T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 20/04/2022 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 18/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı veki…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 20/04/2022 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 18/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili bankanın .... Şubesi ile asıl borçlu ....Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığını, diğer davalıların da bu sözleşmeye müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imza attıklarını, borçluların borcu davacı bankaya ödemediklerini, bunun üzerine kredi hesabının kat edilerek davalı-borçluların borcun ödenmesi hususunda borçtan sorumlulara ihtarname keşide edildiğini, ancak borçlu ve kefillerin borcu müvekkili bankaya ödemediklerini, borcun ödenmemesi üzerine Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu kefillerin icra takibine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, borçlu-davalıların kötü niyetle icra takibine itiraz ettiklerini beyanla davanın kabulü ile Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazların iptaline ve takibin devamına, borçluların takip konusu borcun %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "davacı banka ile davalı borçlu .....Sa.Tic. Ltd. Şti arasında 18.03.2011 tarihli 110.500,00-TL tutarlı genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, zaman içerisine farklı tarihlerde limit artırımı yapıldığı, son limitin toplam 3.541.500,00-TL olduğu, sözleşmeleri diğer davalıların müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacı tarafından sözleşmeye dayalı kredilerin kullandırıldığı, davacı banka tarafından hesap kat edilerek Denizli 7. Noterliği aracılığıyla ihtarname keşide edildiği, ancak icra takibine konu kredi borçlarının ödenmediği, icra takibi ile dava konusu olan bakiye kredi borcunun kefalet limiti içerisinde kaldığı, mahkememizce aldırılan 09.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda hükme esas hesaplanan asıl alacak, faiz ve ferileri tutarında davalıların icra takip tarihi itibariyle borçlu olduğu anlaşılmakla hesap edilen alacak kalemleri üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacak taraflarca bilinebilir hesaplanabilir nitelikte olduğundan yasal koşulları oluşmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olsa da, müvekkili bankanın asıl alacağının 838.417,46-TL olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, devamına karar verilen takip talebinde yer aldığı üzere müvekkili bankanın 886.285,00-TL asıl alacağının bulunduğunu, temerrüt tarihine kadar olan dönem için uygulanacak olan akdi faizin kat tarihinde belirlenen ana para alacağına eklenmesi sureti ile öncelikle asıl alacak miktarının bulunması, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar olan dönem için de toplam işlemiş temerrüt faizi miktarının hesaplanarak bir hesaplama yapılması gerektiğini, üç aydan aşağı olmamak üzere tarafları tacir olan cari hesaplarda bileşik faiz uygulanabileceği gibi yine üç aydan aşağı olmamak üzere her iki taraf bakımından ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde de bileşik faiz uygulanmasının mümkün olduğunu, anapara faizine tekrar faiz yürütülmesinin (bileşik faiz) kural olarak mümkün olmadığını, kanunda öngörülen istisnai hallerde mümkün olduğunu, temerrüt faizine de tekrar temerrüt faizi yürütülemeyeceğini, ancak kural olarak anapara faizine temerrüt faizi yürütülmesine bir engel bulunmadığını, TTK'nın 8/2. maddesinin; "Üç aydan aşağı olmamak üzere, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Şu şartla ki, bu fıkra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz." şeklinde olduğu, TTK'nın 8/2. maddesi gereği cari hesaplarda ve borçlu bakımından ticari iş niteliğini haiz olan ödünç sözleşmelerinde üçer aydan az olmamak üzere kararlaştırılan dönem faizlerinin anaparaya ilave edilebildiğini, ticari işlerde faizin serbestçe belirleneceği ve üç aydan az olmamak üzere faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartının, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerli olduğunu, bankaların, cari hesap şeklinde işletilen ticari krediler ile ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmesi şeklinde kullandırılan kredilerde bileşik faiz uygulayabileceklerini, Yargıtay'ın banka kredi sözleşmelerini ticari ödünç (karz) akdi olarak kabul ettiğini, ticari ödünç sözleşmelerinde de TTK hükümleri çerçevesinde bileşik faiz uygulanması mümkün olduğundan bankalarca ticari nitelikteki kredilere bileşik faiz yürütülmesi yönünden herhangi bir sorun teşkil etmediğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacaktan doğan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.11.2018 tarih ve 2017/19-822 E. ve 2018/1754 K. sayılı ilamında, "... hesaplama yapılırken Yargıtay'ın bu konuda koymuş olduğu kurallar çerçevesinde, alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, kat tarihinde bulunan alacağa temerrüt tarihine (kat ihtarının borçluya tebliği ile verilen sürenin sonu) kadar akti faiz ve ferîleri uygulanmalı, temerrüt tarihi itibariyle bulunan akti faiz ve ferîleri kapitalize edilerek temerrüt tarihinde borçlunun sorumlu olacağı asıl alacak tespit edilmelidir. Bu safhadan sonra temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar, daha önce belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri (Kaynak kullanım destekleme fonu hariç) uygulanmalı ve takip tarihinde talep edilebilecek asıl alacak ile birlikte temerrüt faizi miktarı ve ferîleri ayrı ayrı tespit edilmelidir. Bulunacak bu rakam alacaklı bankanın borçludan takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarıdır. Şayet kat tarihi, temerrüt tarihi ve takip tarihi itibariyle hesaplanan bu miktarlar alacaklının taleplerinden fazla ise talep dikkate alınarak miktarlar belirlenmelidir..." şeklinde alacağın hesaplama yöntemi belirtilmiştir (Aynı yönde; Yargıtay 19 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/1906 Esas ve 2019/290 Karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun yukarıda açıklanan yönde hesaplama içermediği, bu sebeple de denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporlarında görülen eksiklik ya da belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulması görevi mahkemeye ait olup, mahkemece raporu veren bilirkişiden HMK’nın 281/2 nci maddesine göre ek rapor alınabileceği gibi, HMK’nın 281/3 üncü maddesi uyarınca yeni bir bilirkişiden tekrar inceleme yaptırılarak rapor da alınabilir. İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen hesaplama yöntemine uygun şekilde, Yargıtay kararları doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de dikkate alınarak (TTK'nın 8/2. maddesinde düzenlenen bileşik faizin ancak taraflar arasında bu konuda bir anlaşma olması halinde ve yasal şartları var ise talep edilebileceği dikkate alınarak) alacak hesabı yapılması amacıyla yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile banka kayıt ve belgeleri yerinde incelettirilerek hesap kat ve temerrüt tarihleri tespit edildikten sonra hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar olan dönem için uygulanacak olan akdi faizin kat tarihinde belirlenen asıl alacağa kapitalize edilerek öncelikle asıl alacak miktarının bulunması, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar olan dönem için de toplam işlemiş temerrüt faizi miktarı bulunmak suretiyle bir hesaplama yapılması suretiyle bilirkişi raporu alınarak istinaf edenin sıfatına göre kazanılmış hakların da gözetilmesi suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar vermek olmalıdır. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/04/2022 tarih ve ... Esas ve ....Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18/11/2025