TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/408 KARAR NO : 2025/1310 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/11/2021 NUMARASI : 2019/446 (E) - 2021/793 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıları…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/408 KARAR NO : 2025/1310 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/11/2021 NUMARASI : 2019/446 (E) - 2021/793 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların zorunlu mali sorumluluk (ZMS) sigortacısı ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 28/04/2019 günü davacıya ait yabancı plakalı (...) araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Almanya'da ikamet eden davacının ziyaret için Türkiye'de bulunduğunu, kaza sonrası alınan ekspertiz raporuna göre müvekilinin uğradığı zararın 14.489 Euro olduğunu, yargılama giderlerinden olan ekspertiz giderinin ise 2.008,96 Euro olduğunu belirterek müvekkilinin maddi zararının 14.489 Euro olduğunun tespitine ve davalılardan müştereken ve müteselsilen aynen tahsiline, aynen tahsilinin mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak tazminine, davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihi olan 02/08/2019 tarihinden itibaren, davalı sürücü açısından kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Davacının davasının kabulü ile 14.489,00 Euro alacağın davalı ... yönünden 28/04/2019 tarihinden, davalı ... sigorta AŞ yönünden poliçe limiti olan 36.000 TL ile sınırlı olmak üzere 02/08/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının Euro cinsine uyguladığı en yüksek 1 yıllık mevduat faiz oranıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ekspertiz ücretine dair talebin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; olayın sağ şeritten sola geçmeye çalışan davacının aracın hız sınırını iyi ayarlayamamasından kaynaklandığını, bunun müvekkilince asla tahmin edilemeyecek bir trafik hatası olduğunu, müvekkilinin kaza tespit tutanağını okumadan imzaladığını, kaza sonrası ilgili kolluk tarafından çekilen fotoğraflar dosya içine alınmadan bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, kaza sonrası taraflarınca çekilen fotoğraflar incelendiğinde davacının zarar ve ziyanı aşırı abarttığının görüleceğini, gösterilen ve raporda belirtilen zarar ziyanın gerçekleri yansıtmadığını, örneğin davacının aracındaki bagaj kapağı zarar görmemesine rağmen davacı Almanya'da çekilen fotoğrafta bagaj kapağı da zarar görmüş gibi gösterdiğini, 29/01/2020 tarihli bilirkişi kök raporunda davacının talebini aynen kabul ederek zararı 14.489.00 Euro tespit etmesinin büyük haksızlık yarattığını, itiraz üzerine aynı bilirkişiden alınan 31/12/2020 tarihli ek raporda, kök raporun aksine davacının malzeme ve işçilik zararının KDV dahil 59.387,41 TL olduğunun tespit edildiğini ve önceki hatalı ve haksız rapordan rücu ettiğini, ancak mahakeme bu iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermeden aynı bilirkişinin ilk raporundaki zarar miktarı üzerinden hatalı karar verdiğini, çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, yabancı plakalı aracın Türkiye'de karışmış olduğu trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı ve ekspertiz ücreti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince alınan 30/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü davalı ...'un olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı adına tescilli B-AS 9297 plakalı otomobilin sürücüsü davacı ...'ın olayda kusuruz olduğu, B-AS 9297 plakalı otomobilde meydana gelen hasarların, kazanın oluş şekli ile uyumlu olduğu, dava konusu B-AS 9297 plakalı otomobilin ağır hasarlı olması, onarımının ekonomik olmaması nedeniyle tam zayi (pert total olarak) değerlendirilmesinin yerinde olduğu, dava konusu otomobilin kadri maruf, haddi layık onarım bedelinin KDV hariç 19.989,16 Euro olduğu, kaza tarihindeki ikinci el piyasa değerinin 21.300 Euro olduğu, dava konusu otomobilin hasarlı (sovtaj) değerinin 6.811 Euro olduğu, hasarlı halinin sigortaya bırakılması durumunda davacının uğradığı zararın net 21.300 Euro, davacıya bırakılması durumunda davacının uğradığı zararın net 14.489 Euro olduğu tespit edilmiş; 31/12/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacının aracında Türkiye şartlarında tespit edilen malzeme ve işçilik zararının 50.328,29 TL (KDV hariç) ve 59.387,41 TL (KDV dahil) olduğu, piyasa araştırmasına göre kadri marufunda olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 30/01/2020 tarihli bilirkişi raporunun davalıların ZMS sigortacısı ve sürücüsü oldukları araç ile davacıya ait aracın kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, davalı sürücünün ve davacı sürücünün olayın meydana gelmesindeki kusur oranlarının eylemler ile sonuç arasındaki nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, oluşa ve bilimsel ölçütlere uygun olarak saptandığının, davacının aracında meydana gelen hasarın, dosyaya sunulan 18/06/2019 tarihli ekspertiz raporu ve aracın hasarlı fotoğrafları incelenmek suretiyle aracın yaşı, km'si ve hasarın şekli ve niteliği ile rayiç bedeli dikkate alınarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 6.205,69 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.561,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.644,34 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı ...'un istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/09/2025