T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:19/10/2022 DAVANIN KONUSU:Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:19/10/2022 DAVANIN KONUSU:Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı kooperatifin uzun süredir vekil edenin kooperatifteki haklarını kullanmasını engellemeye çalıştığını, yapılan haksız işlemler nedeniyle vekil edeninin kooperatife üye olduğunu Antalya 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile tespit ettirdiğini, bu mahkeme kararına karşın vekil edeninin ihraç edildiğini, ihraç kararının Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile iptal edildiğini, davalı kooperatifin tekrar 15.05.2020 tarihinde 2.kez ihraç kararı aldığını, bu ihraç kararının da Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile iptal edildiğini, üyeliği mahkeme kararı ile kesinleşen vekiledenini davalı kooperatifin bu kez davacıyı kura çekimine sokmadığını, bu hususta Genel Kurul kararının iptali için açılan davanın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esasında karara bağlandığı ve kararın iptal edildiğini, davacının bu kez de dava konusu yaptıkları 15.11.2021 günlü ... sayılı kararla 3. kez tekrar ihraç edildiğini, vekil edenine ihraç kararının 11.11.2021 tarihinde Antalya 10. Noterliği'nin ... sayılı ihtarnamesi olarak tebliğ edildiğini, vekil edenine bu ihraç kararı öncesinde ana sözleşme gereğince yapılması gereken uyarıların da Antalya 4. Noterliği'nin ... sayı ile 14.08.2021 tarihinde, Antalya 4. Noterliği'nin ... sayı ile 23.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, vekiledenin ilk ihtardan sonra gecikme faizi karşılığı 1.200,00TL yatırdığını ancak 2.ihtarda bu bedelin düşülmediğini, 2. ihtarın bu yönden de usulsüz, geçersiz olduğunu, ihtarların borçlu olmadıklarından tümüyle geçersiz olduğunu, ihtarlarda belirtilen borçların kooperatifin tüm üyelerinden eşit olarak alınmadığını, önce Mark olarak belirlenen aidatların Euro'ya dönüştürüldüğünü, gerçek olmayan Euro borçlarının keyfi olarak saptanıp istendiğini, yabancı ülke parası üzerinden yükümlülük düzenlemenin TBK gereğince özel koşullara bağlı olduğunu, kooperatif yönetiminin TBK'ya bu yönden aykırı istem içerisinde olduğunu, yabancı para ile borçlandırılmak ve yabancı para ile faiz hesabının yasaya aykırı olduğunu, vekiledeninin uyarı tarihlerinden önce borcu kalmadığını, kooperatif yönetiminin gerçeğe aykırı borç bildirdiğini, davalı kooperatifin uzun süre vekiledenine para yatırılacak banka hesaplarını bildirmediğini, vekiledeninin bu yönden kooperatife başvurduğunu, iadeli taahhütlü yazı gönderdiğini, yazının iade gelmesi üzerine 2017 yılı genel kurulunda divana başvurmasına karşın kendisine banka hesabı bildirilmediğini, ödemeleri yapmasının kooperatifçe engellendiğini belirterek yasaya ve ana sözleşmeye aykırı gerekçelerle geçersiz ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkili kooperatifin bütün üyelerinin tapularını aldığını, kooperatife konu olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan inşaatla ilgili iskan belgesinin de alındığını, bunun anlamının ise inşaatın tamamlanması, kooperatif üyelerinin tamamının tapularını alması, ortada verilecek herhangi bir tapu bulunmaması ve kooperatif üyeliğinin bu noktadan sonra herhangi bir amaca hizmet etmemesi mahiyetinde olduğunu, ihraç kararının iptaline konu alan işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kooperatifin amacını oluşturan konut edinme hususunda tüm bağımsız bölümlerin tapularının kooperatif üyeleri lehine tescil edilmesi göz önüne alındığında, davacının ihraç kararının iptal edilmesinde bir hukuki yararı kalmadığını, diğer