9. Hukuk Dairesi 2026/852 E. , 2026/1003 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/328 E., 2025/1021 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 73. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/401 E., 2024/28 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinl…
9. Hukuk Dairesi 2026/852 E. , 2026/1003 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/328 E., 2025/1021 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 73. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/401 E., 2024/28 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt içi ve yurt dışı şantiyelerinde, 2010-2018 tarihleri arasında, elektrikçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini ve Türkiye’ye gönderildiğini, davacının son ücretinin saatlik 6,50 USD olduğunu, 3 öğün yemek ve barınmanın işveren tarafından karşılandığını, fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili Şirket yapılanması içerisinde davacıya ilişkin bir kayda rastlanmadığını, davacının tüm iddia ve taleplerinin gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini sona erdirdiğini, ücret bordrolarında yıllık izin ücreti ödemesi tahakkuk ettirildiğini ve davacının ihtirazı kayıtsız imzaladığını, davacının yurt dışında çalıştığı göz önünde bulundurulduğunda yabancı hukukun uygulanması gerektiğini ve ücretinin brüt ücrete çevrilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, dosya kapsamında bulunan yurt dışı iş sözleşmesi ile çalışılan ülke hukukunun uygulanacağının ve çalışılan ülkenin mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiği, davalı ... AŞ'nin süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ile birlikte çalışılan ülke hukukunun uygulanması gerektiğini ifade ettiği, mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı yer olan ... olduğu, sözleşmenin fesih tarihinin 27.11.2018, dava tarihinin ise 30.12.2019 olduğu gerekçeleriyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; davalı vekilinin istinaf başvursunun kabulü ile alınması gereken harçtan davalının sorumlu tutulması ile arabuluculuk ücretinin Devletin tahsil etmesi gereken harç niteliğinde bir gider olduğu ve nasıl davanın reddi hâlinde harcın davacıdan alınmasına karar veriliyor ise arabuluculuk ücretinin de davacının karşılaması gerektiği değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davaya konu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinin yanlış yorumlandığını, 3. ... iş mevzuatına göre mahkemeye başvuru sürelerinin dikkate alınmasının hak arama hürriyetini kısıtladığını, 4. Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli kararı ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27/1 hükmü iptal edildiğinden uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.