T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:17/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Hayat Sigortası Kaynaklı) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:17/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Hayat Sigortası Kaynaklı) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davaya konu sigorta poliçeleri ... A.Ş. tarafından düzenlenmiş olsa da kamu sigorta şirketlerinin tek çatı altında davalı ... A.Ş. adına birleşmesi nedeniyle davanın ... A.Ş.'ne karşı açıldığını, davacı bankanın Denizli Şubesi ile dava dışı müteveffa ... arasında 19/10/2016 tarihli ihtiyaç kredisi sözleşmesinin imzalanarak kredi kullandırıldığını, bu sözleşmenin davalı tarafından 19/10/2016 poliçe tanzim tarihli ve ... poliçe numaralı hayat sigortası ile sigortalandığını ve teminat altına alınarak dain-i mürtehin şerhi konulduğunu, bankanın borçlusu ...'ın ölümü üzerine taraflarınca davalı sigorta şirketine başvurulduğunu fakat davalı sigorta şirketinin müteveffanın kalp hastalığının poliçe başlangıç tarihi olan 19.10.2016 tarihinden önce de mevcut olduğunun sigortalı tarafından bilindiği ve fakat gizlendiği belirtilerek beyan yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle sigorta tazminatı taleplerinin reddedildiğini, davaya konu kredi borcunun tahsili için mütevveffa ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... İlçin aleyhine Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe itiraz etmeleri üzerine açılan itirazın iptali istemli davada Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararı ile davacı bankanın kredi borcunu hayat sigorta şirketinden tahsil etmesi gerekir denilerek davanın reddine karar verildiğini, söz konusu kararın istinaf incelemesi neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 08.01.2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile;“tüketici kredisine bağlı olarak hayat sigortasının yapılmış ve sigorta tazminatı üzerinde bankaya daimi mürtehin hakkının tanınmış olması,sigorta teminat süresi içerisinde de kredi borçlusunun ölmesi halinde sigorta şirketinin menfi yanıtına karşı hukuki yollar banka tarafından tüketilmeden mirasçılara başvurulamayacağı, takip veya dava açılamayacağı, aksi durumda vaktinden evvel açılan davanın usulden reddine" karar verildiğini bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davalarının kabulü ile poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere müvekkilinin tüketici kredisinden kaynaklanan alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek kredi sözleşmesindeki faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, sigortalının sigorta öncesinden gelen kalp hastalığını şirketlerine bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, dava konusu olayda sigortalının poliçe başlangıç tarihi öncesinden gelen, poliçe tanzim edilmeden önce kendisinde mevcut olan kalp hastalığını şirketlerine bildirmediğini ve sözleşmenin hiçbir şekilde yapılmamasını gerektirecek nitelikte önemli olan bir konuda bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiğini, şirketlerinin tazminat ödeme borcunun bulunmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte şirketlerinin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, bu nedenlerden dolayı öncelikle zamanaşımı itirazlarının kabulünü, davanın zamanaşımı nedeniyle ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... davalı sigorta şirketi ile muris arasında bir kredi sözleşmesi imzalandığı hususu sabittir. Banka dain ve mürtehin sıfatı ile imzalanan sigorta sözleşmesinde yer almaktadır. Dosya içerisindeki bilgilerden murisin kalp yetmezliği sonucunda ölmediği, ölüm ile hastalık arasında illiyet bulunmadığı kanaati ile davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda ölüm ile hastalık arasında illiyet bulunmadığı kanaati ile davanın reddine karar verildiğini, bankanın borçlusu ...’