T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1320 KARAR NO : 2025/2271 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2023 NUMARASI : 2022/465 Esas - 2023/746 Karar ASIL DAVA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1320 KARAR NO : 2025/2271 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2023 NUMARASI : 2022/465 Esas - 2023/746 Karar ASIL DAVA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13/09/2022 BİRLEŞEN DAVA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/12/2022 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 20/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında hizmet alımına ilişkin sözleşme kurulduğunu, sözleşme konusu işin bedelinin 12.980,00 USD olarak belirlendiğini, 25.02.2022 tarihinde 7.250,00 USD ve 01.03.2022 tarihinde 2.750,00 USD tutarında ödemeleri davalıya yaptıklarını, davalının sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmemesine karşın 181.720,00 TL tutarlı fatura tanzim ederek kendilerine tebliğ ettiğini, davalının bu faturaya itiraz ettiğini, kendilerinin sorumlu olmadıkları yol ve konaklama giderlerini de davalıya ödediklerini ve buna ilişkin tutarın 63.892,00 TL olduğunu, bunun üzerine Kocaeli İcra Dairesi’nin 2022/52219 E. sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine takip başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, her ne kadar arabuluculuk müzakereleri yürütseler de davalı ile uzlaşamadıklarını, bu nedenlerle davanın kabulünü, %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya dava dilekçesinde davacı vekili özetle; Müvekkili ile davalı yan arasında 25.02.2022 tarihli sözleşme ile; İstanbul Ümraniye Bölgesindeki Alarko Carie firmasından davalı tarafça alınan İkinci El Rulo Sac Dilme Hattının, Alarko Carie Firmasından Sökülüp davalının İzmir Gaziemir' deki Fabrikasına Kurulumu yapılması için sözleşme imzalanmış olduğunu, bu sözleşmenin bedelinin toplamda 11.000USD+KDV olarak taraflarca belirlendiğini, müvekkili tarafından 25.10.2022 tarihinde AKE ... numaralı 181.720-TL bedelli e-fatura tanzim edilerek davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın ise, sözleşmeden kaynaklı ve taraflarca kabul edilen sözleşme bedelinin 138.000TL'lik kısmını ödediğini ancak, 25.10.2022 tarihinde AKE ... numaralı 181.720-TL bedelli e-faturadan kalan bakiye borcu olan 43.720,00TL miktarı müvekkil firmaya ödememiş olduğunu, bakiye alacağın tahsili amacı ile müvekkili tarafından İzmir 26. İcra Dairesinin 2022/13125 E. sayılı dosyası ile de takip başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emrinin davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptalinin gerektiğini, müvekkili şirketin, davalı şirketle imzaladığı sözleşme gereğince yapılması gereken söküm ve kurulum işlemleri başta olmak üzere sözleşmeden doğan tüm edimlerini tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davalı tarafın bakiye borcu ödememek ve sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmemek adına; Karşıyaka 5. Noterliği vasıtası ile AKE ... numaralı 181.720-TL bedelli faturaya haksız bir şekilde itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazının haksız, dayanaksız olmakla beraber alacağın tahsilini engellemeye yönelik olduğunu beyanla öncelikle açılan davanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/465E. Sayılı dosyası ile HMK 166 uyarınca bağlantılı olması sebebi ile birleştirilmesine, davalı-borçlunun İzmir 26. İcra Müdürlüğü 2022/13125 Esas sayılı dosyasında vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve bu alacağa takip tarihinden itibaren, avans faizi oranı üzerinden faiz yürütülmesine, takip konusu alacağın %20’ dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının itirazında haksız olan davalıdan alınarak müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile akdedilen sözleşmenin kendilerine yüklediği tüm edimleri ifa ettiklerini, kurulumu yapılan makinelerin sevk vb. masraflarının sözleşme uyarınca davacıya ait olduğunu, kendileri ilgili işi tamamlamışken tanzim ettikleri faturaya itiraz edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının eldeki davayı kötü niyetle açtığını, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... ASIL DAVA BAKIMINDAN; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Kocaeli icra dairesinin 2022/52219 esas sayılı takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin 15.497,00-TL asıl alacak, 126,10-TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, -Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN; 1-Davanın KABULÜ ile; -İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2022/13125 esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile; takibin devamına, -Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl dosyada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işlemiş faize ilişkin mahkemenin takdirinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde taraflarına ödenmesi gereken arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmediğini, sadece davalı tarafın defter ve kayıtlarında yapılan incelemeye göre yerel mahkemece birleşen dava yönünden kabul kararı verilmesinin kabul