Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tes-İş Sendikası üyesi olarak Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü 8. Bölge Müdürlüğünde 15.03.1996 tarihi itibarıyla amele (8. grup) olarak işe başladığını, 31.12.1997 tarihinde sondaj işçisi olarak (5. grup) kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, davacının geçmiş dönemde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 31.12.1997 tarihinde kadrolu daimi işçi statüsüne geçirilirken ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek davacının daimi kadrolu işçi statüs
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tes-İş Sendikası üyesi olarak Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü 8. Bölge Müdürlüğünde 15.03.1996 tarihi itibarıyla amele (8. grup) olarak işe başladığını, 31.12.1997 tarihinde sondaj işçisi olarak (5. grup) kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, davacının geçmiş dönemde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 31.12.1997 tarihinde kadrolu daimi işçi statüsüne geçirilirken ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek davacının daimi kadrolu işçi statüsüne geçirilirken yapılan intibakların yanlış olduğunun tespiti ile buna bağlı olarak ücret farkı, yıpranma prim farkı ve yasal ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hüküm kurulurken talebin aşılıp aşılmadığına ilişkin bozma ilâmının gereğinin yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.