ın ölümü üzerine davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, fakat davalı sigorta şirketinin müteveffanın kalp hastalığının kendisinde poliçe başlangıç tarihi olan 19.10.2016 önce de mevcut olduğunu, sigortalı tarafından bilindiği ve fakat gizlendiğini belirterek beyan yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle sigorta tazminatı taleplerini reddettiğini, poliçenin dain-i mürtehininin banka olduğunu, rizikonun gerçekleşmesi halinde, bankanın poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi gerektiğini, sigorta şirketinin lehtar konumunda olduğunu, bankaya karşı tüketicinin sağlık sorunları olduğunu, örneğin kalp hastası veya kanser hastalığını gizlediğini ileri süremeyeceğini, murisin eskiden var olan ve gizlediği hastalık sebebi nedeniyle ödememezlik savunmasında bulunamayacağını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hayat sigortası poliçesinde rehin alacaklısı olan bankanın sigortalının ölümü üzerine poliçe teminatının ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1490. maddesine göre sigorta ettiren kişi, kendisinin veya başkasının hayatını, ölüm veya hayatta kalma ihtimallerine karşı sigorta ettirebilir ve TTK'nın 1493/7 bendine göre ise sigortacıdan edimi istem ve tahsil yetkisi, aksi kararlaştırılmadıkça lehtara aittir. Sigortalı ... tarafından tüketici kredisi kullanıldığı ve dava konusu hayat sigortası poliçesinin 19/10/2016-25/09/2020 tarihleri arasında kredinin teminatını sağlamak amacıyla düzenlendiği, işbu dosyanın davacısı olan kredi kuruluşu ... Denizli Şubesinin dain mürtehin/ lehtar olarak belirlendiği, poliçede vefat teminatının 1.yıl için 38.114,00 TL olduğu, sigortalının 04/06/2017 tarihinde vefatı nedeniyle ödenmeyen bakiye borcun hayat sigortası poliçesi kapsamında karşılanması için davacı banka tarafından, davalı sigorta şirketinden talepte bulunulduğu, sigortalının kalp hastalığını gizlediği iddiası ile davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay 13. HD.'nin 24/06/2019 gün ve ... Esas-... Karar sayılı" Sigorta poliçelerinde lehtar olan banka lehtar olduğu sigorta poliçesindeki hakları talep ettiğinde, sigorta şirketinin ona karşı ileri sürebileceği bir defi ve itiraz hakkı bulunmamaktadır.... Rizikonun gerçekleşmesi halinde, bankanın poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını, öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi gerekir. Sigorta şirketi lehtar konumunda olduğundan, bankaya karşı tüketicinin sağlık sorunları olduğunu, örneğin, kalp hastası veya kanser hastalığını gizlediğini ileri süremez. Çünkü, sigorta poliçesini düzenleyen, sigorta şirketinin kendisi veya yetkili acentesidir. Bankanın elinde hayat sigortası poliçesi gibi kolayca alacağını tahsil etme imkanı varken, sigortacının ödeme talebini geri çevirdiği şeklindeki bir gerekçeyle, poliçe limiti kapsamında kalan alacağını mirasçılardan talep etmesi TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık oluşturur. " şeklindeki ilamında da belirtildiği üzere banka lehtar olduğu sigorta poliçesindeki hakları talep ettiğinde, sigorta şirketinin ona karşı ileri sürebileceği bir defi ve itiraz hakkı bulunmamaktadır. (Benzer yönde Yargıtay 3. HD.'nin 2022/3223 Esas, 2022/4460 Karar; Yargıtay 3. HD.'nin 2023/856 Esas 2023/1011 Karar; Yargıtay 3. H.D'nin 2021/7759 Esas 2021/13278 Karar; 3. HD.'nin 2021/2613 Esas 2021/5519 Karar sayılı ilamları bulunmaktadır) Somut olayda; Mahkemece, dava dışı ...'ın daha önceki hastalıkları ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; illiyet bağı değerlendirmesinin sigorta şirketi ile hayat sigorta poliçesinin tarafının mirasçıları arasında görülen davalarda uygulanacağı, davacı bankanın sigorta poliçesinin lehdarı olarak davalı sigorta şirketine karşı açtığı davada uygulanmayacağı, davalı sigorta şirketinin lehtar konumunda olan davacı bankaya karşı, dava dışı sigortalının sağlık sorunları olduğunu, bu hastalıklarını gizlediğini, rizikonun teminat dışı kaldığını ileri süremeyeceğinden, İlk Derece Mahkemesi'nce banka kayıtları celbedilerek, bankacı ve sigorta hukukçusu bilirkişiden dava dışı muris veya mirasçılarının yaptığı ödemelerin tespiti ile bu miktarın ölüm tarihindeki teminat limitinden mahsup edilerek kalan teminat bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan davacı tarafça davanın mirasçılara ihbarı talep edilmiş olmasına rağmen sigortalı mirasçılarının dahili davacı olarak davaya eklenmelerinin usul kurallarına aykırı olduğu, hukuk sistemimizde dahili davacı müessesesinin bulunmadığı gözetilerek mirasçıların ancak ihbar olunan olabilecekken karar başlığında ve dosya kapsamında dahili davacı olarak kaydedilmeleri usul ve yasaya aykırı olmuştur. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılması doğrultusunda kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.06/03/2026 ...