T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/548 KARAR NO : 2025/1512 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 NUMARASI : 2023/575 Esas - 2023/1184 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av... DAVALI : ... VEKİLİ : Av... DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (T…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/548 KARAR NO : 2025/1512 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 NUMARASI : 2023/575 Esas - 2023/1184 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av... DAVALI : ... VEKİLİ : Av... DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2019 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 13/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin fatura alacağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine, Gebze 4. İcra Dairesi 2019/34695 Esas sayılı dosyası ile 349.420,71 TL asıl alacak, 27.938,07 TL faiz olmak üzere toplam 377.358,78 TL miktarlı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, icra dosyasında borcun tamamına tüm fer’ileri ile birlikte yapmış olduğu haksız itiraz neticesinde, icra takibinin durduğunu, davacı adına 24.07.2019 tarihinde Gebze arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmesinin 26.07.2019 tarihinde gerçekleştiğini ve karşı taraf katılmadığından anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalı borçlunun yaptığı tüm itirazların haksız olduğunu, uyuşmazlığın konusunun ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağına ilişkin icra takibe yapılan itirazın iptali davası olup; B.K'nın 73. maddesi hükmü uyarınca borcun salt para borcu niteliğinin bulunmasına göre, alacaklının ikametgah mahkemesinin, bu uyuşmazlığa bakmaya yetkisinin bulunduğunun kabulü gerektiğini, davacı ... Isı Yalıtım Plastik ve İnş. San Dış Tic. Nakl. Ltd. Şti.'nin strafor ve sünger konularında 2003 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, davacı şirket ile .... Tekstil firması arasında yıllardır süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirketin ... Tekstil firması için sünger üretmekte ve bu ilişki kapsamında borçlu ... Tekstil’in davacı şirkete olan borçları karşılığında faturalar düzenlendiğini, davalı borçlunun cari ekstresi incelendiğinde görüleceği üzere toplam 349.420,71 TL bakiye borcunun ödenmediğini, davacı şirketin bütün iyiniyetli çabalarına rağmen davalı borçlunun ödeme yapmaması üzerine Gebze 4. İcra Dairesi 2019/34695 Esas dosya numarası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun hiçbir gerekçesi olmadan, tamamen kötüniyetle takip dosyasına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunmasına rağmen, davalı tarafın haksız biçimde aralarında herhangi bir hukuki veya ticari ilişki bulunmadığı iddiasıyla tamamen borcu ödemekten kaçmaya çalıştığını beyanla davalı borçlunun Gebze 4. İcra Dairesi 2019/34695 Esas sayılı takip dosyasında ileri sürdüğü itirazlarının iptaline ve duran icra takibinin devamına, davalının asıl alacağın %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmış olduğu mahkemenin yetkili mahkeme olmadığını, takip ve dava konusu borcun aranacak borç niteliğinde olup, yetkili icra müdürlüğü ve yetkili mahkemenin borçlunun yerleşim yerinde bulunan Gaziantep İcra Müdürlükleri ve Gaziantep Mahkemelerinin olacağını, bu nedenle yetki itirazlarının kabulü ile; icra ve mahkeme dosyasının yetkili olan Gaziantep İcra Müdürlükleri ve Gaziantep Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında herhangi bir sözleşme/ akit bulunmadığını, taraflar arasında teknik olarak cari hesap sözleşmesi olmadığını, davalı arasında sözleşme olmadığını bilen davacı tarafın icra takibine dayanak olarak fatura, davaya dayanak olarak da cari hesap ekstrelerini gösterdiğini, faturanın tek başına sözleşme ilişkisini ve alacaklılık durumunu ispat etmediğini, davalı şirkete tebliğ edilmiş veya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş faturanın bulunmadığını, faturalara ilişkin olarak mal ve hizmet tesliminin de olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini, davacı/ alacaklının haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi yapması nedeniyle, alacaklı tarafın aleyhine, alacağın %20'si oranından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalı borçlunun Gebze (4.) İcra Müdürlüğü'nün 2019/34695 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 270.408,14.-TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu edilen ve hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si olan 54.081,63.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, 3-Davacı tarafın takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ticari defterlerinin delil olarak hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, sahte imzalı senet ve 3 çekin faturaya dayalı alacak olarak eklenmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunmaması ve faturanın tek başına alacaklılık borçluluk ispat etmemesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davalı şirkete tebliğ edilmiş veya usulüne uygun tebliğ edilmiş bir faturanın olmadığını, takip konusu faturalara ilişkin malların teslimine yönelik davacı tarafın ispat yükünü yerine getirdiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmekle davalının itirazında haklı olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatına karar verilmesinin hatalı olduğunu, arabuluculuk toplantısına mazeretli katılmamaları nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2023 Tarih - 2023/575 Esas - 2023/1184 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacının, faturadan kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2019/34695 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince bilirkişilerden 13/12/2020, 27/05/2021 ve 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporlarının alındığı ve 27/05/2021 tarihli ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 09/06/2023 tarih 2022/1096 esas 2023/960 karar sayılı kararı ile; " ... İcra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının 26/10/2018-12/12/2018 tarihleri arasında düzenlenmiş (13) adet faturaya dayalı alacağı için ilamsız icra takibi başlattığı, bilirkişilerden 13/12/2020, 27/05/2021 ve 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporlarının alındığı, raporlara göre; davacı şirketin taraflar arasındaki 2018 yılında gerçekleşen ticari ilişki kaynaklı takip tarihi itibariyle 57.408,14 TL alacaklı olduğu, ayrıca her biri 50.000,00 TL bedelli (3) adet çekten kaynaklanan 150.000,00 TL alacak olmak üzere davacının toplam 207.408,14 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda; icra dosyasına konu alacağa ilişkin faturaların davacının ticari defterlerinde yer almadığı, davalının kendi ticari defterlerine göre 57.408,14 TL borçlu olduğunun belirlendiği ancak hem davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporlarında icra takibine konu alacağa ilişkin döneme ilişkin defter dökümlerinin yapılmadığı, takip konusu fatura kayıtlarının gösterilmediği, hem de davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporlarında davalıya ait 2018 yılı defterlerinin incelenip dökümlerinin alınmadığı görülmektedir. Eldeki davaya konu icra takibinde alacağın dayanağı açık hesap veya cari hesap olmayıp 13 adet faturadır. İtirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olması nedeniyle taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi takip konusu faturalarla sınırlı olarak incelenmelidir. Bu durumda davacının, bu 13 adet fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Bu belirlemelere göre; takip dayanağı faturaların davalıya teslim edildiğine dair davacıdan delilerinin sorulması, tarafların BA BS formlarının getirtilerek, davalının 2018 yılı ticari defterlerinin ve diğer delillerin incelenmesi için SMMM bilirkişiden taraf ve mahkeme denetimine uygun ek bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir. Diğer yandan; 02/06/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 30439 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 'Dava Şartı Olarak Arabulucuklukta Arabuluculuk Faaliyeti' başlıklı 25/9 maddesi gereğince "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. Arabulucu tarafları ilk toplantıya her türlü iletişim aracıyla davet ettiğini belgelendirir. Arabulucunun düzenlediği belgeler geçerli mazeretin değerlendirilmesinde esas alınır." Bu hüküm uyarınca arabuluculuk son tutanağında davalı vekilinin toplantıya katılmayacağına dair mail yazısının da arabulucudan istenerek dosya arasına getirtilmesi gerekmektedir. ..." şeklindeki gerekçeyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda bilirkişi ek raporu alındıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık; davacının takip dayanağı olan faturalardan kaynaklı alacağı olup olmadığı noktasındadır. Kaldırma kararı sonrasında alınan 30/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı şirket tarafından 2018 yılında İlyasbey Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapılan bildirimde KDV hariç davalı şirkete 22 adet fatura ile 485.362,00 TL satış yaptığının bildirildiği, 2019 yılında satış bildirilmediği, bu bilgilerden davacı tarafından düzenlenen icra takibine konu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği ve dosya içeriğine göre faturalara süresi içinde yapılmış bir itiraz görülmemiş olmasından dolayı faturaların kesinleştiği, kesinleşen faturalar nedeniyle davacının, davalıdan 207.408,14 TL asıl alacak bakiyesi bulunduğu yönünde görüş bildirdiği görülmüştür. Mahkemece 30/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunu düzenleyen bilirkişiden duruşmada alınan beyanında; "Mahkemenize sunmuş olduğum ek raporu aynen tekrar ediyorum. Tespitlerim kayıtlara uygundur. Tarafların ticari defter ve kayıtlarında faturalar karşılıklı olarak kayıtlıdır. Ticari defter ve kayıtlardaki uyumsuzluk 3 adet 50 bin TL'lik çek ve 1 adet 63 bin TL'lik çekten kaynaklıdır. Bu çekler dışında 57.408,14.-TL'lik asıl alacak yönünden tarafların ticari defterleri birbiriyle uyumludur. 3 adet 50 bin TL'lik çek ile 1 adet 63 bin TL'lik çek karşılıksız çıkmıştır. Bu karşılıksız kalma davacının defterlerinde kayıtlıdır. Davacı 63 bin TL'lik çek için Gebze (4.) İcra Müdürlüğü'nün 2019/7128 Esas sayılı takip dosyasında takip yapmıştır. Bu dosyada tahsilat yapıldığına dair bir veriye ulaşılmamıştır. Ben rapor düzenlerken takip yapıldığı için bu 63 bin TL'lik çeki davacının cari alacağından düştüm. Bu alacak eklenmesi halinde davacının asıl alacağı mahkemenizin önceki hükmünde olduğu gibi 270.408,14.-TL olmaktadır. Yukarıda açıkladığım şekilde toplam 213 bin TL'lik çek dışında ticari defterlerde uyumsuzluk yoktur. Takdir mahkemenindir" şeklinde beyanda bulunulmuş olduğu görülmüştür. Eldeki davada, tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafın ticari defterlerinde alacağın işlendiği, davacının ticari defterlerinin envanter defteri hariç usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın usulüne uygun ihtarata rağmen 2018 yılı ticari defterlerini sunmadığı, 2019 yılı ve sonrası kayıtların birbirini teyit ettiği, karşılıksız çıkan çeklerin işlenmediği, 4 adet çek karşılığı toplam 213.000,00.-TL'ye her iki taraf ticari defterlerinde birbirini teyit eden 57.408,14.-TL alacağın eklenmesi ile davacının toplam 270.408,14.-TL asıl alacağı bulunduğu, tarafların BA ve BS kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, faturaların kayıtlara işlenmesi ile mal tesliminin gerçekleştiğinin karine olarak kabulü gerektiği, davalının takip öncesinde temerrüte düşürüldüğünün ispatlanamadığı, davacının davasını 270.408,14.-TL asıl alacak için ispat ettiği anlaşılmakla; Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2019/34695 Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 270.408,14.-TL asıl alacak üzerinden kısmen kabul edilmiş olmasında ve davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız olmasının anlaşılması ve takibe ve davaya konu edilen alacağın likit olması hususları değerlendirildiğinde takip konusu asıl alacağın %20'si olan 54.081,63.-TL tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan; İlk derece mahkemesince, arabuluculuk ücretinden davalı sorumlu tutulmuştur. 6325 sayılı HUAK'nun 18A/11. maddesinde; taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan tarafın, son tutanakta belirtileceği ve bu tarafın davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Eldeki uyuşmazlıkta, davalı arabuluculuk görüşmelerine katılmadığından 6325 sayılı Kanun'un 18/a maddesinin 11. fıkrası uyarınca arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline hükmedilmesi ve davalı lehine 6100 sayılı HMK'nın 323-(1)-ğ) bendinde yargılama giderleri arasında sayılan vekalet ücretine hükmedilmemesinde de herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 18.471,58 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 4.617,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.853,68 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*