9. Hukuk Dairesi 2012/21235 E. , 2014/24453 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA 5. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2011 NUMARASI : 2009/159-2011/1111 DAVA :Davacı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, mahrum kalınan ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin mik…
**9. Hukuk Dairesi 2012/21235 E. , 2014/24453 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA 5. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2011 NUMARASI : 2009/159-2011/1111 DAVA :Davacı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, mahrum kalınan ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve mahrum kalınan ücret (bakiye süre ücret) alacaklarını talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının iş akdini haksız olarak feshettiğini, iş akdinin belirli süreli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: Mahkemece, iş akdinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği ve iş akdinin belirli süreli olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki iş akdinin belirli süreli olup olmadığı ve bu bağlamda davacının bakiye süre ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif nedenlerin varlığı gerekir. Borçlar Kanununun 338 inci maddesinde, “Hizmet akdi, muayyen bir müddet için yapılmış yahut böyle bir müddet işin maksut olan gayesinden anlaşılmakta bulunmuş ise, hilafı mukavele edilmiş olmadıkça feshi ihbara hacet olmaksızın bu müddetin müruriyle, akit nihayet bulur” kuralı mevcuttur. Anılan hükme göre tarafların belirli süreli iş sözleşmesi yapma konusunda iradelerinin birleşmesi yeterli görüldüğü halde, 1475 sayılı Yasa uygulamasında, Yargıtay kararları doğrultusunda belirli süreli iş sözleşmelerine sınırlama getirilmiş ve sürekli yenilenen sözleşmeler bakımından ikiden fazla yenilenme halinde, sözleşmenin belirsiz süreli hale dönüşeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 9. HD. 7.12.2005 gün 2005/12625 E, 2005/38754 K). 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 430 uncu maddesinde, esaslı nedenlerin varlığı yenilemeler için öngörülmüş ve on yıldan uzun süreli belirli süreli iş sözleşmesi yapılamayacağı kabul edilmiştir.