TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/12/2025 NUMARASI: 2025/806 Esas, 2025/1197 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapıla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/160 KARAR NO: 2026/190 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/12/2025 NUMARASI: 2025/806 Esas, 2025/1197 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; alacağın tahsili için başlatılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili,.... mimarı olan davacının, davalı borçlu şirketin 2 ayrı projesine peyzaj mimari projesi çizdiğini, çizilen projelerle ilgili istenen revizelerinde yapılması sonrasında davalı şirketin onay verdiğini ve davacıdan faturaları düzenlemesinin talep edildiğini, ... projesi adı verilen mimari proje çizimi hizmet bedeli için ... fatura numaralı 13.12.2024 tarihli 204.000,00 TL bedelli ve ... projesi adı verilen mimari proje çizimi hizmet bedeli için ... fatura numaralı 13.12.2024 tarihli 144.000,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 348.000,00 TL davalıya fatura düzenlendiğini, davalı borçlu şirketinde faturalardan doğan borcuna karşılık 15.08.2024 tarihinde 72.500,00 TL, 26.11.2024 tarihinde 72.500,00 TL 24.01.2025 tarihinde 72.500,00 TL olmak üzere toplamda 217.500,00 TL ödeme yaptığını, davacı kendi üzerine düşen tüm edimleri itina ile yerine getirmesine rağmen düzenlenen fatura üzerinden davalının bakiye 130.500,00 TL borcu kaldığını, temerrüde düştüğünü, işbu sebeple davalı borçlu aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzeriden icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin icra takibindeki asıl alacak ve bütün ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı/borçlunun itirazı üzerine müvekkilinin hak ve alacaklarının ödenmesi için 01.07.2025 tarihinde ... arabuluculuk numaralı dosyası üzerinden Türk Ticaret Kanunu Madde 5/A’dan doğan zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk toplantısında anlaşma sağlanamadığını, izah edilen nedenlerle davanın kabulü ile borçlu aleyhine başlatılan icra takibindeki asıl alacak tutarı olan 130.500,00TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu/davalının haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiği borcun temerrüde düştüğü tarih itibari ile hesap edilecek avans faizi oranından işlemiş ve işleyecek gecikme faizi yönünden takibin devamına, borçlu/davalının haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiği takip tutarı olan 130.500,00 TL üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece 25/12/2025 tarihli karar ile; dava konusu uyuşmazlıkta davacının tacir olmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari nitelikte olmadığı, buna göre işbu dava açısından Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyeceği, taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi niteliğinde de olmadığı, bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; davanın görev şartı yokluğundan reddine, Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, yerel Mahkemenin görev tespitinin eksik ve hatalı incelemeye dayadığını, yerel Mahkemenin davacının tacir olup olmadığını değerlendirirken yalnızca vergi dairesinden gelen müzekkere cevaplarına ve defter türüne dayandığını, davacının faaliyetinin niteliğinin, kapsamının ve sürekliliğinin incelenmediğini, davacının tacir sıfatının değerlendirilmesinde yanlış hukuki kriterlere dayandırıldığını, yerel Mahkeme gerekçesinde, davacının birinci sınıf tacir olmadığı, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bu nedenle de esnaf sayılması gerektiği sonucuna vardığını, oysa tacir sıfatı birinci veya ikinci sınıf tüccar ayrımıyla değil, bir ticari işletmenin kendi adına, sürekli ve bağımsız şekilde işletilip işletilmediğiyle belirlenebileceğini, işletme hesabı esasına göre defter tutan kişilerin de tacir olabileceğini, mahkemenin tacirliği yalnızca mali büyüklük ve defter türüyle sınırlı ele alarak Türk Ticaret Kanunu’nun sistematiğine aykırı bir sonuca ulaştığını, müvekkil şirketin iki ayrı inşaat projesinde yüksek bedelli teklifler sunmuş, alacağını cari hesap ilişkisi olarak ileri sürmüş ve ticari alacak iddiasıyla icra takibi başlattığını, bu olguların tamamının, davacının faaliyetinin arızi değil, süreklilik arz eden gelir elde etmeye yönelik ticari organizasyon olduğunu gösterdiğini, mahkemenin bu maddi olguları hiç tartışmadan, yalnızca müzekkere cevabına dayanarak hüküm kurduğunu. bu yönüyle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DEĞERLENDİRME: Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Görev kuralları kamu düzeninden olup HMK 114/1-c maddesi uyarınca dava şartlarındandır. Bu nedenle mahkeme yargılamanın her döneminde görevli olup olmadığını kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Mahkeme ilk önce görevli olup olmadığını inceleyerek karara bağlamalıdır. Yetki itirazlarında ise; yetki kesin yetki kapsamındaysa yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkünken, kesin yetki olmayan hallerde ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Bununla birlikte mahkeme hem görevsiz hem yetkisiz ise, önce görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden yetkisizlik kararı verilemez. Zira HMK 117/2 uyarınca yetki itirazı “görevli mahkeme” tarafından incelenebilir. Bu nedenle, mahkemenin hem görevine hem yetkisine itiraz edilmiş ise, mahkemenin ilk önce görevli olup olmadığını incelemesi ve şayet görevsiz olduğu kanısına varırsa görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli mahkemeye göndermesi, yetki itirazının ise bu görevli mahkemece değerlendirilmesi gerekir (HGK., 21.2.2018, 1001-245; Yargıtay 19. HD., 23.3.2015, 16027/4057). Davacı mimar olup vergi dairesin-den gelen cevaba göre 2023 yılında faaliyetini sonlandırdığı, öncesinde ise işletme hesabına göre defter tutan vergi mükellefi olduğu, tacir olmadığı anlaşılmıştır. Davalı şirket ise tacir olup ticari işletmesinin peyzaj mimari hizmeti için sözleşme yapmıştır. Dava konusu uyuşmazlık Türk Ticaret Kanunu madde 4s kapsamında ticari dava değildir. Genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin verdiği görevsizlik kararı usul ve yasaya uygundur. Açıklanan nedenler-le, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetile-rek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ../12/2025 tarih ve 2025/... Esas, 2025/... Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.