T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/916 - 2026/1058 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/916 KARAR NO : 2026/1058 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2026 NUMARASI : 2025/613 E. - 2026/101 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinc…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/916 - 2026/1058 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/916 KARAR NO : 2026/1058 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2026 NUMARASI : 2025/613 E. - 2026/101 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/02/2026 tarih ve 2025/613 E. - 2026/101 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket için iş makinesi, yük vb. taşıdığını, aynı zamanda davalı şirkete taşıma işlerinde kullanması için müvekkiline ait aracın kiralandığını, davalı şirkete söz konusu işlerin bedelinin fatura edildiğini, davalı şirketin faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, buna karşın bahse konu fatura bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle girişilen icra takibinin, davalı tarafın haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı ile aynı adreste faaliyette bulunan ve fiilen birlikte hareket eden ... Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti ile süreç içinde fatura/ödeme akışı gerçekleştiğini; kimi zaman davacının, kimi zaman bu şirketin fatura kesmtiğini, ödemelerin de bazı zamanlarda bu şirkete yapıldığını, müvekkilinin bu şirketten 708.980 TL alacağının bulunduğunu, davacının fazladan kiralama faturası kestiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı borçlu tarafından şirketin adresinin Ümraniye/İstanbul olduğunu belirterek yetkili icra dairesine dosyanın gönderilmesinin talep edildiği, yetki itirazının usulüne uygun olarak yapıldığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı gibi HMK m. 17 hükmünün uygulanmasını sağlayacak yönde bir yetki anlaşmasının da bulunmadığı, takip dayanağı faturalardan "Çift Çeker Zonguldak Kira Bedeli" şeklinde taşıma işinin ve kiralanan araçların kiralama yerinin Zonguldak İli olduğu, davalı yanın da cevap dilekçesinde bu konuda fiili ifanın Zonguldak İlinde bulunan kiralama ve taşıma operasyonları ile bağlı olduğu yönündeki beyanları karşında, sözleşmenin ifa yerinin davalının faaliyet gösterdiği Zonguldak adresi olduğunun kabulünün gerektiği, davacı takip alacaklısının ise icra takibini kendi merkezi olan Ankara İcra Dairesinde yaptığı, davalı/borçlu tarafından takibe yetki yönünden de itiraz edildiği ve kendi merkezi olan İstanbul İcra Dairesinin yetkili olarak gösterildiği, takibin davacının edimi olan "taşıma/nakliye ve kiralama" işinin ifa yerinin, taşımanın yapıldığı/bittiği yer icra dairesinde yapılmaması durumunda, artık yetki itirazında seçim hakkının borçluya geçtiği, davalı/borçlu tarafından İcra Dairesinin yetkisine yapılan itirazın geçerli ve usulüne uygun olduğunun kabulünün gerektiği, dolayısıyla ortada geçerli bir icra takibinin bulunduğundan bahsedilemeyeceği, yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunmasının, itirazın iptali davası bakımından özel dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın HMK m. 114/2 ve 115/2 hükümleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme kararının gerekçesinde dosya ile hiçbir ilgisi bulunmayan, başka bir dosyadan kopyalandığı açık olan ifadelere yer verildiğini, bu durumun eksik incelemeyi gösterdiği gibi mahkemece verilen kararın HMK madde 297'nin hükmünü de ihlal etiğini, takibe konu alacağın bir para borcu bulunduğunu, 6098 sayılı TBK madde 89 uyarınca para borçlarının ifa yerinin alacaklının yerleşim yeri olduğunu ve müvekkilinin kendi yerleşim yerinde icra takibi başlatmasının hukuka uygun bulunduğunu, mahkemenin fatura açıklamalarında yer alan "Zonguldak" ibaresini esas alarak fiziki ifa yerini yetki kuralı gibi yorumlanmasının hatalı olduğunu, fiziki hizmetin nerede verildiğinin, bedelinin ödenmesi borcunun (para borcunun) niteliğini değiştirmeyeceğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 10. maddesinin, sözleşmeden doğan davaların ifa yeri mahkemesinde de açılabileceğini düzenlediğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 50 atfıyla bu kuralın icra daireleri için de geçerli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma ve kira ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere; davacı taraf davalıya taşıma ve kira hizmeti verdiğini, taşıma ve kira ücretine dayalı fatura bedelinin ödenmediğini, fatura bedelinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürmüş, davalı taraf da gerek icra takibi aşamasında gerekse de süresinde sunduğu cevap dilekçesinde, HMK'nın 6. maddesi gereğince yetkili icra dairesinin ve mahkemenin Ümraniye/İstanbul İcra Dairesi ve Mahkemesi olduğunu savunmuş, davacı taraf ise davalının yetki itirazına karşı TBK'nın 89. maddesi gereğince icra dairesinin ve mahkemenin yetkili olduğunu ileri sürmüş, mahkemece de davalı tarafın yetki itirazı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı alacaklının kendi ikamet yerinde dava açma yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Yasa'nın 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda, aksi kararlaştırılmadıkça para borcu, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden, alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Somut olayda davalı taraf, davacı tarafça taşıma ve kira hizmeti verildiğini, diğer bir deyişle taraflar arasında akdi ilişkinin varlığını kabul etmiştir. Bu durum karşısında mahkemece taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı bakımından somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden, alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu, dolayısıyla davacı alacaklının kendi ikamet adresi olan Ankara icra dairelerinde ve mahkemelerinde icra takibi yapabilip dava açabileceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 19/02/2026 gün ve 2025/613 E. - 2026/101 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 21/05/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.