T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1552 Esas KARAR NO : 2025/1527 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/06/2023 NUMARASI : 2022/611 Esas, 2023/566 Karar DAVA: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ: 20/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekç…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1552 Esas KARAR NO : 2025/1527 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/06/2023 NUMARASI : 2022/611 Esas, 2023/566 Karar DAVA: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ: 20/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2005 tarihli genel kurulda alınmış olup mahkeme kararı ile kesinleşen ek 90.000,00 TL ödeme yükümlüğü bulunan 28 iş yeri sahibinden bu bedelin alınması için kooperatifin mahkeme kararının gereğini yapmak yerine kooperatif ortaklarının hak ve menfaatlerine aykırı şekilde 05.06.2022 tarihli genel kurul toplantısında hukuka aykırı olarak 8. nolu kararın alındığını, ortada Mahkeme kararı olan bir durumda Kooperatif alacaklarından vazgeçmenin ve sadece avukat parası verilerek işin içinden sıyrılma çabasının hukuka aykırı olduğunu, ... ... Çevresi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi'nin 05.06.2022 tarihli Olağan Genel Kurulu'nda, yeniden seçilen Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı ve üyeleri tarafından ortakların yanıltılması suretiyle kooperatif ve üyeleri aleyhine olarak kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı karar alındığını belirterek 05.06.2022 tarihli genel kurulda alınan 8 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurulda alınan 8 nolu kararın, kanuna, ana sözleşmeye, afaki iyi niyet ilkelerine, ortaklar arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olmadığını, tam aksine Kooperatif ortaklarının 2005 yılındaki hatasından vazgeçmesi niteliğinde olduğunu ve alınan kararın ortaklar arasındaki eşitliği tahkim ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafından ileri sürülen hukuka aykırılık nedenleri incelendiğinde; çağrıya, toplantı nisabına ya da karar nisabına ilişkin olarak herhangi bir hukuka aykırılığın ileri sürülmediği, dosya içeriğinde yapılan incelemede söz konusu hususlarda herhangi bir hukuka aykırılığın tespit edilmediği, bu bakımdan dava konusu 8 nolu genel kurul kararının yok hükmünde olmadığı, butlana ilişkin olarak ise kooperatif genel kurul kararlarının butlanına ilişkin olarak Koop K'da herhangi bir düzenleme bulunmasa da Koop K m. 98 hükmünde yapılan atıf gereği TTK m. 447 hükmünün niteliğine uygun düştüğü ölçüde kooperatifler hakkında da uygulanmasının mümkün olduğu, TTK m. 447/c hükmüne göre sermayenin korunması ilkesine aykırı olan genel kurul kararlarının batıl olacağı, KoopK m. 28 hükmü “Anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif, alacaklılarına karşı yalnız mamelekiyle sorumludur.” şeklinde olduğu, bu hükme göre, kooperatif alacaklılarının kural olarak sadece kooperatifin malvarlığına başvurma hakkını haiz olduğu, kooperatiflerde sermayenin korunması, başta kooperatif alacaklıları olmak üzere, kooperatif ortakları ve bizatihi kooperatifin malvarlığının korunması bakımından önem arz ettiği, bu nedenle anonim şirketlerde olduğu gibi, kooperatiflerde de sermayenin korunması ilkesini ihlal edecek nitelikteki kararların batıl olacağı, dava konusu genel kurul kararı ile davalı Kooperatif'in, herhangi bir karşılık elde etmeksizin bazı ortaklardan tahsil edilmesi öngörülen 90.000 TL alacak ve fer'ilerinden vazgeçmiş olmasının sermayenin korunması ilkesini ihlal ettiğinden alınan kararın batıl olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 05/06/2002 tarihli genel kurulunda gündemin 8. maddesi ile alınan kararın batıl (butlan) olduğunun tespitine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı ve müdahiller tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davaya konu kararın oy birliği