(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/10413 E. , 2009/175 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ada 108 parsel sayılı 8.595,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... …
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/10413 E. , 2009/175 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ada 108 parsel sayılı 8.595,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve Emin Özkan adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın imar ve ihya edilmediği, taşlık, kayalık, çalılık yerlerden olduğu, zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu ve tespit gününe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı taraf yararına oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki çekişme, dava konusu taşınmaz üzerindeki imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğini kazanıp kazanmadığı tarım arazisi niteliğini kazanmış olması halinde davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17.maddelerinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. Uzman jeolog ve ziraatçı bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan raporlarda çekişmeli taşınmaz üzerindeki imar ve ihyanın tamamlandığı ve çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu belirtilmiş ise de, bu doğrultudaki açıklamaları raporların ekindeki fotoğraflarda görülen taşınmazın niteliği ile çelişmektedir. Dosyada bulunan keşif yerine ait olduğu mahkemece onaylanmayan fotoğraflara göre eğimi ve taşlık kayalık özellikleri itibariyle taşınmazın imar ve ihya ile iktisaba elverişli olmayan yerlerden olduğu izlenimi uyanmaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği tanıklardan çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi hususlarında olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeli keşif sırasında keşfi yapılan taşınmazın değişik açılardan fotoğrafları çektirilerek, bu fotoğraflar üzerinde taşınmazın sınırları işaretletilmeli, keşfi yapan hakim ve keşifte hazır bulunacak fenni bilirkişi tarafından fotoğrafların taşınmaza ait olduğu onaylanmalı, ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı, ya da imar ve ihya sonucu tarım arazisine dönüşüp dönüşmediği hususlarında komşu parsellerle karşılaştırmalı incelemeye dayanan ayrıntılı rapor alınmalıdır. Uzman ziraatçı bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile fen bilirkişinin krokisi arasında da gerekli bağlantının kurulmasına özen gösterilmeli, böylece taşınmazın öncesi, niteliği, zilyetlik şekli ve süresi hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde araştırılıp incelendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.