T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/979 Esas KARAR NO : 2025/1232 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/04/2021 NUMARASI : 2021/3 Esas, 2021/374 Karar DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali(YARGILAMANIN İADESİ) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/979 Esas KARAR NO : 2025/1232 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/04/2021 NUMARASI : 2021/3 Esas, 2021/374 Karar DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali(YARGILAMANIN İADESİ) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı asıl yargılamanın yenilenmesine ilişkin talep dilekçesinde; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/524 E., 2017/79 K. 16/02/2017 tarihli kararı ile davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına dair 28/03/2016 tarih ve 800 sayılı yönetim kurulu kararının iptaline karar verildiğini, mahkeme kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 17. Hukuk Dairesinin 2017/1043 E., 2017/1627 K. 19/10/2017 tarihli kararı ile kaldırılarak davanın reddine karar verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf kararının temyiz edildiğini, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2017/3043 E., 2020/3352 K. 02/11/2020 tarihli ilamı ile onandığını, bağımsız bölümün satış bedeli olarak davacının borçlu davalı kooperatifin alacaklı olduğu 07/09/2011 düzenleme tarih ve 30/09/2011 ödeme tarihli, 15.000 TL tutarındaki bononun davalı kooperatife 07/09/2011 tarihli iade teslim alma bordrosu makbuzu ile teslim edildiğini, bononun bedeli ödendikten sonra davalı kooperatif tarafından davacıya iade edildiğini, bu senedin Yargıtay kararından sonra ele geçirildiğini, bu senedin ele geçirilmesi ile birlikte davacının davalı kooperatife ödenmemiş borcu bulunmadığının ortaya çıktığını ve davacının borçlu bulunduğu gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden çıkartılmasının haksız olduğunu, HMK'nın 374/1-ç bendinde belirtilen belge niteliğindeki teslim alma bordrosunun delil olarak sunulduğunu, davalı kooperatif yöneticileri aleyhine bu hukuka ve ceza yasalarına aykırı işlem ve eylemler nedeniyle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/47 E. ve 2020/50 E. sayılı dosyalarında zimmet suçundan davalar bulunduğunu, davalı tarafın hileli davranışlarda bulunmasının istinaf incelemesinde kararın sonuçlanmasına neden olduğunu, bu hukuka aykırı kararın tamamen davalı kooperatifin HMK'nın 374/1-h bendinde belirtilen davranışları yüzünden verildiğini, davacının davalı kooperatife ödenmemiş herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı kooperatifin taahhüt edilen bedelden daha fazla tahsilat yaptığını, 2011 yılı Eylül döneminde davacıya sabit fiyatla satarak tahsis ettiği dairenin bedeli 96.200 TL olarak belirtilmiş iken 4 ay sonra 10/02/2012 tarihinde davacıya satılan daire ile aynı özellikteki 40 numaralı dairenin 62.500 TL bedel üzerinden satılarak üyelik yapıldığını, bu uygulamanın kooperatifler yasasının temel ilkesi olan eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, kooperatif yönetiminin yapı denetim şirketine olan borçları nedeniyle kooperatif yönetimi tarafından davacıya tahsis edilen bağımsız bölümün tapu kaydına 379.000 TL'lik haciz konulduğunu, tüm kooperatifin borçlarına ilişkin güvence olarak davacı gibi 10 kooperatif üyesinin dairelerine haciz konulduğunu, bu 10 kooperatif üyesinin özelliğinin ise kooperatif yöneticilerinin aleyhine ağır ceza mahkemelerinde zimmet, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma suçlarından dava açmaları olduğu, kooperatif başkanı ve tahsilatları yapan ... ... 'in yapılan yargılamalar sonucunda 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığını, davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesinin gerçek nedeninin bu olduğunu bildirerek yargılamanın iadesine karar verilmesini, davalı kooperatifin 28/03/2016 tarih ve 800 sayılı yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinden çıkarma kararının iptaline hükmedilmesini talep etmiştir.İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/3 E-2021/374 K sayılı 29/04/2021 tarihli kararı ile yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili kararı istinaf etmiştir.