T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/856 KARAR NO : 2025/1759 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.03.2023 NUMARASI : 2022/507 Esas 2023/126 Karar DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 10.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10.12.2025 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.03.2023 tarih 2022/507 Esas 2023/126 Karar sayılı kararın Dai…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/856 KARAR NO : 2025/1759 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.03.2023 NUMARASI : 2022/507 Esas 2023/126 Karar DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 10.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10.12.2025 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.03.2023 tarih 2022/507 Esas 2023/126 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... arasında genel kredi sözleşmesi (GKS) imzalandığını, bu sözleşme kapsamında .... ili ... ilçesi ... Köyü... parseldeki hisseli taşınmaza 300.000 TL bedelle sınırlı ipotek konulduğunu ve bu genel kredi sözleşmesine davacı müvekkilinin kefil sıfatı ile imzası alındığını, kefalet sözleşmenin geçerli olmadığını, eş rızasının usulüne uygun alınmadığını, davalı bankaca kredi borcu için birden fazla takip yapılıp, her bir takip dosyasında fahiş faiz, vekalet ücreti ve komisyon ücreti alındığını belirterek, usulüne uygun olarak yapılmayan takipler nedeniyle Aydın İcra Müdürlüğünün 2019/16881, 2019/18051, 2019/19440 E sayılı dosyalarında davacıdan haksız surette tahsil edilen 165.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili, dava dışı ...'ın müvekkili banka ile Genel Kredi Sözleşmeleri imzalayarak krediler kullandığını, davacı ..... ile dava dışı ..... ve ....işbu kredi sözleşmelerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, ayrıca ...'ın kullandığı kredilere teminat teşkil etmek üzere, .... ili, ....ilçesi .... parsel sayılı taşınmazlarında müvekkili banka lehine 300.000-TL limitli ipotek tesis ettiğini, davacının kefalet sözleşmelerinin hukuka uygun olduğunu, davacının eşinin kefalete muvafakati mevcut olduğunu, ...'ın kendisinin alacaklı olduğu senetleri tahsil edildiğinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya ciro ettiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, senetler dayanak yapılarak, önce Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2019/16881 E sayıl takibi, daha sonra tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2019/18051 E sayılı takibi başlatıldığını, bu dosyalardan hiç bir tahsilat sağlanaması üzerine Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2019/16881 E sayılı ve Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2019/18051 E sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2019/19440 E sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, sonuç olarak ipotekli taşınmaz satılarak paraya çevrildiğini, ipotek limiti 300.000-TL ile sınırlı olduğundan satış bedelinden 300.000-TL İpoteğin paraya çevrilmesi takibine ayrıldığını, bakiye miktar bakımından taşınmaz üzerindeki hacizler nedeniyle sıra cetveli yapıldığını, sıra cetvelinde 1.sırada yer alan Aydın İcra Müdürlüğünün 2019/16881 esas sayılı dosyamıza ..... hissesi için satış bedelinden 60.047,83-Tl daha ödeme geldiğini, sağlanan tahsilatla müvekkili banka tarafından sağlanan indirimle dosyaların indirimli olarak kapatıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı borçlunun davalı bankadan kullanmış olduğu krediye kefil olduğu, kefaletin usulüne uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, tarafların tacir olup olmadığı araştırılmadan ve sadece bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davalı banka ile dava dışı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında .... ili .... ilçesi .... Köyü ... parseldeki hisseli taşınmaza 300.000 TL bedelle sınırlı ipotek konulduğunu, genel kredi sözleşmesinin davacı tarafından kefil sıfatı ile imzalandığını, kefillik şartını taşımayan bu sözleşmeye itirazlarının değerlendirilmediğini, genel kredi sözleşmesinin tacire değil, şahsa verilmiş olması nedeniyle görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, imza edildiği iddia edilen sözleşmenin GKS olup, GKS'nin bir ticari kredi sözleşmesi olmadığını, bu genel kredi sözleşmesine kefil olunması sürecinde müvekkilin eşinin onayı alınmadığından kefaletinin geçerli olmadığını, kefaletin geçerli olması