışmaların ödenip ödenmediği hususunun yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.