ile alındığını, davacının genel kurul kararı sona erdikten sonra muhalefet şerhi koyduğunu, davacı oylamada ret oyu vermediğinden ve muhalefet şerhi koymadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, TTK daki anonim şirketlere ilişkin hükümlerin yapı kooperatiflerine uygulanamayacağını, mahkemenin genel kurulun takdirinde olan bir konuya müdahale etmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olayda iptal şartlarının hiç birisinin oluşmadığını, dava konusu kararın 2005 tarihli genel kurulda ortaklar arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olarak küçük bir ortak grubu aleyhinde alınan hatalı bir kararı kaldırmaya (eşitsizliği gidermeye) yönelik olduğunu, bizatihi mahkemenin iptal kararının ortaklar arasındaki eşitlik, hakkaniyet ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğunu, iş yerlerine ilave imalat yapılmadığını, kooperatifin kaçak inşaa ettiği iş yerleri için yeni ruhsat alındığını, iş yerlerine ilave imalat yapılsa bile bunun diğer ortaklara bir zararının bulunmadığını, dolayısıyla diğer ortaklar aleyhine sebepsiz zenginleşme durumunun da bulunmadığını, oy birliği ile alınan dava konusu kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Müdahil ... vekili istinaf nedenleri olarak; genel kurullarda kararlaştırılan aidat, inşaat payı, kaydiye, gecikme farkı, şerefiye payı vb. ödemelerin sermaye olarak değerlendirilemeyeceğini, dolayısıyla 90.000 TL ödeme kararının sermaye ödemesi olmadığını ve bu bedelin bir karşılığı olmadığından mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, davaya konu kararın oy birliği ile alındığını, davacının genel kurul kararı sona erdikten sonra açıkça 8. maddeye muhalif kaldığını belirtmeden muhalefet şerhi koyduğunu, davacı oylamada ret oyu da vermediğinden davanın dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dava konusu ortakların tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Bakırköy 3 ATM 2012/418 E. sayılı dosyaya konu Yargıtay ilamında, Genel Kurulun kooperatifin en yüksek karar organı olduğu ve hakkaniyet ve eşitliği sağlamak için önceki kararlarında değişiklik yapabileceğinin belirtildiğini, Kooperatif Genel Kurulunun da Bakırköy 3 ATM nin kesinleşen kararında açık bir şekilde belirtilen eşitliği zedeleyici bir karardan geri döndüğünü, kooperatifin 05.06.2022 tarihinde verdiği kararla sermayeden feragat etmediğini, Yargıtayın sözü edilen kararında açıkça belirtildiği üzere haksız ve eşitliğe aykırı kararından geri döndüğünü, bunun Türk Ticaret Kanunu m.447/c de tarif edilen sermayenin korunmasına aykırı bir karar olmadığını, atölye grubu dükkanları 3 kat büyütülürken azınlıkta kalan 28 dükkan sahibinden istenen dayanaksız 90.000 TL kararının da uygulanmaması gerektiğini, Kooperatifin, gündemin 8. maddesinde alınan karara konu olan 28 dükkanın kat mülkiyeti tapusunu zaten halihazırda hak sahiplerine verdiğini, tüm iskan, tapu ve masraflarının 28 dükkan sahibinden alındığını, 29.04.2021 tarihli Kooperatif Yönetim Kurulu tarafından imzalanan yazıda, tapu aşamasına gelinceye kadar mevcut yapının zemin etüdü, plan, proje, ruhsat, iskan, yapı denetimi, SGK ödemeleri, resmi harç ve vergiler ve bütün tapu masrafları ile ilgili kooperatifin herhangi biz zararı bulunmadığının belirtildiğini, tapuların verildiğini ve tüm masrafların da 28 dükkan sahibi ortaklardan tahsil edildiğini, iptali istenen kararın sermayeye zarar veren veya eşitlik ilkesine aykırı bir karar değil, eşitsizliği ortadan kaldıran bir karar olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Müdahil ... istinaf nedenleri olarak; 28 dükkan sahibinden istenen dayanaksız 90.000 TL kararının KK. 23. Maddeye aykırı olduğunu, bu bedelin sermaye olmadığını, üyelerinin tamamına yakının farklı ölçülerde ilaveler yaptığını, tapu alan 28 üye yönünden kazanılmış hak yönünden inceleme yapılmadığını, borç alacak durumunun 1997 bütçe kapanışıyla sona