T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1762 - 2026/341 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1762 KARAR NO : 2026/341 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/06/2023 NUMARASI :2021/811 Esas - 2023/661 Karar DAVACI :EMİR VARLIK YÖNETİM ANONİM ŞİRKETİ - .. VEKİLİ…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1762 - 2026/341 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1762 KARAR NO : 2026/341 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/06/2023 NUMARASI :2021/811 Esas - 2023/661 Karar DAVACI :EMİR VARLIK YÖNETİM ANONİM ŞİRKETİ - .. VEKİLİ :Av. ... DAVALI :ÇEL-MER ÇELİK ENDÜSTRİSİ ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Alacak (İİK 308/b) DAVA TARİHİ :04/11/2021 KARAR TARİHİ :23/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ :23/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, dava konusu alacağı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.'den temlik aldığını, davacı şirketin alacağının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup borçlunun bankadan kullandığı krediyi geri ödemediğini, bunun üzerine borçlu şirkete hesap kat ihtarının tebliğ edildiğini, 07.03.2013 tarihli hesap kat ihtarına göre borçlunun 815.857,62-Euro, 255.003,69-USD ve 858.503,71-TL borcu bulunduğunu, bu ihtar üzerine de borcun ödenmediğini ve borçlu aleyhine İstanbul 10. İcra Dairesinin 2013/1466 Esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, borçlu adına konkordato başvurusunda bulunulması üzerine mahkemenin 2018/1059 Esas sayılı dosyasında 17.06.2018 tarihinden başlamak üzere geçici mühlet kararı verildiğini, konkordato sürecinde davacı şirketin alacağının tespiti için bilirkişi görevlendirildiyse de raporda şirkete ulaşılamadığı gerçekçesiyle bir tespitte bulunulmadığını, mahkemece çekişmeli alacaklar hakkında bir karar da verilmediğinden çekişmeli alacaklarına ilişkin dava ikame edilmediğini, mahkemece tasdike karar verildiğini ve karara karşı istinaf başvurularının kabul edildiğini, yerel mahkemede 2021/359 Esas sayısına kaydedilen dosyada bu defa 06.09.2021 tarihli ara kararla borçlu tarafından çekişmeli hale getirilen davacı şirketin adi alacak tutarının 413.096,26-TL olarak konkordato projesine dahil edilmesine karar verildiğini, bu tutarın dayanağının da hatalı bir kapak hesabı olarak gösterildiğini, icra dosyadaki kapak hesabına ilişkin icra mahkemesinde bilirkişi raporu alınmış olup bu raporda davacının alacağının 19.02.2020 tarihi itibariyle 12.630.782-TL olarak tespit edildiğini, borçlunun konkordato projesinin tasdikine karar verilmiş olup davacı şirketin alacağının ise projede çok cüzi bir rakam olarak yer aldığını, bu nedenle davacı şirketin gerçek adi alacak tutarının tespiti ve konkordato projesine dahil edilmesi gerektiğini beyanla; müvekkili şirketin genel kredi sözleşmesinden kaynaklı 07.03.2013 tarihli hesap kat ihtarına konu 815.857,62-Euro, 255.003,69-USD ve 858.503,71-TL alacak kalemlerinin faizi ile birlikte tespiti ile konkordato projesine dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının İİK'nın 308/b hükmüne dayanarak çekişmeli alacak davası açma hakkı bulunmadığını, Emir Varlık A.Ş. tarafından hak düşürücü sürenin kaçırıldığını, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1059 Esas sayılı dosyası ile Çel-Mer A.