İstanbul BAM 45 Hukuk Dairesinin 2025/228 E-2025/235 K. Sayılı 26/02/2025 sayılı kararı ile; yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçenin, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak davada yeniden esas hakkında kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince incelenip karar bağlanması gerekmekte iken İlk Derece Mahkemesince bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsiz olduğu, mahkemenin görevli olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması nedeniyle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/172 Esas, 2025/162 Karar sayılı 11/03/2025 tarihli kararı ile; İstanbul BAM 45 Hukuk Dairesinin 2025/228 E-, 2025/235 K sayılı 26/02/2025 tarihli ilamı doğrultusunda dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar vermiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.Davacı, bağımsız bölüm satış bedeli olarak davacının borçlu davalı kooperatifin alacaklı olduğu 07.09.2011 düzenleme ve 30.09.2011 ödeme tarihli ve 15.000,00 TL tutarındaki bononun davalı kooperatife 07.09.2011 iade teslim alma bordrosu makbuzuyla teslim edildiğini, bono senedi bedelinin ödendikten sonra davalı tarafından davacıya iade edildiğini, ancak bu senedin davacı tarafından Yargıtay kararından sonra ele geçirildiğini, 07.09.2011 düzenleme tarihli senet bedeli olan 15.000,00 TL'nin davalı kooperatife ödenip senet aslı davacıya iade edilmesine rağmen bu ödemelerin davalı kooperatifin banka hesabına aynı gün içinde yatırılması gerekirken, bu işlemin Kooperatif yöneticilerince yapılmaması nedeniyle davacının yaptığı ödemelerin yok sayıldığını ve davacının borçlu gösterilmesine neden olduğunu, davalının hileli davranışlarda bulunarak İstinaf incelemesinde kararın lehlerine sonuçlanmasına neden olduğunu, davacının davalı kooperatife ödenmemiş borcunun bulunmadığını, yine dava kesinleştikten sonra Ceza Mahkemeleri dosyalarına sunulan ve kesin karar verildikten sonra öğrenilen, ele geçirilen karar defterindeki davalı kooperatif yönetim kurulu kararına göre davacı ile aynı özellikte dairenin fiyatını, davacıya sattığı sabit fiyattan daha düşük bir bedel belirleyerek satış ve üyelik yaptığını, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek HMK 375-1 ç ve h maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375/1-ç hükmünde “Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın, elinde olmayan nedenlerle, elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması” halinin yargılamanın iadesi sebepleri arasında sayılmıştır.Yine aynı yasanın 375/1-h hükmünde "lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması" hali yargılamanın iadesi sebepleri arasında sayılmıştır.Somut davada, dosya kapsamında yer alan 07/09/2011 tarihli ortaklık senedi ile davacı davalı kooperatife üye olarak kabul edilmiştir. Ortaklık senedinde, davacıya tahsis edilen konutun ...numaralı 2+1 çatı dubleksli olarak yer aldığı ve tamamının 96.200,00 TL olup özel ödeme tablosu bulunduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 12/02/2012 tarihli taahhütname ile de ortağa tahsis edilen konutun toplam bedelinin 96.200,00TL olarak belirlendiği, bedelin sabit olduğu, sözleşmenin imza tarihine kadar 27.500,00TL'lik kısmının ödendiği, kalan 68.700 TL'nin 12/02/2012 tarihinden 2017 yılı Temmuz ayına kadar belirlenen vadelerde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 07/09/2011 tarihli iade ve teslim alma bordrosunda 30/09/2011 vadeli 15.000 TL lik senedin peşinat için alındığının yazılı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından, yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesi ekinde sunulan tahsilat makbuzlarından 27.500,00 TL peşinat ödemesi içinde 15.000,00 TL bedelli senet tahsilatının da yer aldığı görülmüştür. Bu durumda senet bedelinin peşinat için ödendiği ve senedin davacı tarafından iade alındığı anlaşılmıştır. Kaldı ki davacı tarafından da yargılamanın iadesi talepli dilekçesinde, senet bedeli ödendikten sonra senedin davacıya iade edildiği açıkça beyan edilmiştir.Belirtilen nedenlerle, taraflar arasındaki ortaklık senedi, taahhütname, ödeme belgeleri ile davacının yargılamanın yenilenmesine ilişkin dilekçesindeki beyanı dikkate alındığında, davacının peşinat olarak davalı kooperatife verilen senedin yeni ele geçirilmiş bir belge sayılamayacağı, şu halde davacının ileri sürdüğü yargılamanın iadesi sebebinin HMK'nın 375/1.ç bendine uygun düşmediği, yine davacı tarafından ödendiği ileri sürülen senet bedelinin kooperatif yöneticileri tarafından aynı gün kooperatif banka hesabına yatırılmaması nedeniyle davacının borçlu gösterilmesine neden olunduğu iddiasının ise, lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, HMK'nın 379 maddesi uyarınca yargılamanın iadesi davasının esasa girilmeden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Yargılamanın yenilenmesi talebinin HMK'nın 379. maddesi uyarınca esasa girilmeden usulden REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalının yapmış olduğu 210,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 16.000,00 TL vekalet ücretinin yargılamanın yenilenmesini talep eden davacıdan alınarak davalı kooperatife VERİLMESİNE,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 361/1.maddesi gereğince iki haftalık süre içerisinde Temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2025