Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11489 E. , 2024/7640 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11489 Karar No : 2024/7640 DAVACI : ...Derneği VEKİLİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : ... tarihli, ... sayılı Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararının "Hamidiye Mahallesi, ... ada, ... parseldeki caminin kullanım ömrünü tamamlaması nedeniyle ... Camiinin ... tarih ve ... sayılı ilke kararı k
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11489 E. , 2024/7640 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11489 Karar No : 2024/7640 DAVACI : ...Derneği VEKİLİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : ... tarihli, ... sayılı Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararının "Hamidiye Mahallesi, ... ada, ... parseldeki caminin kullanım ömrünü tamamlaması nedeniyle ... Camiinin ... tarih ve ... sayılı ilke kararı kapsamında ... parselde ihyasına yönelik hazırlanacak restitüsyon ve rekonstrüksiyon projelerinin değerlendirilmek üzere Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunulmasına" ilişkin kısmı ile bu işlemin dayanağı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı İlke Kararının iptali talep edilmiştir. DAVACININ İDDİALARI : 1956 yılında Sinop'un Gerze İlçesinde büyük bir yangın çıktığı ve yanan yapılar arasında ... ada, ... parseldeki Köşk Camiinin de bulunduğu, ilçe müftülüğünün ricası üzerine mülkiyeti davacı derneğe ait ... ada, ... parselde bulunan ve kuran kursu olarak kullanılan bir katlı yığma bina, yanan camiinin yerine yeni camii yaptırılana kadar çevredeki insanların camii ihtiyacını karşılamak üzere mescid olarak kullanılmasına geçici olarak rıza gösterildiği, zamanla yığma binanın üst katına ihtiyaç nedeniyle betonarme iki katlı bina yapılarak mescidin büyütüldüğü ve derneğe ait bir katlı yığma binanın üstüne yapılan bu iki katlı binaya ... Camii adı verilerek, bugüne kadar kullanılageldiği, yanan ... Camii'nin yerine ise yenisinin yapılmadığı gibi yanan camiye ait arsanın büyük bir kısmının boş olduğu ve bir kısmının da lokal olarak kullanıldığı, bu arada derneğe ait bir katlı yığma binanın üstüne statik ve mimari inceleme, kuvvetlendirme vs yapılmadan iki katlı camii yapılınca, zaman içinde dayanıklılığını yitirmesi nedeniyle 6306 sayılı Kanun gereği riskli yapı kararı verilerek, Kaymakamlık tarafından yıkım emri gönderildiği, gerekli girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine adli yargıda Diyanet İşleri Başkanlığına karşı açılan elatmanın önlenmesi davasının kazanıldığı, ancak, Gerze İlçe Müftülüğünün yanan ... Camiini bahane ederek, derneğin arsasına el koymak, kullanımını engellemek için, yıkılmaya yüz tutmuş camiyi kültür hazinesi adı altında tescile yönelik taleplerinin reddine rağmen, bu sefer, yanmış kül olmuş Köşk Camiinin konum, kütle, gabari, plan, cephe, yapım tekniği ve malzemesine ilişkin bilgi ve belge düzenleyerek söz konusu camiin ihyasını talep ettiği, İlçe Müftülüğünün bu talebinin subjektif ve kötü niyetli olmasına rağmen kabul edilerek, dava konusu işlemin tesis edildiği, ancak Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun dava konusu kararının dayanağını oluşturan ... sayılı ilke kararının da dayanağı olan ... sayılı ilke kararının "Müdahale Biçimleri" başlıklı bölümünün 3 numaralı paragrafında "Yeniden Yapma (Rekonstrüksiyon)" biçimindeki müdahalenin koşullarının belirtildiği, ancak Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu sözü edilen bu şartların oluşup oluşmadığını objektif bir şekilde değerlendirmeye tabi tutmadan, âfâkî ve keyfî bir yaklaşımla sadece ilgili müftülüğünün talebini gözeterek dava konusu işlemi tesis ettiği ileri sürülmüştür. Dava konusu edilen ... sayılı ilke kararında ise; herhangi bir nedenle yok olan korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli cami, mescit ve türbelerin rekonstrüksiyonuna ilişkin özel bir düzenleme getirildiği, buna göre yok olmuş tescilli cami, mescit ve türbelerin özgün kendilerine ait arsaya yeniden inşaalarının mümkün olmaması halinde bunun başka bir taşınmaz üzerinde de yapılabileceğinin düzenlendiği, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu dava konusu kararını, tescilli ... Camii'nin kendi özgün arsasına yeniden inşasının mümkün olup olmadığını araştırmadan eksik inceleme ile kararını tesis ettiği, öte yandan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun dava konusu ... sayılı İlke Kararının da hukuka aykırı olduğu, çünkü, tescilli olduğu halde sonradan yok olan kültür varlıklarının tamamı için değil de sadece tescilli cami, mescit ve türbeler için böyle bir düzenlemeye gidildiği, yine ilke kararında bu taşınmazların kendi parsellerinden farklı konumda veya yakın çevresinde başka bir parselde ihyasına ilişkin düzenleme bulunduğu, bu düzenlemenin keyfi ve kötüniyetli talep ve uygulamalara sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, sözü edilen cami, mescit ve türbe ile ilgisi olmayan arsalar üzerinde bu yapıların yeniden inşasının, o arsa maliklerinin mülkiyetine tecavüz sonucunu doğuracağı gibi bu arsaların niteliklerinin, özelliklerinin somut bir biçimde belirlenmeyip muğlak bir ifadeyle sadece "yakın çevresinde başka bir parselde" şeklinde bir tanımlama yapılmış olmasının keyfi uygulama ve mülkiyet tecavüzlerine adeta davetiye çıkardığı, nitekim işbu davanın konusunu oluşturan tescilli ... Camii, Gerze İlçesi ... Mahallesi'nde bulunduğu halde Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun dava konusu kararı ile Gerze İlçesi Hamidiye Mahallesi'nde bulunan davacı derneğe ait arsa üzerinde yeniden inşa edilmesine karar verildiği, bu olayda dahi ... sayılı ilke kararının düzenlediği "yakın çevre" ibaresinin ilgili mevzuata ve koruma amacına uygun olmadığı, bilakis keyfi olarak kullanılabildiğini gösterdiği ileri sürülerek, dava konusu işlemlerin iptali talep edilmiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise; ... tarih ve ... sayılı İlke Kararı ile Anayasanın ve 2863 sayılı Kanunun Kültür ve Turizm Bakanlığına verdiği yetki kapsamında, dini kültürel mirasımız olan ve çoğu anıt eser niteliğinde ancak elde olmayan sebeplerle yitirilmiş cami, mescit ve türbelerin, Koruma Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı ilke kararı doğrultusunda kendi parselinde, daha önce bulunduğu yapı oturum alanında yeniden yapılmasına, parselde kaldırılması mümkün olmayan bir yapı bulunması veya parselin tevhid, ifraz, yola terk vb. imar uygulamaları görmüş olması gibi nedenlerle imkan olmaması durumunda kendi parselinde farklı konumda veya yakın çevresinde başka bir parselde kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı rekonstrüksiyonunun yapılabilmesine olanak sağlandığı, söz konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, kaldı ki dava konusu İlke Kararına karşı açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 06/11/2019 tarih ve E:2019/15690, K:2019/10350 sayılı kararıyla, davanın reddine karar verildiği, diğer taraftan, davacının dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın mülkiyet hakkına el konulmasının söz konusu olmadığı, ... Camii'nin yanması ve çevrede ibadet yerine ihtiyaç duyulması nedeniyle, ... ada, ... parseldeki taşınmazın Kur'an kursu ve mescid olarak yıllardır kullanımda olduğu davacı tarafından da beyan edildiği, ... ada, ... parseldeki Cami'nin kullanım ömrünü tamamlaması sonrasında, özgün yerine inşa edilmesi mümkün olmayan, 2863 sayılı Kanun ve alt mevzuatı kapsamında anı değeri olan ve kültür varlığı niteliği taşıyan ... Camii'nin, ... ada ... parseldeki Cami yerine inşa edilmesiyle kıymetli bir değerin gelecek kuşaklara aktarılmasının sağlanacağı, bu duruma mevzuatın ve ilke kararlarının da izin verdiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : İlke kararı yönünden davanın reddine, bireysel işlem yönünden ise dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI :... DÜŞÜNCESİ : Dava, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 28/02/2023 günlü, 9143 sayılı kararı ile dayanağı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... günlü, ... sayılı İlke Kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir. Dosyanın incelenmesinden, Sinop ili, Gerze ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... Camisinin 1956 yılında Gerze'de çıkan yangında yanması ve sonrasında yıktırılması nedeniyle davacı derneğe ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki kuran kursu olarak kullanılmakta olan yapının 1962 yılından bu yana cami olarak kullanıldığı, Gerze Kaymakamlığının ... tarihli, ... sayılı yazısı ile taşınmaz üzerindeki yapının riskli yapı olarak tespit edildiğinden bahisle 6306 sayılı Yasa uyarınca yıktırılmasının istenildiği, bunun üzerine yapının cami olarak kullanılması nedeniyle davacı tarafından Diyanet İşleri Başkanlığına karşı açılan dava sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla