1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.10.2009-11.08.2016 tarihleri arasında davalının Cezayir'de bulunan işyerinde alüminyum montaj ustası olarak 1.680,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız nedenle işverence feshedildiğini, her gün fazla çalışma yaptığını ve hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmalar yaptığını ancak ücret ödemelerinin yapılmadığını ayrıca 2016 yılı 5, 6, 7 ve 8. aylara ilişkin ücret ödemelerinin de yapılmadığı
DAVA KONUSU: 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.10.2009-11.08.2016 tarihleri arasında davalının Cezayir'de bulunan işyerinde alüminyum montaj ustası olarak 1.680,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız nedenle işverence feshedildiğini, her gün fazla çalışma yaptığını ve hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmalar yaptığını ancak ücret ödemelerinin yapılmadığını ayrıca 2016 yılı 5, 6, 7 ve 8. aylara ilişkin ücret ödemelerinin de yapılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işverenin Cezayir'de bulunan işyerinde 23.03.2015-12.08.2016 tarihleri arasında çalıştığını, alt işveren şirket olan ... ... Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti'ne (... Şirketi) karşı açılan derdest davaları bulunduğunu, ... Merkezi Şirketinin de asıl işveren olarak alacaklardan sorumlu olduğunu bu nedenle davaların birleştirilmesi gerektiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, dava konusu alacakların ispat ve hesaplanması ile bu alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığına, fesih, aylık ücret miktarı ve hükmedilen faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davanın davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.