T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1080 - 2025/2075 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1080 KARAR NO : 2025/2075 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2024 NUMARASI : 2023/745 Esas - 2024/164 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) -... VEKİLİ : Av. ..…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1080 - 2025/2075 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1080 KARAR NO : 2025/2075 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2024 NUMARASI : 2023/745 Esas - 2024/164 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : AK ... VEKİLİ : Av.... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2023 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in 09.06.2018 tarihinde aracını tamirci ...'e tamir etmesi için bıraktığını, ancak 10.06.2018 tarihi saat 05.00 sıralarında müvekkilin henüz aracını teslim almadan müvekkile ait aracın trafik kazasına karıştığını, müvekkiline ait 54 ... 027 plakalı araç ile 16 ... 79 plakalı araç ve 34 ...4613 Plakalı araç arasında yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Sakarya 7.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/1104 esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve müvekkiline herhangi bir kusur yüklenmediğini, müvekkilinin bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin kazaya karışan araçlarda oluşan zararlara ve bedensel zararlara ilişkin tazmin yükümlülüğünün bulunmadığını, trafik kazasında herhangi bir kusuru olmadığı halde Ak Sigorta Anonim Şirketi tarafından müvekkiline İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinden 2020/11409 esas sayılı dosyası ile kazadan dolayı rücu alacağı olarak ilamsız icra takibi yapıldığını, bu takibe borca ve yetkiye itiraz edildiğni, Ak Sigorta Anonim Şirketi tarafından yetkili icra dairesi olan Geyve İcra Dairesi’nin 2021/334 esas sayılı dosyasından tekrar takip talebinde bulunulduğunu ve müvekkiline ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkilinin yetkisiz icra dairesinden gelen ödeme emrine itiraz ettiğinden Geyve İcra Dairesinin 2021/334 esas sayılı dosyadan gelen ödeme emrine daha önce İstanbul Anadolu 24.İcra Dairesi'nin 2020/11409 esas sayılı dosyasına itiraz ettiğinden itiraz etmediğini, çünkü yetkisiz icra dairesince yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu bilmediğini, itiraz olmadığından ilamsız icra takibinin kesinleştiğini, mecburen dosya borcunu ödemek durumunda kaldığını, 17.08.2021 tarihinde 150.000,00-TL ve 17.09.2021 tarihinde 50.000,00-TL Ak Sigorta Anonim Şirketi‘nin Akbank T.A.Ş Merkez Şubesi ... İban Numaralı hesabına ödeme yapıldığını, icra dosyasındaki 50.000,00-TL vekalet ücretinin 18.10.2021 tarihinde Ak Sigorta Anonim Şirketi vekili avukat ...’ın hesabına ödendiğini, Geyve İcra Dairesine18.10.2021 tarihinde haricen tahsil harcı olarak 9.763,00-TL yatırıldığını, müvekkilden tahsil edilen bu bedellerin tamamen hukuka aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabulü gerektiğini belirterek, Ak Sigorta Anonim Şirketi'nin açmış olduğu takipten dolayı müvekkilinin ödemiş olduğu toplamda 259.763,00-TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre denkleştirici adalet ilkesi uyarınca günümüz alım koşullarına uyarlanarak iade edilmesini, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek yetki ilk itirazında bulunduğu, zaman aşımı itirazında bulunduğu, kazanın oluşumunda davacı taraf sürücüsünün KTK madde 47/1-d(d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak)(aracı boşta ve frenleri çekili bırakmamak) nedenleri ile sorumlu olduğunu, ayrıca davacı araç sürücüsünün 0,24 promil alkollü olduğunu ve bu miktarın ticari araçlar için kullanım sınırının üzerinde olduğunu, hasar dosyası kapsamında sigortalı araç sürücüsünün alkol testi yapıldığında 0.14 promil alkolü olduğu ve alkol testinin 42 dakika sonra yapılması sebebi ile yapılan hesaplama sonucu promil oranının 0.10,5 artacağı düşünülerek toplam alkol oranının 0,24 olduğunun tespit edildiğini, işbu kaza kapsamında dava dışı 3. kişi ...'ye 35.000,00-TL, dava dışı 3. Kişi ...'ye 134.587,16-TL ve dava dışı 3. kişi ...'e 37.468,64-TL ödeme yapıldığını, dava dışı araç sürücüsü ...'in aldığı alkolün kazada birebir etkili olduğunu ve meydana gelen hasarı teminat dışı bıraktığını, sigortalı araç sürücüsünün güvenli sürüş yeteneğinin tehlikeye girdiğini, alınan alkolün kazada etkili olduğunu, bu sebeple ödenen tazminat bedelinin davalı yandan rücuen tahsil etme hakkının bulunduğunu, rücuen talep hakkına binaen, Geyve İcra Dairesi’nin 2021/334 Esas numaralı dosyası ile haksız fiilden