erdiğini, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, davacının dava konusu 28 iş yeri ile ilgili bir menfaat ilişkisinin bulunmadığını, zaten oylamada da tarafsız kaldığını, davacının sahibi olduğu iş yerinin ada parselinin, konumunun ve görevinin farklı olduğunu, tapu olan bir yerde menfaat kaybının söz konusu olamayacağını, davacının 28 iş yeri sahibi ile tek ilişkisinin kooperatifin taşınmazlarındaki ortak yerler olduğunu, davacının kötüniyetle ve kişisel husumetle bu davayı açtığını, fotoğraflarla belgelenip mahkemeye sunulan menfaat ilişkisi yönünden inceleme yapılmadığını, Yargıtay incelemesinden geçen Bakırköy 3 ATM 2012/418 E. sayılı dosyasındaki bilirkişi raporları ile belgelerin incelenmediğini, iptali istenen kararın sermayeye zarar veren veya eşitlik ilkesine aykırı bir karar değil, eşitsizliği ortadan kaldıran bir karar olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, 2022 yılı Olağan Genel Kurulunun 8. maddesinin iptaline ilişkindir. Mahkemece, dava konusu genel kurul kararı ile davalı Kooperatif'in, herhangi bir karşılık elde etmeksizin bazı ortaklardan tahsil edilmesi öngörülen 90.000 TL alacak ve fer'ilerinden vazgeçmiş olmasının sermayenin korunması ilkesini ihlal ettiğinden alınan kararın batıl olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 05/06/2002 tarihli genel kurulunda gündemin 8. maddesi ile alınan kararın batıl (butlan) olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karar, davalı kooperatif ve müdahiller tarafından istinaf edilmiştir.1-6100 sayılı HMK'nun 65.maddeside asli müdahil tarif edilmiştir. Buna göre; "yargılamanın konusu üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir" şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre; asli müdahilin davasını hem davacıya hem de davalıya yöneltmesi gerekir. Fer-i müdahil ise; 66.madde de düzenlenmiş olup, üçüncü kişinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar davada yer alabileceği düzenlenmiştir. HMK 69.maddeye göre de; fer-i müdahilin de yer aldığı asıl davada, hükmün taraflar hakkında verileceği düzenlenmiştir. Buna göre; davaya müdahale talebinde bulunanlar ... ile ...'un, davalı yanında davaya katıldıkları, davalı ile aynı talepte bulundukları, mahkemece sadece davanın tarafları hakkında hüküm kurulduğu dikkate alındığında; müdahillerin talepleri asli müdahale olmayıp, fer-i müdahale niteliğindedir. Bu nedenle, mahkemece gerekçeli karar başlığında, bu kişilerin davadaki sıfatına asli müdahil olarak yer verilmesi doğru olmadığından bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. Müdahillerin feri müdahil olduğu dikkate alındığında, HMK 66. vd. maddeleri uyarınca, davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurduğundan, fer-i müdahillerin de istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunduğu anlaşılmıştır.2-Davalı kooperatifin 2022 yılı Olağan Genel Kurulunun 8. maddesi ile; "... adet işyeri ile ilgili olarak 05/06/2005 tarihinde genel kurul gündeminin 5.maddesinde alınan dükkan başına 90.000 TL (Doksan Bin Türk Lirası) ödeme yapılması kararıyla ilgili olarak, bu ortakların, kooperatif aleyhine açmış oldukları davaların tamamından vazgeçmeleri ve bu davalar için kooperatif vekiline vekalet ücreti ödenmesi gerekmesi halinde ve bu ücreti nakden ve defaten ödemeleri kayıt ve şartıyla, kooperatifimizin de 05.06.2005 tarihli genel kurul toplantısı 5.maddesinde alınan karara istinaden bu ortaklardan 90.000 TL ve ferilerinden feragat etmesi ve tarafların birbirleri aleyhine açmış oldukları davalardan herhangi bir bedel, yargılama gideri avukatlık ücreti talep etmemeleri üzere sulh işlemleri için kooperatif yönetim kuruluna yetki verilmesine" karar verildiği anlaşılmıştır.Bakırköy 2. ATM'nin 2019/541 Esas 2021/379 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; 05.06.2005 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesini iptali için dava açıldığı, davada