T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1341 - 2025/2311 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1341 KARAR NO : 2025/2311 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2024 NUMARASI : 2023/129 Esas - 2024/321 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : GENÇ …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1341 - 2025/2311 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1341 KARAR NO : 2025/2311 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2024 NUMARASI : 2023/129 Esas - 2024/321 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : GENÇ TURİZM NAKLİYAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 11/03/2023 KARAR TARİHİ : 31/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 07/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya personel taşıma hizmeti verdiğini ve beş adet fatura kestiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini beyan ederek toplam 72.335,83 TL alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bu dava konusu faturalara dayanarak Kocaeli İcra Müdürlüğü 2019/53098 sayılı dosyası ile takip başlattığını, itirazın iptali açmayarak bu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının yakıt bedellerini düşmeden faturalandırma yaptığını, sözleşmenin fesih kısmının 11. maddesinin 3 ve 4 bentleri uyarınca tedarikçinin sözleşmeye aykırı olarak iş bırakması durumunda bir aylık hakedişinin kendisine ödenmeyeceğini ayrıca 3 aylık hakedişi tutarındaki bedeli de cezai şart olarak ödemekle yükümlü olacağını, davacının eylemli olarak işi bırakmak suretiyle sözleşmeyi usule uymaksızın feshettiğini, ayrıca zamanaşımı def'inde de bulunduklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın KISMEN KABULÜ ile 43.188,19 TL'nin temerrüt tarihi olan 03/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davacı tarafından sözleşmede belirtilen usule aykırı olarak feshedildiğini, somut olay açısından; müvekkili firma bünyesinde çalışan tedarikçinin, aradaki sözleşmede yer alan açık hükümlere rağmen usulüne uygun olarak bildirim yapmaması ile kararlaştırılan usule aykırı hareketi neticesinde, sözleşmenin feshi söz konusu olup bu durumun; hem aradaki araç tedarik sözleşmesinin 11.maddesine hem de sadakat borcuna aykırılık teşkil ettiği sabit olup, müvekkil şirketçe davacı tarafın hakedişine yapılan cezai şart da bu vesile ile hukuka uygun bulunduğunu, ticari defterlerin birbirini teyit ettiğini, davacı yanın ticari defterlerini hatalı tutması nedeniyle ticari defterlerin sahibi lehine delil olması mümkün bulunmadığını, yakıt giderleri müvekkil şirket tarafından karşılanmamakta olup yakıt giderleri davacı/tedarikçi yan üzerinde olduğunu ve taraflar arasında imzalanan araç tedarik sözleşmesinde böyle bir hüküm bulunmadığını, yakıt alımlarına ilişkin ayrıntılı dokümanlar yerel mahkemeye sunulduğunu, dosya muhteviyatında davacı tarafından sözleşmenin usulüne uygun bir şekilde feshedildiğine dair evrak bulunmadığını, mevcut olmayan bir delili mahkemeye sunulması mümkün olmadığından sözleşmenin usule uygun feshedildiğini ispat külfeti davacıda bulunduğunu, davacının güzergah gösterilmediğine dair beyan ve savunması bulunmadığını, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında; "davalının güzergah belirleyip davacıya bildirmediği buna ilişkin bir delil de ibraz etmediği davacının sözleşmeyi feshine dair bir iradesinin bulunmadığı" davacıya güzergah bildirilmediği kaleme alındığını ancak yerel mahkemenin işbu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, sözleşmenin süreli olması ile cezai şartın mahsup edilmemesi arasındaki değerlendirmeye anlam verilemediğini, ayrıca, gerekçeli karardaki faiz türü hatalı olup ticari işlerde faiz oranının taraflarca kararlaştırılmadığı hallerde anapara ve temerrüt faiz oranları TTK'nın 9. maddesinde yapılan atıf gereğince 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun hükümleri çerçevesinde tespit edileceğini, 3095 sayılı Kanunun 1. Maddesi uyarınca kanuni anapara faiz oranı fatura tarihi itibariyle %9 olup taraflar aralarında temerrüt faiz oranını kararlaştırmamış iseler yıllık %9 oranında temerrüt faizi isteyebileceğini, bu izahla; yerel mahkemenin gerekçeli kararında alacağa avans faizi işletilerek tahsiline yönelik hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, kısaca, davacının sözleşmeyi 30 iş günü öncesinde yazılı bir şekilde feshettiğine yönelik belge sunamadığı, bu surette sözleşmeyi usulsüz feshettiğinin açık olduğu, davacının sözleşmeyi usulsüz feshettiğine yönelik ileri sürülen olumsuz nitelikteki durumun ispatının müvekkiline ait olmadığını, davacının sözleşmeyi usule uygun olarak feshettiğini ispat edemediğini yerel mahkeme kararın usul ve yasaya aykırı ve hatalı verildiği beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2024 Tarih - 2023/129 Esas - 2024/321 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; hizmet tedarik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalıya personel taşıma hizmeti verdiğini ve beş adet fatura kestiğini, ancak fatura bedellerinin ödenmediğini beyan ederek toplam72.335,83 TL alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği, davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının bu dava