sorumlu olan araç maliki ...'e karşı icra takibi başlatıldığını, olayda davacı tarafın araç işleten olarak kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, bunun yanı sıra Sigorta Genel Şartları B.4/c gereği aracın alkollü sürücü tarafından kullanılmasından kaynaklı olarak da sorumluluğu bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davanın İİK 72/7 Maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmış olması sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde açıkça genel hükümlere göre dava açtıklarını bildirmiş olduklarını, Mahkemece davanın istirdat davası olarak kabul edilmesi ve hak düşürücü süreden reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası açıldığını, Yargıtay kararlarının da istirdat davasında dava açma sürenin sona ermesi halinde genel hükümlere göre dava açılabileceği ve sebepsiz zenginleşen kişiye ödenen bedelin geri istenebileceği yönünde olduğunu, icra takibinden kaynaklı icra tehdidi altında ödemiş oldukları 259.763,00 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre denkleştirici adalet ilkesi uyarınca günümüz alım koşullarına uyarlanarak iade edilmesini dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2024 tarih, 2023/745 Esas - 2024/164 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalı sigorta şirketinin başlatmış olduğu Geyve İcra Müdürlüğünün 2021/334 esas sayılı takip dosyası kapsamında, yapmış olduğu haricen ödemeleri sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davacıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı, davalı sigorta şirketinin başlatmış olduğu Geyve İcra Müdürlüğünün 2021/334 esas sayılı takip dosyası kapsamında, yapmış olduğu haricen ödemeleri sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davacıdan tahsilini dava ve talep ettiği, davalı vekilince olayda davacı tarafın araç işleten olarak kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, bunun yanı sıra Sigorta Genel Şartları B.4/c gereği aracın alkollü sürücü tarafından kullanılmasından kaynaklı olarak da sorumluluğu bulunduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafından, davalı sigortaya fazladan ödendiği ileri sürülen tazminat tutarının sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan geri istenip istenemeyeceği, somut uyuşmazlıkta İİK'nın 72/5-6 maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı, hak düşürücü süre bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır. Geyve İcra Müdürlüğünün 2021/334 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün 2020/11409 Esas sayılı takip dosyası ile borcun sebebi "10.06.2018 hasar tarihli 7416973-15034275-3 dosyadan çıkan 16.10.2018 trh ödemenin RÜCU ALACAĞI. 37.468,64 TL 10.06.2018 hasar tarihli ...-...-2 dosyadan çıkan 18.09.2018 trh ödemenin RÜCU ALACAĞI. 134.587,00 TL 10.06.2018 hasar tarihli ...-...-1 dosyadan çıkan 27.08.2018 trh ödemenin RÜCU ALACAĞI. 35.000,00 TL" açıklaması ile toplam 241.040,37-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davacının yetki itirazı üzerine dosyanın Geyve İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve takibin Geyve İcra Müdürlüğünün 2021/334 Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği, Geyve İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emrinin 29.07.2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ödeme emrine süresinde yapılan bir itirazın bulunmadığı, alacaklı vekilinin 18.10.2021 tarihli icra dosyasına sunmuş olduğu dilekçe ile alacak miktarının haricen tahsil edildiğini, tahsil harcının borçludan alınarak dosyanın infaza kaldırılmasını talep ettiği, icra müdürlüğü tarafından 19.10.2021 tarihinde dosyanın haricen tahsil ile kapatılmasına karar verildiği görülmüştür. Somut olayda; davacı tarafından, icra dosyasına 17.08.2021, 17.09.2021 ve 18.10.2021 tarihlerinde icra tehdidi altında ödeme yapılmış olduğu uyuşmazlık konusu olmayıp bu durumun İİK'nın 72/5-6 maddeleri kapsamında kalarak davacının, iş bu davada ki talebinin " istirdat davası niteliğinde" olduğunun kabulünün gerekmesi, hal böyle olunca icra baskısı altında yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren 1 (bir) yıllık süre içerisinde iadesi (istirdadı) için dava açılmasının gerekmesi, bu sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olması ve Mahkemece re'sen değerlendirilmesi gerektiği yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmaması dikkate alındığında; elde ki davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 27/12/2023 tarihinde açıldığı tespit edilerek Mahkemece, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine ilişkin karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*