TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2023/1232 KARAR NO : 2025/1550 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 10/03/2023 NUMARASI : 2021/767 (E) - 2023/200 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 27/10/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde özet…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2023/1232 KARAR NO : 2025/1550 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 10/03/2023 NUMARASI : 2021/767 (E) - 2023/200 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 27/10/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde özetle: Davacının malik olduğu otomobilin, davalı sigorta şirketinin ZMS Sigortalısı olan araçla çarpışması neticesinde davacının otomobilinin hasara ve değer kaybına uğramış olduğunu belirterek, 100 TL değer kaybı, 198,31 ekspertiz ücreti, 100 TL hasar tutarı, 354 TL ekspertiz ve kusur raporu ücreti olmak üzere 1.106,31 TL'nin davalı sigortacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 47.253,10 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince: "Davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 1-Toplam 39.000,03 TL değer kaybı ve hasar onarım tazminatının (sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), 16/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararında hasar bedeli için hangi tutarın, değer kaybı bedeli için hangi tutarın kabul edildiğinin anlaşılamadığını, ıslaha konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, ıslah dilekçesine karşı iki haftalık itiraz süresi beklenmeden hüküm tesis edildiğini, böylelikle savunma hakkının kısıtlandığını, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için olay mahalinde keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişi heyeti aracılığıyla inceleme yaptırılması gerektiğini, hasar tespitinin araç üzerinde fiziki inceleme yapılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğini, hasar bedeli tespiti bakımından da kararın doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Herhangi bir formüle bağlı kalmaksızın reel piyasalar içerisinde oluşan gerçek değer kaybının hesaplanması gerektiğini, değer kaybı zararının gerçek miktarının hesaplamasının ZMSS Genel Şartları ekindeki değer kaybı hesaplama tablosu yerine, aracın kazadan önceki ve sonraki değeri ile piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesi gerektiğini ifade ederek kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar ve değer kaybı tazminatı istemlerine ilişkindir. "Islahın zamanı ve şekli" başlıklı HMK'nin 177/3. maddesinin son cümlesindeki "...ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." düzenlemesi doğrultusunda ıslah dilekçesinin davalı vekiline 01/03/2023 günü tebliğ edilmesi, davalı vekilince 02/03/2023 tarihli dilekçeyle ıslaha karşı beyanda bulunulması, beyan içeriğinde zamanaşımı def'iinde bulunulmaması, HMK'de ıslah dilekçesi verilmesi üzerine beyanda bulunmak için karşı tarafa iki haftalık süre verileceğine dair bir düzenlemenin de bulunmaması karşısında davalı vekilinin savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin;Davacı vekilinin ıslah dilekçesi içeriğinden; toplam hasar miktarının 43.004,14 TL, değer kaybının da 20.000 TL olarak belirtilip, davalının sigortalısının yüzde 75 kusur oranına karşılık gelen (32.253,10 TL+15.000=) 47.253,10 TL toplam hasar ve değer kaybının talep edilmesi karşısında talebin belirsizliğine ilişkin; Araçtaki hasar ve değer kaybının bilirkişi tarafından SBM'ye ait hasar sorgu raporu, muayene belgeleri, ekspertiz raporu ve onarım faturaları ve fotoğrafları üzerinden yapılması karşısında tazminatın doğru hesaplanmadığına ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının, aracın kaza tarihindeki hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile, onarıldıktan sonraki ikinci el rayiç piyasa değeri arasındaki fark olarak belirlenmesine, belirlenen değer kaybına davacı tarafça itiraz edilmekle birlikte, açılan kısmi davada, ıslah dilekçesiyle dava edilmeyen kısmın da talep edilmesine, bu aşamadan sonra ıslahla talep edilenden fazlasının istenilmesine yasal olanak bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının da reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 2.664,09 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 665 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.999,09 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacının ve davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/10/2025