Ş.'nin konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, bu kararda, çekişmeli alacaklılara, konkordato tasdik ilanından sonra 1 ay içinde dava açmak üzere süre tanındığını, davacı varlık şirketinin, komiser heyeti tarafından yapılan alacak ilanı uyarınca başvuruda bulunarak süresi içinde alacak kaydı yaptırmadığını, dolayısıyla, alacak kaydı yaptırmadığı için itiraza uğramış bir alacağının da söz konusu olmadığını, alacak kaydı yaptırdığı varsayılsa bile bu kez de anılan karardan sonraki 1 aylık hak düşürücü süre içinde dava yoluna başvurulmadığını, varlık şirketi tarafından dosyaya sunulan temliknamede, Türkiye Finans Katılım Bankasından İstanbul 10. İcra Dairesinin 2013/1466 Esas ve İstanbul 20. İcra Dairesinin 2013/6386 Esas sayılı icra takiplerinin temlik alındığının belirtildiğini, her iki icra takibinin de iptal edildiğini, dolayısıyla, anılan temlikname kapsamında işbu davayı takip etme yetkisi ve dolayısıyla taraf ehliyetinin de ortadan kalktığını, davacı varlık şirketinin, icra dosyalarını Türkiye Finans Katılım Bankasından temlik aldığını, dolayısıyla varlık şirketinin temlik alan sıfatına haiz olduğunu, konkordato giriş tarihi itibarıyla muaccel bir alacağın mevcut olmadığını beyanla; davacının bu dava yönünden harçtan muaf olmaması nedeniyle eksik harcın ikmali için kesin mehil verilmesine, yatırmaması durumunda dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davanın taraf ehliyeti, hak düşürücü süre, İİK'nın 308/b maddesinde belirtilen yasal koşulların taşınmaması nedenleriyle usulden reddine, dosyanın esas yönünden incelenmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının ve hukuki mütalaanın dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, yabancı para alacağının konkordato sürecinde niteliği değiştirilerek Türk parasına çevrilmesinin maddi hukuka ve icra iflas hukukunun amacına aykırı olduğunu, konkordato kapsamında tasdik edilen alacaklarının hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporunda TL alacakları ile ilgili hiçbir hesaplamaya yer verilmediğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2023 tarih, 2021/811 Esas - 2023/661 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK'nın 308/b maddesi gereğince açılan çekişmeli alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davalı borçlunun Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1059 esas sayılı dosyası ile konkordato talep ettiği, ilk derece mahkemesince konkordatonun tasdikine karar verildiği, davacının konkordato yargılaması sırasında çekişmeli hale gelen alacağının tespit edilerek konkordato projesine eklenmesi talepli eldeki davayı açtığı, müvekkili şirketin genel kredi sözleşmesinden kaynaklı 07/03/2013 tarihli hesap kat ihtarına konu 815.857,62-Euro, 255.003,69-Dolar ve 858.503,71-TL alacak kalemlerinin faizi ile birlikte tespiti ve konkordato projesine dahil edilmesine karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf talebinde bulunduğu görülmüştür. İİK'nın 302. maddesinde rehinle temin edilmiş olan alacakların 298. madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılacakları, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakları hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir. İİK'nın 308/b maddesinde; "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler, bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." şeklindedir. İİK'nın 308/c maddesinde; "Konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir." hükmü düzenlenmiştir. Konkordato sürecinde