taşınmaza el atmanın önlenmesine karar verildiği, bu arada Sinop Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce yapılan başvuru ile uyuşmazlığa konu taşınmazda yer alan caminin tescilinin istenildiği, ancak Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile caminin 2863 sayılı Kanun kapsamında kalmadığının anlaşılması nedeniyle tesciline gerek olmadığına karar verildiği, bu karara yapılan itirazın Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 03.11.2022 günlü, ... sayılı kararıyla reddedildiği ve kararda 1956 yılında yanan ve günümüzde yerinde bulunmadığı belirtilen Köşk Camisinin 2863 sayılı Kanun kapsamında kültür varlığı niteliği taşıması nedeniyle tescil işlemlerinin başlatılarak ... ada, ... parseldeki caminin kullanım ömrünü tamamlaması sonrasında ... günlü, ... sayılı İlke Kararı kapsamında ... sayılı parselde ihyasına yönelik projelerin değerlendirilmek üzere Koruma Bölge Kuruluna sunulmasına karar verilmesi üzerine yapılan incelemeler sonucunda dava konusu Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile ... Caminin kültür varlığı özelliği göstermesi nedeniyle 2863 sayılı Kanun kapsamında "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" olarak tescil edilmesine, koruma yapı grubunun 1. grup olarak belirlenmesine, ... Mahallesi, ... ada, ... parseldeki caminin kullanım ömrünü tamamlaması sonrasında ... Caminin ... günlü, ... sayılı İlke Kararı kapsamında ... parselde ihyasına yönelik hazırlanacak restitüsyon ve rekonstrüksiyon projelerinin değerlendirilmek üzere Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, yok olan ve kültür varlığı olarak tescil edilen ... Camisinin bulunduğu parselin boş olmasına karşın maliki olduğu taşınmazda ihyasına yönelik alınan kararın ve dayanağı ilke kararının mevzuata ve koruma amacına aykırı olduğundan bahisle iptali istenilmektedir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 1. maddesinde; bu Kanun'un amacı, korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmek olarak belirtilmiş; 3. maddesinde; "Kültür varlıkları; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır.", "Koruma ve Korunma; taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında muhafaza, bakım, onarım, restorasyon, fonksiyon değiştirme işlemleridir." tanımlarına yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 51. maddesinde, yurt içinde bulunan ve bu Kanun kapsamına giren korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hizmetlerin bilimsel esaslara göre yürütülmesini sağlamak üzere, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı "Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu" ile anılan Bakanlıkça belirlenecek bölgelerde "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları"nın kurulacağı hükme bağlanmış, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve restorasyonuyla ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirleme görev ve yetkisi Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kuruluna verilmiştir. 2863 sayılı Kanun'da "Yeniden Yapma (Rekonstrüksiyon)" ile ilgili herhangi bir kurala yer verilmemiş, konu 2863 sayılı Kanun'un 18. maddesine dayanılarak çıkarılan 11/06/2005 tarihli "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Yapı Esasları ve Denetimine Dair Yönetmelik"in "Yok olan tescilli taşınmaz kültür varlığı yapılar" başlıklı 12. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin 12. maddesinde; "Tescilli taşınmaz kültür varlıklarının herhangi bir şekilde yok olmaları halinde, bulunabilen yapının kalıntıları, daha önce hazırlanmış rölöve, restitüsyon, restorasyon projesi, her türlü arşiv belgesi, diğer yazılı, görsel ve sözlü bilgiler gibi kaynaklardan yararlanarak kendi parsellerinde, daha önce bulunduğu oturum alanında, belgelerin elverdiği oranda kitle, yükseklik ve özgün mimari özelliklerinde yeniden yapılır. Yeni yapım sürecinde, yukarıda sıralanan belgelere dayalı bir restitüsyon ve restorasyon etüdü ile koruma bölge kurulundan izin alınması gerekmektedir." hükmüne yer verilmiştir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Taşınmaz Kültür Varlıklarının Gruplandırılması, Bakım ve Onarımları başlıklı ... günlü, ... sayılı ilke kararının 1. bölümünün 3)"Yeniden Yapma (Rekonstrüksiyon)" başlığı altında " korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen ve tescil edilmesine ilişkin gerekli özellikleri taşımasına rağmen elde olmayan sebeplerle tescili yapılmamış