kooperatif ortaklarınca benimsenen kura çekiminin iptalinin mümkün olmadığını, nitekim artık bağımsız şekilde kooperatif üyelerinin bağımsız bölüm maliki olduklarını, davacının ihraç kararının iptali suretiyle kooperatife üye olarak dönmesi durumunda dağıtılan ve üyeler lehine tescil edilen tapuların geri dönüşü mümkün olmadığından, davacının ihraç kararının iptalinde de bir hukuki yararının mevcut olmadığını, müvekkili kooperatif kurulduğunda üye sayısı 60 iken bu sayının 27'ye kadar düştüğünü, bunun nedeninin kooperatif adına satın alınan arsaya ilişkin üçüncü bir kişi tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının kooperatif aleyhine sonuçlanması yaşanan bu olayın üzerine aynı arsanın kooperatifçe yeniden satın alınmasına karar verilmesi üzerine bu bedeli ödeyemeyecek üyelerin ise üyelikten ayrıldığını, ödemelerini ve üyelik yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacıya son 20 yıl içinde bir çok kez yazılı ihtarname keşide edilerek, kooperatife olan borcunu ödemesinin istendiğini bu nedenlerle davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun, usul ve yasaya aykırı davasının reddine, davacının bilerek ve isteyerek kasti olarak ödeme yapmadığı buna ilişkin defalarca ihraç kararları alındığı ve düzenli ödeme yapan ve büyük güçlüklerle inşaatı tamamlatan diğer üyelerin mağduriyeti göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... Usul ve yasaya uygun gerekçeli hazırlanmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ihtarname içeriğinin davacının borcunu yansıtmadığı, hesaplanan borcun muaccel hale gelen borç miktarına göre %16,20 oranında fazla olduğu anlaşılmıştır. Davalı her ne kadar bilirkişinin hesaplamayı yanlış yaptığını oranın %13,94 olduğunu iddia etmiş ise de somut olayda hesaplanan borcun EURO olması kur karşılığının ise günümüz itibariyle yüksek olması karşısında %13,94 oranın dahi fahiş fark olup davalının bu itirazı kabul edilmemiştir. Dolayısıyla kooperatif tarafından yapılan bu fazla hesaplamanın davacıda ödeme yapma hususunda tereddüt oluşturacak mahiyette olduğu bu nedenle ihtarnamelerin anasözleşmeye ve yasaya uygun olmadığı kabulüne göre yönetim kurulu kararının usulsüz olduğu ve iptali gerektiği vicdani kanaatine varılmış davanın kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasında hukuki yararın olmadığını, tapu suretlerinden görüleceği üzere, müvekkili kooperatifin bütün üyelerinin tapularını almış durumda olduğunu, bunun anlamının inşaatın tamamlanması, kooperatif üyelerinin tamamının tapularını alması, ortada verilecek herhangi bir tapu bulunmaması ve kooperatif üyeliğinin bu noktadan sonra herhangi bir amaca hizmet etmemesi mahiyetinde olduğunu, bu andan itibaren ihraç kararının iptalini konu alan işbu davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, davacının ihraç kararının iptali suretiyle kooperatife üye olarak dönmesi durumunda, dağıtılan ve üyeler lehine tescil edilen tapuların geri dönüşü mümkün olmadığından davacının ihraç kararının iptalinde de bir hukuki yararın mevcut olmadığını, davacının, kooperatife karşı olan yükümlülüklerini hiçbir zaman yerine getirmediğini, davacının, kooperatife borçlu olduğunu, davacıya son 20 yıl içinde bir çok kez yazılı ihtarname keşide edilerek kooperatife olan borcunu ödemesinin istendiğini, Antalya 4. Noterliği'nin 11 Mayıs 2000 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 469.000.000 TL ve 12.100-DM(Alman Markı) aidat borcunun, Antalya 4. Noterliği'nin 18 Temmuz 2000 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ikinci kez aynı borcun, Antalya 4. Noterliği'nin 11 Eylül 2000 