halinde de müvekkilinin kefil olduğu kısmın sınırlı olup, başlatılan bu takibin kefalet limitini aştığını, eş rızasının da usule uygun alınmadığını, davalı banka tarafından Aydın İcra Müdürlüğünün 2019/19440 E sayılı icra dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte % 53,82 faiz oranı ile ilamlı icra başlatılmasına karşın, genel kredi sözleşmelerine dayalı başlatılan takiplerde yıllık faiz oranının % 9 olarak uygulanması gerektiği, davalı bankaca her bir takipte fahiş faizler uygulandığını, 851 parseldeki hisseli taşınmazın satışı sureti ile borcu ödenmesine karşın, Aydın İcra Müdürlüğünün 2019/16881, 2019/18051, 2019/19440 E sayılı dosyalarında her bir dosyadan ayrı ayrı faiz ve yargılama gideri alındığını, protesto edilen bonolardan komisyon ücreti alacağı tahsil edildiğini, bu şekilde fahiş faiz, icra vekalet ücreti ve birden fazla takip ile hukuk dışı ek alacak kalemlerinin tahsil edildiğini, davacıdan, kendisine ait olmayan bir borç için en az 3 icra takibi başlatılarak ve taşınmazı cüzi miktara satılarak tahsilat yapıldığını, 2019/19440 E sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi sureti ile satılan taşınmazda kıymet takdir raporunun müvekkiline değil de, aynı zamanda müvekkilin oturduğu köyün muhtarı olan takip borçlusu ...'a tebliğ edildiği için kıymet takdirine itirazda bulunamadıklarını, davalı bankanın bu tebligatının usulsüz olduğunu, adeta takip borçlusu ...'ı korurcasına hareket ettiğini, bu şekilde yapılan takiplerin usulüne uygun olmadığını, ortada geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, yapılan işlemlerin hakkaniyete ve hukuk düzenine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, davalı banka tarafından usulüne uygun olarak yapılmadığı iddia edilen icra takipleri nedeniyle davacıdan haksız olarak tahsil edilen 165.000 TL'nin istirdadı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, dava dışı ... ile davalı banka arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, davacı ....'ın işbu kredi sözleşmelerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, ayrıca ...'ın kullandığı kredilere teminat teşkil etmek üzere,.... ili, .... ilçesi.... parsel sayılı taşınmazdaki hissesi üzerine davalı banka lehine 300.000 TL limitli ipotek tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, davalı banka tarafından davacı aleyhine Aydın İcra Müdürlüğünün 2019/16881, 2019/18051, 2019/19440 E sayılı dosyalarında icra takiplerine girişilerek borcun tahsil edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından Aydın 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/215 E-2022/159 K sayılı dosyasında açılan davada yapılan yargılama sonucunda, davanın dayanağının genel kredi sözleşmesi olup 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici kredisi olmadığından bankacılık işlemi nedeniyle davanın ticari dava olması nedeniyle TTK'nun 4,5/3,16. maddeleri gereğince Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı vekiline 23/05/2022, davalı tarafa 23/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, yasal süre içerisinde taraflarca istinaf yoluna başvurulmamış olması nedeniyle hükmün 07/06/2022 tarihinde kesinleştiği ve dosyanın Aydın Ticaret Mahkemesine gönderildiği, dolayısıyla eldeki davada dava konusu genel kredi sözleşmesinin ticari mahiyette olup, görevli mahkemenin Aydın Ticaret Mahkemesi olduğu kesinleşmiş mahkeme kararıyla hükme bağlandığından, mahkemece yeniden bu hususta inceleme yapılmasına ve tarafların tacir olup olmadığının araştırılmasına gerek olmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, özellikle gerek kesinleşen Aydın 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/215 E-2022/159 sayılı dosyasında, gerekse mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda davanın dayanağını teşkil eden genel kredi sözleşmelerinin 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici kredisi olmadığı, ticari nitelikte Zirai İşletme ve Tarımsal Yatırım kredisi niteliğinden olması nedeniyle davanın ticari dava olduğunun tespit edilmiş olmasına, imzalanan kefalet sözleşmesinin TBK'nun 583 ve devamı maddelerinde belirtilen şekil şartlarına uygun olduğunun belirlenmiş olmasına, davalı banka tarafından yapılan icra takiplerinde fahiş oranda faiz, yargılama gideri veya komisyon tahsilatı yapıldığının kanıtlanamamış olmasına, bu itibarla mahkemece aldırılan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.