ve/veya herhangi bir nedenle yitirilmiş olan yapının, gerek kültür varlığı niteliği, gerekse kültürel çevreye olan tarihsel katkıları açısından, eldeki mevcut belgelerden (yapı kalıntısı, rölöve, fotoğraf, her türlü özgün yazılı-sözlü, görsel arşiv belgesi vb.) yararlanmak suretiyle kendi parsellerinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında, eski cephe özelliğinde, aynı kitle ve gabaride, özgün plan şeması, malzeme ve yapım tekniği kullanılarak, kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı rekonstrüksiyon uygulamasının koşulsuz sağlanmasına" hükmüne yer verilerek, yönetmelikte yer alan hükümle uyumlu bir düzenleme getirilmiştir. Dava konusu ... günlü, ... sayılı İlke Kararıyla ise; "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı İlke Kararının 1. bölümünün 3) "Yeniden Yapma (Rekonstrüksiyon)" başlığı altında yer alan hükümlerin, cami, mescit ve türbelerde uygulanmasında karşılaşılan sorunlara ilişkin yapılan görüşmeler sonucunda, herhangi bir nedenle yok olan korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli ya da çeşitli nedenlerle tespiti yapılamayan ancak tescil değeri taşıyan cami, mescit ve türbelerin, kültürel mirasımızın yaşatılmasının sağlanabilmesi amacıyla rekonstrüksiyonunun yapılmasının esas olduğuna, kendi parselinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında kaldırılması mümkün olmayan yapıların bulunması veya parselin imar uygulaması görmüş olması (tevhid, ifraz, yola terk vb.) gibi durumlarda ve 05/11/1999 tarih ve 660 sayılı İlke Kararının uygulanamaması halinde, kendi parselinde farklı konumda veya yakın çevresinde başka bir parselde kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı rekonstrüksiyonunun yapılmasının uygun olduğuna karar verilmiştir. Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Yapı Esasları ve Denetimine Dair Yönetmeliğin 12. maddesinde, herhangi bir sebeple yok olmuş taşınmaz kültür varlıklarının, kendi parsellerinde, daha önce bulunduğu oturum alanında yeniden yapılacağı düzenlenmiş olmasına karşın, dava konusu ilke kararıyla yönetmelik hükmüne aykırı olarak cami, mescit ve türbeler yönünden taşınmaz kültür varlıklarının kendi parselinde farklı konumda veya yakın çevresinde başka bir parselde yeniden yapılmasına olanak tanındığı anlaşılmakla, ilke kararında üst hukuk normlarına uyarlık bulunmamaktadır. Dava konusu Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararına gelince: kararla 1956 yılında yanan ve sonrasında yıkılması nedeniyle yok olan ve kültür varlığı özelliği göstermesi nedeniyle korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen ... Camisinin, Hamidiye Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı davacıya ait taşınmazda ... günlü, ... sayılı İlke Kararı kapsamında ihyasına karar verilmiştir. Anılan işlemin dayanağı olan ... sayılı ilke kararı hukuka aykırı olması nedeniyle bu ilke kararına dayanılarak tesis edilen işlemde de hukuka uyarlık görülmemiştir. Diğer taraftan, yok olan ... Camisinin bulunduğu parselde ihya edilememesinin nedenleri somut olarak ortaya konulamamış olması nedeniyle işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile dayanağı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... günlü, ... sayılı İlke Kararının iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 19/12/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av....'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Dava dilekçesinin netice ve talep kısmında; Sinop İli, Gerze İlçesi, ... Mahallesinde bulunduğu ve 1956 yılındaki Gerze yangınında yandığı ifade edilen, günümüzde mevcut olmayan Köşk Camiinin kültür varlığı özelliği göstermesi nedeniyle 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmesine, koruma yapı grubunun 1. grup olarak belirlenmesine, tescil fişinin uygun olduğuna, ... Mahallesi, ... ada, ... parseldeki caminin kullanım ömrünü tamamlaması nedeniyle ... Camiinin ... tarih ve ... sayılı ilke kararı kapsamında ... parselde ihyasına yönelik hazırlanacak restitüsyon ve rekonstrüksiyon projelerinin değerlendirilmek üzere Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunulmasına ilişkin ... tarihli, ... sayılı Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı ile bu işlemin dayanağı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı İlke Kararının iptali talep edilmiş ise de, davacının dava dilekçesindeki beyanları dikkate alındığında esasen; ... tarihli, ... sayılı Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararının "... Mahallesi, ... ada, ... parseldeki caminin kullanım ömrünü tamamlaması nedeniyle Köşk Camiinin ... tarih ve ... sayılı ilke kararı kapsamında ... parselde ihyasına yönelik hazırlanacak restitüsyon ve rekonstrüksiyon projelerinin değerlendirilmek üzere Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunulmasına" ilişkin kısmı ile bu işlemin dayanağı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı İlke Kararının iptali talep edildiği anlaşıldığından, bu kısımlar inceleme konusu yapılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın "Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması" başlıklı 63. maddesinde; "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır. Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinde; "Kültür varlıkları; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar" şeklinde; koruma ve korunma; "taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında muhafaza, bakım, onarım, restorasyon, fonksiyon değiştirme işlemleri..." olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanunun izinsiz müdahale ve kullanma yasağını düzenleyen değişik 9. maddesinde; "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmü yer almış, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak bağlamında yetki ve yöntemi düzenleyen 10. maddesinde; "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir" hükmü düzenlenmiştir. Bu yetkinin kullanılması kapsamında, Kanunun 51. maddesiyle, yurtiçinde bulunan ve bu Kanun kapsamına giren korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hizmetlerin bilimsel esaslara göre yürütülmesini sağlamak üzere, Bakanlığa bağlı "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu" ile Bakanlıkça belirlenecek bölgelerde "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları" kurulacağı ve maddenin devamında "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu"nun görev ve yetkileri düzenlenmiş, 57. maddede ise, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla koruma bölge kurullarının görev ve yetkileri belirlenmiş ve (g) bendinde "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar almak" yetkileri arasında sayılmıştır. Taşınmaz kültür varlıklarının nakli başlıklı 20. maddesinde ise "Taşınmaz kültür varlıkları ve parçalarının, bulundukları yerlerde korunmaları esastır. Ancak, bu taşınmaz kültür varlıklarının başka bir yere nakli zorunluluğu varsa veya özellikleri itibariyle nakli gerekli ise, Koruma Bölge Kurullarının uygun görüşü ve gereken emniyet tedbirleri alınmak suretiyle Kültür ve Turizm Bakanlığınca istenilen yere nakledilebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Yapı Esasları ve Denetimine Dair Yönetmeliğin yok olan tescilli taşınmaz kültür varlığı yapılar başlıklı 12. maddesinde " Tescilli taşınmaz kültür varlıklarının herhangi bir şekilde yok olmaları halinde, bulunabilen yapının kalıntıları, daha önce hazırlanmış rölöve, restitüsyon, restorasyon projesi, her türlü arşiv belgesi, diğer yazılı, görsel ve sözlü bilgiler gibi kaynaklardan yararlanarak kendi parsellerinde, daha önce bulunduğu oturum alanında, belgelerin elverdiği oranda kitle, yükseklik ve özgün mimari özelliklerinde yeniden yapılır. Yeni yapım sürecinde, yukarıda sıralanan belgelere dayalı bir restitüsyon ve restorasyon etüdü ile koruma bölge kurulundan izin alınması gerekmektedir." hükmü bulunmaktadır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 5.11.1999 günlü 660 sayılı ilke kararının müdahale biçimleri başlıklı I.Bölümünde; 3) Yeniden Yapma (Rekonstrüksiyon): Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen ve tescil edilmesine ilişkin gerekli özellikleri taşımasına rağmen elde olmayan sebeplerle tescili yapılmamış ve / veya herhangi bir nedenle yitirilmiş olan yapının, gerek kültür varlığı niteliği, gerekse kültürel çevreye olan tarihsel katkıları açısından, eldeki mevcut belgelerden (yapı kalıntısı, rölöve, fotoğraf, her türlü özgün yazılı - sözlü, görsel arşiv belgesi vb.) yararlanmak suretiyle kendi parsellerinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında, eski cephe özelliğinde, aynı kitle ve gabaride, özgün plan şeması, malzeme ve yapım tekniği kullanılarak, kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı rekonstrüksiyon uygulamasının koşulsuz sağlanmasına, ancak uygulama gerçekleşinceye kadar parsellerde her türlü inşai ve fiziki müdahalenin yasaklanmasına, (otopark, fuar, sergileme vb.) yeni bir işlev ile kullanma ve aynı parselde tescilli yapı yerinde veya diğer boş alanlarda başka bir yeni yapılaşmaya izin verilmeyeceğine, tüm bu uygulamalar için koruma kurulu kararının alınması gerektiğine; yok olan tescilli yapılara ilişikin işlemler başlıklı IV. Bölümünde ise korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen ve tescil edilmesi gerekli olmasına rağmen, tescil aşamasından önce herhangi bir nedenle yok olan yapılar için; bu ilke kararındaki "I - Müdahale Biçimleri"nin 3. maddesindeki Yeniden Yapma koşullarının geçerli olduğuna, karar verilmiştir. Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı İlke Kararında ise; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarih ve 660 sayılı İlke Kararının I. bölümünün 3) Yeniden Yapma (Rekonstrüksiyon) başlığı altında yer alan hükümlerin, cami, mescit ve türbelerde uygulanmasında karşılaşılan sorunlara ilişkin yapılan görüşmeler sonucunda; herhangi bir nedenle yok olan korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli cami, mescit ve türbelerin, kültürel mirasımızın yaşatılmasının sağlanabilmesi amacıyla rekonstrüksiyonunun yapılmasının esas olduğuna, kendi parselinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında kaldırılması mümkün olmayan yapıların bulunması veya parselin imar uygulaması görmüş olması (tevhid, ifraz, yola terk vb.) gibi durumlarda ve 05/11/1999 tarih ve 660 sayılı İlke Kararının uygulanamaması halinde, kendi parselinde farklı konumda veya yakın çevresinde başka bir parselde kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı rekonstrüksiyonunun yapılmasının uygun olduğuna, Ayrıca çeşitli nedenlerle tespiti yapılamamış ancak 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özelliği gösterdiği kütle, gabari, plan, cephe, yapım tekniği ve malzemesine ilişkin belgelerle ortaya konulan cami, mescit ve türbelerde öncelikle koruma bölge kurullarınca korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillerinin yapılmasına, rekonstrüksiyonlarına ilişkin uygulamalarda ise yukarıdaki hükümlerin geçerli olduğuna karar verildi" hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul Yönünden: Davalı idarenin süre aşımı iddiası yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi. Esas Yönünden: Davanın, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı İlke Kararı yönünden yapılan incelemede; Yukarıda belirtilen hükümlerin birlikte incelenip değerlendirilmesinden; kültür varlığı olarak tescilli bir yapının yıkılmış olmasının yeniden yapılmasına hukuken bir engel bulunmadığı gibi, yıkılmış bir yapının sonradan kültür varlığı olarak tesciline de engel bulunmamaktadır. Belirtilen nitelikteki yapıların elde edilebilen bulunabilen yapı kalıntıları, daha önce hazırlanmış rölöve, restitüsyon, restorasyon projesi, her türlü arşiv belgesi, diğer yazılı, görsel ve sözlü bilgiler gibi kaynaklardan yararlanılarak yeniden inşasının her zaman mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli, herhangi bir nedenle yok olan cami, mescit ve türbelerin, kültürel mirasımızın yaşatılmasının sağlanabilmesi amacıyla rekonstrüksiyonunun öncelikle 05/11/1999 tarih ve 660 sayılı İlke Kararında belirtilen "kendi parsellerinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında, eski cephe özelliğinde" yapılması gerektiği; ancak kendi parselinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında kaldırılması mümkün olmayan yapıların bulunması veya parselin imar uygulaması görmüş olması (tevhid, ifraz, yola terk vb.) gibi durumlarda ve 05/11/1999 tarih ve 660 sayılı İlke Kararının uygulanamaması halinde, kendi parselinde farklı konumda veya yakın çevresinde başka bir parselde kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı rekonstrüksiyonunun yapılması ve 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özelliği gösteren, ancak çeşitli nedenlerle tespiti yapılamamış, kütle, gabari, plan, cephe, yapım tekniği ve malzemesine ilişkin belgelerle ortaya konulan cami, mescit ve türbelerde koruma bölge kurullarınca korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillerinin yapılmasının, cami, mescit ve türbelerin, gerek kültür varlığı niteliği, gerekse kültürel çevreye olan tarihsel katkıları açısından, gelecek nesillere aktarılmasının sağlanmasına yönelik olduğu sonucuna varılmış olup, anılan ilke kararında yukarıda anılan yasa hükümlerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir. Kaldı ki; aynı