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iki ihtarnameye rağmen borcunun ödenmesinin istendiğini, borcunu ödemeyen davacının ortaklıktan çıkarıldığına dair verilen kararın davacıya gönderildiğini, davacının işbu ihraç kararının iptali için Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davasını açtığını, mahkemece davacının davasının reddine karar verdiğini, Yargıtay'ın kararı usuli eksiklikler sebebiyle bozduğunu, ancak davacının yine ödemesini yapmadığını, Antalya 4. Noterliği'nin 11 Nisan 2006 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 4.954-YTL aidat, 13.551-YTL gecikme cezası ile 14.143-EURO aidat, 42.210-EURO gecikme cezası olmak üzere toplam 18.505-YTL + 56.353-EURO borcun, Antalya 4. Noterliği'nin 07 Haziran 2006 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ikinci kez aynı borcun, Antalya 4. Noterliği'nin 20 Temmuz 2006 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iki ihtarnameye rağmen borcunun ödenmesini istediğini, ödemeyen davacının ortaklıktan çıkarıldığına dair verilen kararın davacıya gönderildiğini, davacının işbu ihraç kararının iptali için de Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davasını açtığını, ihtarnamelerin borç tutarını birebir yansıtmadığından davanın kabulüne karar verildiğini, Antalya 4. Noterliği'nin 27 Temmuz 2012 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile gecikme cezası ile birlikte 52.501,68 TL ile birlikte 69.893,60 EURO borcunun, Antalya 4. Noterliği'nin 06 Eylül 2012 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ikinci kez aynı borcun ödenmesinin istendiğini, davacının ortaklıktan çıkarıldığına dair verilen kararın davacıya gönderildiğini, davacının Antalya 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davasını açtığını, ihraç kararının iptali ile davacının üyeliğinin kabulüne karar verildiğini, davacının işbu davada verdiği 19.09.2013 tarihli cevaba cevap dilekçesinde 15 yıldır ödeme yapmadığını açıkça yazılı olarak itiraf ettiğini, genel kurulda görüşüldüğünü ve ihracına karar verildiğini, davacının yine ve yeniden üyelikten ihraç kararının iptali için Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davayı açtığını, davacının bizzat kendi beyanlarıyla yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğini birden fazla kez beyan etmiş olması karşısında, asıl davacının kötüniyet sahibi olduğunun açıkça görüldüğünü, karara esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olduğunu, rapora karşı itirazlarının sunulmuş olmasına rağmen ek rapor tanzim edilmediğini, söz konusu raporun eksik incelemeye dayandığını ve maddi hatalar barındırdığını, davacının kooperatife karşı hem TL cinsinden hem de döviz cinsinden yükümlülüklerinin bulunduğunu, davacıya bildirilen borç miktarıyla muaccel borç miktarı arasındaki fark hesaplanırken davacının tüm cinslerden borç miktarlarının hesaba dahil edilmesi gerektiğini, oysa bilirkişi tarafından %16,20'lik fark hesaplanırken sadece döviz cinsinden borç bakımından farkın hesaplandığını, davacının TL cinsinden de borçlarının bulunduğunu, sadece Euro borcu üzerinden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, o halde ya TL cinsinden tahakkuk eden borçların tahakkuk tarihindeki Euro karşılıklarının hesaplanacağını veya Euro cinsinden tahakkuk eden borçların tahakkuk tarihindeki TL karşılıklarının hesaplanacağını ve ihtar edilen borç miktarının toplamıyla, gerçekte tespit edilen borç miktarının toplamı arasındaki yüzdenin bulunacağını, bilirkişinin Euro cinsinden borç bakımından aradaki farkın davacının davalı kooperatif banka hesabına 04.10.2019 tarihinde yatırdığı 6.550 EURO = 12.810,69-DM