edilemeyeceğini, işbu hususta davacı tarafından toplam 59.217,00-TL bedel ile yapılan masraflara ilişkin dekontların 13.04.2023 tarihli Bilirkişi Raporunun ekinde mahkemeye sunulmuş olduğunu, söz konusu masraf dekontlarının da dairenizce dikkate alındığında mahkemenin 27.12.2023 tarihli kararının eksik inceleme ile verildiğinin sabit olacağını, birleşen dava yönünden karşı tarafın tüm taleplerinin reddine karar verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının esas dava yönünden kesin olduğunu, davacının istinaf başvurusunun kesinlik sebebi ile reddinin gerektiğini, davalı şirketin, davacı şirketle imzaladığı sözleşme gereğince yapılması gereken söküm ve kurulum işlemleri başta olmak üzere sözleşmeden doğan tüm edimleri eksiksiz ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, dosya kapsamı incelendiğinde tarafların ticari defterleri incelenmiş olup, birleşen davada haklı olduklarının resmi ve geçerli ticari kayıtlar vasıtası ile de ortaya konulduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2023 tarih, 2022/465 Esas - 2023/746 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava sözleşme gereği fazla ödenen bedelin iadesinden kaynaklanan itirazın iptaline, birleşen dava faturadan kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl davacı-birleşen davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında 25.02.2022 tarihli sözleşme imzalandığı, anılan sözleşme kapsamında asıl davacı-birleşen davalının Alarko Carie den aldığı ikinci el rulo sac dilme hattının anılan fabrikadan sökülmesi ve asıl davacı-birleşen davalının İzmir ili Gaziemir ilçesindeki fabrikasına montajı hususunda tarafların anlaştığı, bu kapsamda sözleşme bedelinin 12.980 USD (KDV dahil) olarak belirlendiği, davacı- birleşen davalının bu kapsamda davalı-birleşen davacıya 138.000,00 TL ödeme yaptığı, davalı-birleşen davacının tarafından sözleşme konusu işe ilişkin olarak düzenlediği 25.04.2022 tarihli 181.720,00 TL bedelli faturadan ödenmeyen kısım olarak 43.720,00 TL bakiye bedel kaldığı, davacı -birleşen davalı tarafından yol, konaklama vb. masrafların davalı adına yapıldığı, anılan bedellerin 63.892,00 TL olduğunun, anılan bedelden fatura bedeli düşüldüğünde davacının davalıya fazladan 20.172,00 TL ödeme yaptığının iddia edilerek asıl davaya konu takibin başlatıldığı, davalı-birleşen davacı tarafça ise fatura bedelinden ödenmeyen 43.720,00 TL için takip başlatıldığı, davacı-birleşen davalı tarafça yapıldığı iddia edilen masraflardan kendilerinin sorumlu olmadığından bahisle itirazın iptali davasının açıldığı ve eldeki asıl dava ile birleştirildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı asıl davacı-birleşen davalı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür. 1-Asıl dava yönünden; 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde; "miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesi 1. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca; Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz."hükmünün yanı sıra, karar tarihinde yürürlükte bulunan aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkemece 6100 sayılı yasanın ek 1/2. maddesindeki değişiklik tarihi olan 04.06.2025 tarihinden önce verildiğinden, anılan tarihte yürürlükteki düzenlemeye göre 2023 yılı için 6100 sayılı HMK'nın 341-(2) maddesindeki kesinlik sınırı 17.830,00-TL olmuştur. Mahkemece; kabul edilen (15.623,10 TL) ile reddedilen (4.731,69 TL)ve istinaf incelemesine konu edilen miktarların ayrı ayrı karar tarihi itibarı ile 6100 sayılı HMK'nın 341-(2) maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altında olup, ilk derece mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi sonuca etkili değildir. Bu nedenlerle asıl davacı- birleşen davalının bu asıl davaya yönelik istinaf istemlerinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Birleşen dava yönünden; İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir. İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. Diğer taraftan, İİK’nın 67. maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k. Sayılı ilamı) Somut olayda; birleşen dosya davacısı taraflar arasındaki 25.02.2022 tarihli sözleşme ve bu sözleşme kapsamında tanzim edilen 25.04.2022 tarihli 181.720,00 TL bedelli fatura kapsamında davalının davacıya 138.000,00 TL ödeme yaptığı, bakiye bedeli ödemediğini savunmuş; davalı ise anılan sözleşme ve fatura kapsamında davacıya 138.000,00 TL ödediğini, davalının makine sökme ve kurulumu için yaptığı yol, konaklama vb. giderlerin davalı tarafından ödendiğini, bu kapsamda davalı adına 63.892,00 TL ödeme yapıldığını, anılan ödeme mahsup edildiğinde davalının davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasında 25.02.2022 tarihli sözleşme olduğu, sözleşme ve fatura bedelinin 181.720,00 TL olduğu, davalı tarafından sözleşme ve fatura kapsamında davacıya 138.000,00 TL ödeme yapıldığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki asıl ihtilaf, davalı tarafından davacının makine montajı işlemlerinden kaynaklanan yol ve konaklama vb. giderleri için yapıldığı iddia edilen 63.892,00 TL masrafın yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise anılan masraflardan kimin sorumlu olduğu hususundadır. Dosyaya davalının defterlerinin incelenmesi sonucu sunulan 13.