bir alacağı çekişmeli hale getirme yetkisi borçluya aittir. Borçlunun bilançosunda kayıtlı olmayan veya bilançoda bildirilenden farklı miktarda kaydolunması talep edilen bir alacak bildirimi alan komiser, alacağı kaydetmeden önce borçlunun bu alacaklar hakkındaki görüşlerini alır. Komiser, dosya kapsamında bildirilen alacakları kaydetmek ve denetlemekle görevlidir. Borçlunun kabul ettiği alacak kaydı talebi doğrudan konkordato nisabına dahil olacak ve bu konuda komiserin denetim dışında müdahalesi olamayacaktır. Borçlunun itirazına uğrayan alacaklar ise çekişmeli hale gelecektir. Çekişmeli hale gelen alacak ile ilgili konkordato komiseri konkordato tasdik talebini inceleyen mahkemeye çekişmeli alacak ile ilgili dayanak belgeleri, borçlu itirazını içeren sebepleri ve delilleri sunmalı, mahkeme çekişmeli alacaklara ilişkin incelemesini basit yargılama usulüne göre ve yaklaşık ispat ölçütünün gerçekleşmesi halinde çekişmeli alacağın nisaba dahil edilmesine karar verecektir. Çekişmeli alacaklar hakkındaki açılacak dava, görevli ve yetkili mahkeme ile yargılama usulleri ve ispat hukuku kuralları bakımından genel hükümlere tabi olacaktır. Örneğin çekişmeli alacak kira sözleşmesinden kaynaklanmakta ise uyuşmazlık Sulh Hukuk Mahkemesi’nde, işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlık ise İş Mahkemesinde, ticari olmayan bir alacağa dayalı uyuşmazlık ise Asliye Hukuk Mahkemesinde, ticari nitelikte bir alacak ise Asliye Ticaret Mahkemesinde görülecektir. Kanun koyucu burada her uyuşmazlığın uzman mahkemelerde görülmesine ilişkin genel ilkeye bağlı kalmıştır. Genel hükümlere tabi olma sadece bu konularda söz konusudur. Buna karşılık, alacağın tahsili genel hükümlere tabi değildir (Yargıtay 6.HD., 20/12/2022 tarih, 2022/4765 E., 2022/5915 K.; Yargıtay 5. HD., 17/10/2022 tarih, 2022/7830 E., 2022/14067 K.; Yargıtay 6 . HD., 13/06/2024 tarih, 2024/1800 E., 2024/2180 K.). İİK'nın 308/b-1 maddesi uyarınca açılan bu dava alacaklının konkordatodaki payını belirleyecek olup, mahkemece genel hükümlere göre çözülecek olan uyuşmazlık ile ilgili kabul kararı verilmesi halinde konkordatonun yürürlükte bulunduğu sürece alacağın konkordato koşullarına göre tahsili sonucu ortaya çıkacaktır. Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/2021 tarih, 2021/359 Esas - 2021/719 Karar(eski esas 2018/1059Esas) sayılı ilamı ile; "... Davacı ve birleşen davacıların konkordato taleplerinin adi (imtiyazsız) alacaklılar yönünden KABULÜNE; İİK'nun 305, 306. maddeleri gereğince konkordato tasdik koşulları oluştuğundan, ÇEL-MER ÇELİK ENDÜSTRİSİ ANONİM ŞİRKETİ'nin konkordato projesinin; alacaklıların talebi, komiserlerin görüşü nazara alınarak adi alacaklar yönünden tasdiki ile; davalının tasdik edilen proje kapsamındaki tüm borçlarının, ilk ödeme 01/11/2021 tarihinde yapılmak üzere 36 ayda ve 3'er aylık eşit 12 taksit halinde ödenmesine, 2-Rehinli alacaklılar yönünden konkordato talebinin REDDİNE" karar verilmiş, bu kararın istinaf incelemesinden geçerek 24/11/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Eldeki davada; davacı taraf, davalının davacısı olduğu Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/359 Esas - 2021/719 Karar(eski esas 2018/1059Esas) sayılı dosyasına davaya konu kredi sözleşmeleri nedeniyle alacak bildiriminde bulunduğu, konkordato projesine 413.096,26-TL’sinin adi alacak olarak değerlendirmeye alındığı, kabul edilen alacaklarının