TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1206 KARAR NO : 2025/1782 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 23/11/2021 NUMARASI : 2021/419 Esas - 2021/1285 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 02/12/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 0…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1206 KARAR NO : 2025/1782 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 23/11/2021 NUMARASI : 2021/419 Esas - 2021/1285 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 02/12/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 09/04/2016 tarihinde, ... plakalı araç sürücüsü davacıların desteğinin tek taraflı kaza neticesinde vefat ettiğini, aracın davalı nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı bulunduğunu, bu olay nedeniyle davacıların destekten yoksun kaldıklarını iddia ederek, HMK’nin 107. maddesi kapsamında fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla, her bir davacı için 250’şer TL’den olmak üzere toplam 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının, haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların 3. kişi konumunda olmadıklarını iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davanın reddine" karar verilmiş olup, istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 25/02/2021 tarih, 2020/659 Esas - 2021/261 Karar sayılı kararımızda; "Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına," karar verilmiştir. Yeniden yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; KTK'nin 85. ve 91. maddeleri gereğince davalı Sigorta Şirketi'nin destekten yoksun kalma tazminatının tamamından sorumlu olduğunu, müvekkillerinin 3. kişi konumunda olması nedeniyle kusur incelemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, KTK‘nin 90. maddesinin kaza tarihinden sonra yürürlüğe girdiğini, 92. maddenin 26/04/2016 tarihinde yapılan değişiklik ile yürürlüğe girdiğini, kazanın ise 09/04/2016 tarihinde gerçekleştiğini, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava ve uyuşmazlık, TBK’nin 53/3. maddesi kapsamında ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, 09/04/2016 tarihinde, davalı Sigorta Şirketi nezdinde 18/08/2015 başlangıç tarihli ZMSS poliçesiyle sigortalı bulunan ... plakalı aracın, davacıların desteği ... ...'ın idaresinde iken tek taraflı kaza yapması neticesinde, ... ...'ın vefat ettiği, davacıların destekten yoksun kaldıkları iddiası ile işbu davada destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları anlaşılmıştır. Somut olayda, kazanın bütünü ile müteveffanın almış olduğu alkolün etkisindeyken kendi kusurlu davranışı sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Yeni Genel Şartlarının A.6. maddesinin (c) bendinde "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" ve (d) bendinde "Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kalan hallerden sayılmıştır. C.11 maddesine göre Yeni Genel Şartlar yürürlük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere ya da meydana gelen kazalara uygulanacaktır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nın A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacı ya da Güvence Hesabının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerekir. İşletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün üçüncü kişi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.Yine Genel Şartlar'ın A.6. maddesinin (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle sürücünün asli kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir.Somut uyuşmazlıkta; 09/04/2016 tarihinde gerçekleşen kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda da sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı ve kapsama giren teminat türleri arasında bulunmamasına göre başvuru sahibinin desteğinin kusuruna denk gelen destek tazminatını talep etme hakkı bulunmamaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının yürürlük tarihinden sonraki kazalarda, bu tarihten sonra düzenlenen poliçeler ile ilgili verdiği kararlar da bu yönde olup mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7 TL istinaf karar ve ilam harcının davacılardan Tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.2/12/2025