T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:23/05/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:23/05/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalının müvekkilinin sigortalısı olduğunu, davalıya ait araç sürücüsünün kazaya karıştığını, söz konusu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c maddesinde yer alan (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) kuralını ihlal etmek suretiyle %100 kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, kaza sonrası kolluk görevlileri tarafından yapılan kontroller neticesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 1.80 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, söz konusu kaza neticesinde maddi hasara uğrayan ... plakalı araç için, davalı sigortalı ile müvekkili şirket arasındaki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi teminatı kapsamında müvekkili şirket tarafından 13.850,27-TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, sürücünün alkollü olması nedeniyle rücu şartlarının oluştuğunu, müvekkili şirket tarafından ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı ve fakat borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, dosya yetkili icra dairesine gönderilerek Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında takibe devam edildiğini beyanla davalı yanın haksız itirazının iptalini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, aracın başka bir şirkete uzun süreli kira sözleşmesi ile sürücüye kiralandığını, bu sebeple kendilerinin işleten olmadığından davaya konu tazminat ödemesinden sorumlu olmayacaklarını öne sürerek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "davalının sigorta sözleşmesinin tarafı olmakla sorumluluğunun olduğu, sürücünün alkollü olduğu ve alınan rapora göre kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği ve rücu şartlarının oluştuğu ancak davalının 2375 TL ödeme yaptığı görülmekle davanın kısmen kabulüne; alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mevcut mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde belirtilen uzun süreli kira sözleşmesine istinaden müvekkilinin sorumlu olmadığı hususunun kararda değerlendirilmediğini, müvekkili firmanın 11/12/2015 tarihinde ... plakalı aracı dava dışı ...’a bir yıllığına kiraladığını, aynı gün aracın kaza yaptığını öğrendiğini, davacı sigorta şirketinin dava dışı üçüncü şahıslara ödeme yaptıktan sonra müvekkili firmaya rücu ettiğini, ilk olarak 13/01/2016 tarihli yazı ile 6.500,00-TL talep edildiğini, müvekkilin işleten sıfatı olmamasına rağmen yasal prosedürlerle uğraşmamak adına 6.500,00-TL’yi 4 taksitte ödemeyi kabul ettiğini, bu kapsamda 2.375,00-TL ödeme yaptığını, ancak davacı tarafın daha fazla ödeme talep etmesi üzerine ödemeleri durdurduğunu, başlatılan icra takiplerine itiraz edildiğini ve arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması üzerine mevcut davanın açıldığını, öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, zira 2918 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca uzun süreli kiralamada işleten sıfatının kiracıya geçtiğini ve müvekkilinin fiili hakimiyeti ve tehlike sorumluluğunun bulunmadığını, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden ise davacı şirketin 6 aylık ve 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra dava açtığını, İlk Derece Mahkemesince esasa girilmeden önce zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının değerlendirmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, müvekkilinin yasal olarak sorumlu olmadığı halde yaptığı 2.375,00-TL ödemenin iadesi hakkını saklı tutarak, davanın öncelikle husumet nedeniyle reddine aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacının üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sigortalısından alkol nedeniyle rücuen tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın 16.193,18-TL üzerinden kısmen kabulü ile; Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın bu tutar üzerinden iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Uyuşmazlığa konu davanın tabi olduğu basit yargılama usulünde; dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçeleri verilmez. İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı dava açılması ve cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesi ile başlar, bu yargılama usulünde; dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat ve hüküm aşaması dışında, yazılı yargılamada olduğu gibi tahkikatın tamamlanmasından sonra sözlü yargılama için ayrıca bir aşama öngörülmemiştir. Bu aşamalar içinde yeni olan ise “ön inceleme” aşamasıdır. Yargılamanın gereksiz yere uzamasının engellenmesi, mahkemenin ve tarafların yargılamada gereken hazırlığı davanın başında yapmasının sağlanması bakımından, 6100 sayılı Kanun ile dilekçelerin verilmesinden sonra ve tahkikat aşamasından önce gelmek üzere "ön inceleme" adıyla yeni bir yargılama aşaması kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 137. maddesinde ön incelemenin kapsamı, 138. maddesinde öninceleme aşamasında dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazlar hakkında verilecek kararlar, 139. maddesinde ön inceleme duruşmasına davet, 140. maddesinde ise yapılması zorunlu olan ön inceleme duruşması düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un ön incelemenin kapsamı başlıklı 137. maddesinde dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, 138. madde dikkate alınarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verileceği, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında gerektiği takdirde kararını vermeden önce tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği, ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konularını tam olarak belirleyeceği, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapacağı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik edeceği ve bu hususların tutanağa geçirileceği belirtilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.04.2013 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ve sonraki kararlarında istikrar kazanmış ilkesi ön incelemenin duruşmalı yapılması yönündedir. Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 320. maddesindeki; "daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür" düzenlemesi karşısında Mahkemece yapılacak iş, taraflara usulüne uygun şekilde duruşma gününü gösterir davetiye tebliği ile duruşma açmak, 6100 sayılı Kanun'un 320 ve diğer hükümleri uyarınca gerekli incelemeyi yaparak tarafların uzlaştıkları ve uzlaşamadıkları hususları belirlemek ve tahkikat aşamasına geçmek, tarafların gösterdiği delilleri toplayarak sonucuna göre hüküm kurmaktır. Somut olayda; Yerel Mahkemece tensip tutanağı hazırlandığı ve tensip ara kararı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, dava dilekçesi ve tensip zaptının davalıya, davacıya da tensip zaptının tebliğ edildiği, ön inceleme duruşması için gün belirlenmeksizin, taraflara davetiye çıkartılmadan ve taraflar hazır olmaksızın dosya üzerinden ön inceleme yapıldığı, yine HMK'nın 320. maddesine aykırı şekilde davalı yanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları da değerlendirilmeksizin tahkikat aşamasına geçilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak; İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun olarak ön inceleme tutanağı düzenlenmeksizin yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bu husus kamu düzenine ilişkin olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin re'sen sebeplerle kabulüne karar verilmiştir. Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle kabulü ile, Mahkemece tarafların hak arama özgürlüğü kapsamında iddia, savunma, usulüne uygun şekilde bilgilendirilme ve açıklama yapma hakkı tanınarak yine usulüne uygun olarak ön inceleme duruşmasına davet edilmesi, yukarıda yapılan açıklamalar gözetilerek ön inceleme duruşmasının yapılması, davalı yanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının değerlendirilmesi, dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf istemleri şimdilik incelenmeksizin dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2022 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı vekilinin sair istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-Antalya Genel İcra Dairesi'nin 05/08/2022 tarih, ... nolu mehil belgesine sunulan 39.322,00-TL nakdi teminatın talebi halinde İcra Dairesince davalıya İADESİNE, 9-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 10-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29/12/2025 ...