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından yol ve konaklama, vb. işler için 59.217,00 TL masraf yaptığının tespit edildiği görülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen 25.02.2022 tarihli sözleşmede “…Makine ikinci olup Akdeniz Grup Sanayi Makinaları Tic. Ltd. Şti.’nin garantisini kapsamamaktadır. Akdeniz Grup Sanayi Makinaları Tic. Ltd. Şti. makinanın söküm ve aynı şekilde kurulmasından mesul olup makine ve ekipmanlarının sevki, yol sigortası, kurulacağı alandaki inşaat yapısı, ambalaj malzemesi vs makinenin alıcısı olan Egem Metal Profil ve Nak. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti’ye aittir.” İbaresinin bulunduğu görülmüş olup, anılan düzenleme gereği davacının sadece makinenin sökümü ve takılmasından sorumlu olduğu, makine ve ekipmanlarının sevki, yol sigortası, kurulacağı alandaki inşaat yapısı, ambalaj malzemesi vs. makinenin alıcısı olan davalının sorumlu olduğunun açıkça kararlaştırıldığı, bu durumda sökme ve montaj işleri dışındaki masraflardan birleşen dosya davacısının sorumlu olmadığı, ancak montajdan dolayı sorumlu olması nedeniyle montaj için davacının İzmir'deki çalışanlarının ve yetkilisinin konaklama giderlerinin montaj giderlerinden olduğundan makinelerin montajının yapıldığı İzmir ilindeki birleşen dosya davacı yetkilisi ve çalışanları için ödendiği bilirkişi tarafından belirlenen 6.324,00 TL İzmir ilindeki konaklama bedeli dışındaki giderlerden davacının sorumlu olmadığı, birleşen dosya davacısının sorumlu olduğu konaklama giderlerinin asıl dosyada karara bağlandığı da anlaşıldığından birleşen dosyadaki alacaktan ayrıca mahsubunun gerekmediği anlaşılarak, birleşen davanın bu nedenlerle kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçede yazılı nedenlerle kabulü hatalı olmuştur. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Bu nedenlerle; asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısının birleşen davaya yönelik istinaf taleplerinin kamu düzeni yönünden kabulüne, diğer istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden reddine, asıl davaya yönelik istinaf isteminin usulden reddine, yerel mahkemenin kararının yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Asıl dosya davacısının asıl davaya yönelik istinaf isteminin USULDEN REDDİNE, Birleşen davaya yönelik istinaf taleplerinin kamu düzeni yönünden kabulüne, diğer istinaf istemlerinin REDDİNE, 1-)Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2023 tarih, 2022/465 Esas - 2023/746 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, ASIL DAVA BAKIMINDAN; a-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Kocaeli icra dairesinin 2022/52219 esas sayılı takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin 15.497,00-TL asıl alacak, 126,10-TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, -Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.067,21-TL harçtan, peşin alınan 245,84-TL harcın mahsubu ile bakiye 821,37 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafından yapılan 245,84-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 185,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.512,04-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre 2.695,49TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ç-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 15.632,10-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, d-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddolunan kısmı uyarınca 4.731,69-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, e-Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN; a-Davanın KABULÜ ile İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2022/13125 esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile; takibin devamına, -Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.195,40-TL harçtan, peşin alınan 564,97-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.630,43 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafından yapılan 567,97-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.512,04-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre 648,67-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ç-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, d-Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Asıl dava yönünden alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısından tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Birleşen dava yönünden alınması gerekli 3.195,40-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 798,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.396,65-TL'nin asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısından tahsili ile hazineye irat kaydına, c-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, d-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, e-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden tarafa iadesine, f-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, g-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, ğ-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*