9. Hukuk Dairesi 2025/9267 E. , 2026/136 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1391 E., 2025/1644 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve katılma yoluyla davacı vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin ol…
9. Hukuk Dairesi 2025/9267 E. , 2026/136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1391 E., 2025/1644 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve katılma yoluyla davacı vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup bu istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Üniversitesi Rektörlüğünde (...) güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken iş sözleşmesine son verildiğini, açtıkları işe iade davası ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiğini, davacının işe başlamak için davalı ...'ye başvurduğunu ancak işe başlatılmayacağı söylenerek işe başlatmamayla ilgili yasal haklarının ödendiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sürekli işçi kadrosuna geçtiği 01.04.2018 tarihine kadar İdare bünyesinde değil, İdareden ihale alan dava dışı firmaların bünyesinde çalıştığını, bu dönemde İdarenin sadece ihale makamı olduğunu ve işveren olmadığını, bu tarihten önceki döneme ait taleplerinden idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kadroya geçerken önceki dönem yönünden sulh ve ibra protokolü imzaladığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kesinleşen işe iade kararının olduğu, davacının süresinde işe iade başvurusu yapmasına rağmen davalının başlatmadığı, bu doğrultuda davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verildiği, davalının asıl işveren olarak bu alacaklardan sorumlu olduğu, her ne kadar davalı taraf davacının 01.04.2018 tarihinde kadroya geçmesinden önce önceki alt işverenler bünyesinde çalışması nedeni ile doğan alacaklarından vazgeçtiğine dair sulh ve feragat sözleşmesi imzalandığını bu nedenle önceki döneme ilişkin hizmet süresinin kıdeme esas hizmet süresi içerisinde tespit edilemeyeceğini iddia etmişse de söz konusu sulh sözleşmesi davalının iddia ettiği üzere taraflar arasındaki sözleşme devam ederken imzalandığından söz konusu sulh ve feragat sözleşmesi kadroya geçiş tarihi (01.04.2018) itibarıyla doğmuş olan alacaklara ilişkin olduğu, doğmamış haklardan feragat edilemeyeceğinden bu tarih öncesi sürenin de kıdeme esas hizmet süresi içinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, b. Davacının sürekli işçi kadrosuna geçişinden önceki taleplerinden müvekkili İdarenin sorumlu tutulamayacağını, Mahkemece taraflar arasında imzalanan sulh sözleşmesine hukuki değer atfedilmediğini ileri sürmüştür. 2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatından davalının sorumlu olup olmadığı ile kadroya geçiş aşamasında imzalanan sulh protokolünün dava konusu alacaklara etkisine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Temyizi Yönünden Davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, B. Davalı ... Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Üniversitesi Rektörlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.