ilke kararına başka bir davacı tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 06/11/2019 tarih ve E:2019/15690, K:2019/10350 sayılı davanın reddine dair karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/12/2020 tarih ve E:2020/1147, K:2020/2892 sayılı kararı ile onanmıştır. Davanın, ... tarihli, ... sayılı Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararının "Hamidiye Mahallesi, ... ada, ... parseldeki caminin kullanım ömrünü tamamlaması nedeniyle ... Camiinin ... tarih ve ... sayılı ilke kararı kapsamında ... parselde ihyasına yönelik hazırlanacak restitüsyon ve rekonstrüksiyon projelerinin değerlendirilmek üzere Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunulmasına" ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede ise; Dosyanın incelenmesinden; ... tarih ve ... sayılı İlke Kararıyla, dini kültürel mirasımız olan ve çoğu anıt eser niteliğinde ancak elde olmayan sebeplerle yitirilmiş cami, mescit ve türbelerin, Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarih ve 660 sayılı ilke kararı doğrultusunda kendi parselinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında yeniden yapılmasına parselde kaldırılması mümkün olmayan bir yapı bulunması veya parselin tevhid, ifraz, yola terk vb. imar uygulamaları görmüş olması gibi nedenlerle imkan olmaması durumunda, kendi parselinde farklı konumda veya yakın çevresinde başka bir parselde yapılabilmesine olanak sağlandığı, bu doğrultuda; Sinop İli, Gerze İlçesi, ... Mahallesinde bulunduğu ve 1956 yılındaki Gerze yangınında yandığı ifade edilen, günümüzde mevcut olmayan ... Camiinin kültür varlığı özelliği göstermesi nedeniyle 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilerek, davacı derneğe ait ... Mahallesi, ... ada, ... parseldeki caminin kullanım ömrünü tamamlaması nedeniyle ... Camiinin ... parselde ihyasına karar verildiği anlaşılmıştır. 1956 yılındaki Gerze yangınında yok olduğu belirtilen ve sonradan taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen ... Camiinin, davacıya ait parselde ihyasına karar verilmesi üzerine, Dairemiz tarafından verilen ara kararları ile davalı idareden; ... Camiinin neden bulunduğu taşınmazda ya da bu taşınmaza yakın çevredeki diğer taşınmazlarda değil de davacıya ait taşınmaz üzerinde ihya edilmesi yönünde karar alındığının açıklanmasının istenilmesine rağmen, davalı idare tarafından verilen cevapta istenilen hususa ilişkin bir açıklama yapılamamıştır. Kültür varlığı niteliğinde ancak elde olmayan sebeplerle yitirilmiş cami, mescit ve türbelerin, öncelikle kendi parselinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında yeniden yapılması esas olup, kendi parselinde kaldırılması mümkün olmayan bir yapı bulunması veya parselin tevhid, ifraz, yola terk vb. imar uygulamaları görmüş olması gibi nedenlerle kaybolan anıt eserin kendi parselinde yapılmasına imkan olmaması durumunda, farklı konumda veya yakın çevresindeki başka bir parselde yapılabileceği, olayda ise; başka bir parselde bulunan ve yangın sonucu yok olduğu anlaşılan ... Caminin davacı derneğe ait ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda ihyasına karar verilmesine rağmen, anılan caminin neden davacıya ait taşınmazda yapılmasına karar verildiğinin hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; haklı bir sebebe dayandırılmadan, hukuken kabul edilebilir bir gerekçe belirtilmeden davacının mülkiyet hakkını da ihlal edecek şekilde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı İlke Kararı yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. ... tarihli, ... sayılı Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararının "Hamidiye Mahallesi, ... ada, ... parseldeki caminin kullanım ömrünü tamamlaması nedeniyle Köşk Camiinin ... tarih ve ... sayılı ilke kararı kapsamında ... parselde ihyasına yönelik hazırlanacak restitüsyon ve rekonstrüksiyon projelerinin değerlendirilmek üzere Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunulmasına" ilişkin kısmının İPTALİNE, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranı dikkate alınarak ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, ... TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı yargılama için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine 5. Posta giderleri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 6. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 19/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.