tutarındaki paradan kaynaklandığını tespit ettiğini, müvekkilinin ihtarnameyi keşide ederken söz konusu bu paradan haberinin olmadığını, bunun sebebinin, söz konusu banka hesabının müvekkili tarafından artık kullanılmıyor olması olduğunu, davacıya keşide edilen ihtarnamede Euro cinsinden ödemenin ... Bankası ... Şubesi'ndeki ... IBAN numaralı hesaba yapılmasının açıkça ihtar edildiğini, 04.10.2019 tarihinde yatırdığı 6.550 EURO tutarındaki ödemenin bu hesaba yapılmadığını, hangi ödemenin hangi hesaba yapıldığı bilgisinin bankadan gelen müzekkere cevabında görülmediğini, önemli olanın kooperatif üyesine gönderilen ihtarnamede bildirilen borç ile gerçekte tespit edilen borç arasındaki farkın fahiş olup olmaması olduğunu, davacının borcunun hem Euro borcu hem de TL borcu olup buna ilişkin hesaplama yapılması gerektiğini, bu aşamada kur karşılığının yüksek olmasının huzurdaki dava ile hiçbir alakasının bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Hukuki yarar dava koşulu olup, mahkeme dava şartlarını re'sen incelemekle görevlidir. Hukuki yararın sadece dava tarihi itibariyle değil, dava devam ettiği sürece ve hükmün kesinleşmesine kadar devamı da gereklidir. Gerçekten de, ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak dava açan kişinin, şayet yargılama sırasında bu ortaklık sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Somut olayda, davacı tarafça aşmalarda davalı koopertif tarafından alınan ihraç kararlarının iptali için dava açtığı, bu süreçte üyeliğinin halen devam ettiği, bu nedenle eldeki dava yönünden de ortaklıktan çıkarılması henüz kesinleşmeyen üye yönünden tapuların tüm üyelere dağıtılmış olduğu, bu bağlamda davacının hukuki yararı bulunmadığı savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının, neye ilişkin olduğunun ödenmesi istenilen aidatın ve faizin hangi aylara ait olduğu ile uygulanan faiz oranının da açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek borç araştırması aşamasına gelinmesinden önce de ihtarnamelerin şekli unsurlarındaki bir eksikliğin tespiti halinde salt bu nedenle davanın kabulü gerektiğinden her ihraç kararının iptali davasında gerçek borcun araştırılması gerekmemektedir (Aynı yönde Yargıtay 6. HD.'nin 2022/970 Esas ve 2023/1443 Karar sayılı ilamı). HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının ödenmeyen aidat borçlarının bulunduğuna dair Antalya 4. Noterliği'nin 06/08/2021 tarih ... yevmiye sayılı birinci ihtarnamesinde 31 Temmuz 2021 sonu itibariyle 8.746 Euro aidat borcu, 65.885,00-TL gecikmiş aidat borcu ve 76.371,00 Euro gecikmiş aidat borcu alacağının ödenmesi istenildiği, ana sözleşmede aidat borçlarının 30 günlük sürede ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine rağmen 2021 yılı Ağustos ayı borcunun henüz 30 gün gecikmemiş olmasına rağmen toplam alacağa dahil edilmesinin bu haliyle ihtarın anasözleşme hükümlerine aykırı olduğunun anlaşıldığı, ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak, muaccel olmayan aidat borcunun yer aldığı bu ihtarnameye dayanılarak ihraç kararı verilemeyeceği, bu nedenle ilk ihtar usul ve yasaya uygun olmadığından buna dayanılarak alınan ihraç kararının da hukuka aykırı olduğu ayrıca ihtarnamelerde ödenmeyen aidat borçlarının hangi yıl hangi aylara ait olduğunun açıklanması gerekmesine rağmen açıklanmadığı, ihtarnamelerin şekli eksikliklerinin yanında içeriğinde belirtilen borcun da gerçek borcu kaşılamadığı, davacının dönem dönem toplu ödemeler yaptığı görülmekle, davalının uzun süreler aidat borçlarının ödenmediği savunmasının da yerinde olmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06/03/2026 ...