bu madde yönünden açılan davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesini 05/04/2022 tarihli 2021/5046 Esas, 2022/1907 Karar sayılı ilamıyla onandığı ve daha sonra Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21/11/2022 tarihli 2022/3701 Esas, 2022/5365 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla 05.06.2005 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 nolu genel kurul kararının ayakta ve geçerli olduğu anlaşılmıştır.Genel Kurul Kararının iptaline dair mahkemece verilen ve kesinleşen bir hükme aykırı olarak alınan yeni genel kurul kararları da mutlak butlanla batıl kararlardır. Anayasanın 13.maddesinin 4.fıkrası hükmüne göre, yasama ve yürütme organları ile idareyi ve yargı organlarını bağlayan kesin hükmün doğal olarak gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri ve bu cümleden olarak kooperatif genel kurulları bakımından da bağlayıcı olduğunun kabulü gerekir. Kesin hüküm doğrudan kamu düzenine ilişkin olduğu için kesin hükme aykırı genel kurul kararının batıl olması doğaldır. Kesin hükme aykırılık nedeniyle butlanın ileri sürülmesi koşulları da diğer butlan nedenlerinin ileri sürülmesi gibidir. Mutlak butlana tabi genel kurul kararı, hukuki yararı bulunan herkes tarafından süresiz olarak ve muhalefet şerhi aranmaksızın herhangi bir merci veya makam önünde itiraz şeklinde ileri sürülebileceği gibi mahkemeler nezdinde bağımsız bir dava konusu yapılabilir. (Mahmut Coşkun, Kooperatifler Hukuku, 3. B, s.822-823.)Bakırköy 2. ATM'nin 2019/541 Esas 2021/379 Karar sayılı kesinleşen dosyasında, 05.06.2005 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptal edilmediği ve ayakta olduğu, kesinleşen bu hükme aykırı olarak davalı kooperatifin 2022 yılı Olağan Genel Kurulunun 8. maddesi ile aldığı kararın mutlak butlanla batıl olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Ancak ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi, Dairemizce değiştirildiğinden ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı ve fer'i müdahillerin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında yukarıdaki gerekçe ile davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı ve fer'i müdahillerin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/611 Esas, 2023/566 Karar ve 08/06/2023 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-a)Davanın KABULÜ İLE davalı kooperatifin 05/06/2002 tarihli genel kurulunda gündemin 8. maddesi ile alınan kararın mutlak butlanla batıl olduğunun TESPİTİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 80,70 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta ücreti 700,00 TL, bilirkişi ücreti 6.000,00 TL olmak üzere toplam 6.700,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,f)Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜTT gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin (istinaf kanun yoluna başvuran davalı aleyhine karar verilemeyeceğinden) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından müdahil ... tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından müdahil ... tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,7-Davalı tarafından yatırılan 1.007,85 TL istinaf harçları ile 102,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 1.110,35 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Müdahil ... tarafından yapılan 269,85 TL istinaf karar harcı ve 738,00 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 1.007,85 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak bu müdahile VERİLMESİNE,9-Müdahil ... tarafından yapılan 269,85 TL istinaf karar harcı ve 738,00 TL istinaf başvurma harcı ile 159,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 1.166,85 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak bu müdahile VERİLMESİNE,10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,11-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/11/2025