konusu faturalara dayanarak Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2019/53098 sayılı dosyası ile takip başlattığını, itirazın iptali açmayarak bu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının yakıt bedellerini düşmeden faturalandırma yaptığını, sözleşmenin fesih kısmının 11. maddesinin 3 ve 4 bentleri uyarınca tedarikçinin sözleşmeye aykırı olarak iş bırakması durumunda bir aylık hakedişinin kendisine ödenmeyeceğini, ayrıca 3 aylık hakedişi tutarındaki bedeli de cezai şart olarak ödemekle yükümlü olacağını, davacının eylemli olarak işi bırakmak suretiyle sözleşmeyi usule uymaksızın feshettiğini, ayrıca zamanaşımı def'inde de bulunduklarını beyan ederek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından sözleşmeye aykırı olarak fesih edilip edilmediğine ilişkinidir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği gereği davacı servis taşımacılığı işini yaptığını, davalı ise, yapılan işin bedelinin ödediğini ispatla yükümlüdür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Tarafların ticari defterleri, yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde, lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde, dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Diğer taraftan; fatura düzenlenmiş olması tek başına hizmetin verildiği anlamına gelmediği için basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının faturaları defterlerine kaydetmiş olması gerekmektedir. Davacı defterleri usulüne uygun tutulmuş ve bu defterlerde ödeme kaydına ilişkin davalı lehine bir kayıt var ise, bu durum davalı lehine delil oluşturacaktır. Taraflar arasında 01/01/2018-31/12/2018 tarihlerini kapsayan ... numaralı hizmet tedarik sözleşmesi imzalanmıştır. Anılan sözleşmenin davacı yönünden sözleşmenin feshini düzenleyen 11.3 maddesi "Sözleşmeyi sona erdirmek isteyen tedarikçi sözleşmeyi feshetmek istediği günün en az 60 iş günü öncesinden yazılı olmak suretiyle şirket yetkilisine işten ayrılma bilgisini verme şartlarını yerine getirmek ve sözleşmeyi sonlandırmaya yönelik şirketin yazılı onayını almakla yükümlüdür. Tedarikçi bu haliyle sözleşmeye uygun fesih bildirimini süresinde ve usulüne uygun olarak yapar ve şirket tarafından tedarikçinin bu talebi uygun görülüp ayrılış tutanağı şirket yetkilisince imzalanır ise tedarikçi işbu imza tarihi itibariyle en az 60 iş günü daha Şirket'in talepleri doğrultusunda ve sözleşme şartlarına uygun olarak aynı şekilde tüm görev ve sorumluluklarını yerine getireceğini taahhüt etmiştir." hükmündedir. Yine anılan sözleşmenin 11.4 maddesi de "Tedarikçinin bu başvuruda (işten ayrılış başvurusu) belirtilmiş tarihten önce işi bırakması ya da Tedarikçinin sözleşme süresi içinde başka herhangi bir nedenle işi bırakması halinde, ayrıca hiçbir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın sözleşme şirket tarafından sona erdirilerek son 1 aylık hakedişi tedarikçiye ödenmeyecek olup, Tedarikçi ayrıca 3 aylık hakedişi tutarındaki bedeli de cezai şart olarak Şirkete nakten ve defaten ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder." hükmündedir. TBK.m. 106' ya göre, yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur. TBK.m.111'e göre alacaklı temerrüde düşerse borçlu sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. TBK.m 125 gereğince sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. TBK.m.181'e göre ceza koşuluna ilişkin hükümler, dönme durumunda ifa edilmiş olan kısmın alacaklıya kalacağını öngören sözleşmelere de uygulanır. TBKm.182'ye göre Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Eldeki olayda; davalı taraf sözleşmenin eylemli olarak davacı tarafından feshedildiğini savunmuştur. Davacının davalı ile imzaladığı 01/01/2018/31/12/2018 tarihlerini kapsayan ... numaralı hizmet tedarik sözleşmesi kapsamında Howon personellerine 01/01/2018 - 31/12/2018 tarihleri arasında servis hizmeti verdiği, davaya konu edilen faturaların anılan döneme ait olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İşbu sözleşmenin 31/12/2018 tarihinde sona ereceği yazsa da devamında ancak şirket sözleşmeyi feshettiğini tedarikçiye bildirmediği sürece işbu sözleşme müteakip yıllarda da aynı şartlarda devam edeceği düzenlenmiştir. Her ne kadar Mahkemece davacının sözleşmeyi feshine dair bir iradesinin bulunmadığı, sözleşmenin süreli olduğu, sözleşmenin ayakta olması nedeni ile davalının haksız fesih nedeni ile cezai şartın mahsup edilmesi talebinde bulunamayacağı değerlendirilmiş ise da tarafların tanık deliline dayandıkları, tarafların tanıkları dinlenerek sözleşmenin eylemli olarak davacı tarafından feshedilip feshedilmediği, davacının sözleşmeyi fesih ettiğinin kabulü halinde davalı tarafından yapılan cezai kesintisine ilişkin takas mahsup defi nedeniyle davacının 1 aylık hak ediş tutarı ve 3 aylık cezai şartın mahsup edilerek davacının davalıdan bir alacağının kalıp kalmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. (Benzer şekilde Dairemizin 2023/1416 Esas 2024/1898 Karar, 2023/2460 Esas ve 2025/856 Karar sayılı ilamları) Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/05/2024 Tarih - 2023/129 Esas - 2024/321 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 31/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*