tamamının rehinli alacak olarak değerlendirildiği, kalan kısmının çekişmeli hale geldiği görülmektedir. Bilindiği üzere; bu dava ile çekişmeli alacağın konkordato projesi kapsamına dahil olup olmayacağı hususu belirlenecektir. Davanın kabul edilmesi belirli bir para alacağının tahsilini değil sadece konkordato projesine dahil edilmesi sonucunu doğuracaktır. Kayyım heyetinin Mahkemeye sunmuş olduğu 31/01/2022 tarihli raporda özetle; alacaklının dosya kapsamına 23.05.2018 tarihli icra kapak hesabı sunduğu, bu hesaba göre Emir Varlık'ın alacağının 9.413.096,26-TL olduğu, bu alacak tutarının 9.000.000,00-TL tutarının rehinli (imtiyazlı) alacak olduğu, 413.096,26-TL'nin ise imtiyazsız adi alacak olduğu, komiser heyetince Türkiye Finans Katılım Bankası (Emir Varlık)'a olan borcun tespiti için bilirkişi görevlendirilmiş olup, bilirkişi beyanına göre alacaklı Türkiye Finans Katılım Bankası (Emir Varlık) bilirkişiye herhangi bir belge ve bilgi sunmadığından dolayı alacak-borç tespitinin yapılamadığı, ancak Emir Varlık Yönetiminin 10.08.2020 tarihli İstanbul 10. İcra Dairesinin dosya kapak hesabına göre 15.922.476,19-TL alacak talep edildiği, bu talebe istinaden taraflar arasında 6.509,379,93-TL çekişmeli alacak olduğunun anlaşıldığı, borçlu Çel-Mer Çelik A.Ş.'nin alacaklılar toplantısında düzenlenen hazirun listesinde davacı Emir Varlık A.Ş'nin toplam alacağının 9.413.096,26-TL olarak esas alındığı bu alacak tutarının 9,000.000,00-TL tutarının rehinli (imtiyazlı) alacak listesine, 413.096,26-TL'nin ise imtiyazsın adi alacak listesine alındığı yönünde görüş bildirildiği, Davacı vekili dava dilekçesi ile; 815.857,62-Euro, 255.003,69-Dolar ve 858.503,71-TL alacak kalemlerinin faizi ile birlikte tespiti ve konkordato projesine dahil edilmesine karar verilmesini talep ettiği, Bilirkişi heyetinin Mahkemeye sunmuş olduğu 25/04/2023 tarihli raporda özetle; 05.02.2019 konkordato ilan tarihi itibariyle davacı varlık şirketinin tüm proje kredilerinden kaynaklı davalı firmadan TL kredileri tamamı kapatıldığından TL alacağının bulunmadığı, 946.456,40-Euro, 403.893,12-Dolar, 27/06/2018 geçici mühlet tarihi itibariyle satış kurundan çevrildiğinde (Euro)5116.354,01-TL+(Dolar)1.875.396,92-TL=6.991.750,93-TL asıl alacak, 1.862.608,06-TL faiz ile toplam 8.854.358,99-TL toplam alacaklı olduğu, konkordato tasdikinde kabul edilen alacağının 4.080.620,58-TL olduğu dikkate alındığında 8.854.358,99-TL-4.080.620,58-TL=4.773.738,41-TL ilave alacaklı olacağı, dosyaya sunulan Gebze Çayırova Tapu Müdürlüğünce düzenlenen 20.07.2011 tarihli ... yevmiye numaralı Resmi senette; Şekerpınar2 Mahallesi, G22B... Pafta ... ada, ... Parsele kayıtlı (10001.38 m2 Arsa, Cilt:... Sayfa:...) taşınmaz üzerine 9.000.000-TL 1. dereceden, serbest dereceden istifade etmek kaydı ile, faizsiz olarak ve fekki banka tarafından bildirilinceye kadar hüküm ifade etmek üzere ipotek ettiği”nin belirtildiği, bu durumda Dava dışı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.'nin rehin tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla 9.000.000,00-TL tutarında rehinli alacağı bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/2021 tarih, 2021/359 Esas - 2021/719 Karar(eski esas 2018/1059Esas) sayılı ilamı ile; rehinli alacaklar yönünden konkordato talebinin reddedilmiş ve 25/04/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı bankanın tüm alacağının rehinli alacak olduğu tespit edilmiş ise de yapılan hesaplamalarda hata ve eksiklik olduğu görüldüğünden bu bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur. Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesi ile; 815.857,62-Euro, 255.003,69-Dolar ve 858.503,71-TL alacak kalemlerinin faizi ile birlikte tespiti ve konkordato projesine dahil edilmesi talep edilmesine rağmen bilirkişi heyetince 946.456,40-Euro, 403.893,12-Doların TL karşılığı tespit edilerek talepten fazlası değerlendirilmiş, yine Kayyım heyetinin Mahkemeye sunmuş olduğu 31/01/2022 tarihli raporda özetle davacı Emir Varlık A.Ş'nin toplam alacağının 9.413.096,26-TL olarak esas alındığı bu alacak tutarının 9,000.000,00-TL tutarının rehinli (imtiyazlı) alacak listesine, 413.096,26-TL'nin ise imtiyazsın adi alacak listesine alınmasına rağmen bilirkişi heyetince konkordato tasdikinde kabul edilen alacak 4.080.620,58-TL olarak kabul edilmiş ve buna göre hesaplamalar yapılmış, yine davalı taraf dilekçesinde ifade edilen TL kredilerinin tamamının kapatıldığı tespit edilmiştir denilmesine rağmen davacı yanın TL alacağı ile ilgili hiçbir hesaplamaya yer verilmediği görülmüştür. Her ne kadar davacı vekilince çekişmeli alacaklarından Dolar ve Euro olan alacaklarının TL'ye çevrilmemesi gerektiğini belirtmiş ise de; konkordatonun kabulü için gerekli çoğunluğun tespiti, yabancı para alacaklarının bir an önce Türk Lirasına çevrilmesini, yani alacakların miktarının tespitinde eşit para biriminin kabulünü gerektirmektedir. Bu çerçevede alacakların kayıt tarihlerindeki farklılıklardan doğacak eşitsizlikleri önlemek için yabancı para alacaklarının tüm alacaklılar için ortak bir tarihte Türk Lirasına çevrilmesi uygun olacaktır. Bu şekilde tüm alacaklılar için ortak tarih olarak İİK'nın 299. maddesinde öngörülen on beş günlük alacak kayıt süresinin son gününün esas alınması, ülkedeki enflasyonist ortam da dikkate alındığında yabancı para alacaklıları ile diğer alacaklılar arasındaki menfaat dengesinin sağlanması, hangi alacaklının ne miktar alacak için oy hakkına sahip olduğu, komiserin tasdik koşulları açısından gerekçeli raporunu denetime elverişli şekilde mahkemeye sunabilmesi, takas ileri sürmek isteyen alacaklının takas sonrası alacak veya borcunun kalıp kalmadığı, rüçhanlı alacaklar ve komiserin izniyle yapılan işlemlerden doğan borçlar nedeniyle gösterilecek teminat miktarının tespiti açısından da yerinde olacaktır. Şu hâlde yabancı para alacaklısı alacağını komisere yabancı para alacağı olarak kaydettirdikten sonra komiser tarafından on beş günlük kayıt süresinin bitiminde bütün yabancı para alacakları o tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/11/2025 tarih 2025/6-372 Esas 2025/725 Karar sayılı ilamı) Mahkemece yapılacak iş; yeni bir bankacı bilirkişiden dava dışı temlik eden Türkiye Finans Katılım Bankası Anonim Şirketi davalı şirketten olan çekişmeli adi alacağının belirlenmesi, yabancı para alacaklarının davacı tarafça yabancı para alacağı olarak kaydettirdikten sonra komiser tarafından on beş günlük kayıt süresinin bitiminde tarihteki kur üzerinden hesaplanarak önceki bilirkişi heyetinin yapmış olduğu yukarıdaki hata ve eksiklerden kaçınılarak yeni bir rapor hazırlanması istenilerek sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2023 tarih, 2021/811 Esas ve 2023/661 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.23/02/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*