T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/650 Esas KARAR NO : 2026/57 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2021 NUMARASI: 2019/854 Esas, 2021/801 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 15/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekki…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/650 Esas KARAR NO : 2026/57 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2021 NUMARASI: 2019/854 Esas, 2021/801 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 15/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin sigortalısı ... Şti.'nin kullanımda olan ...... Sitesi ...Blok No:......./İstanbul adresindeki işyerinde 18/07/2018 tarihinde sigortalı işyerinin arka cephesinde bulunan ve ...'nin sorumluluğunda olan ana temiz su tesisat borusundan sızan suların yer altında yaptığı basınçla birlikte bodrum kat havalandırma penceresi ile zemin altından sigortalı işyerine sirayet etmesi neticesinde maddi hasar meydana geldiğini, gerekli bakım ve onarımı yapmadığından davalının hasarın meydana gelmesinde kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin 11/10/2018 tarihinde 137.775,00 TL hasar bedelini sigortalısına ödediğini, yapılan ödemenin tahsili amacıyla İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın çözümünde idari yargı mercilerinin görevli olduğunu, binanın projesine, imar ve ...mevzuatına uygun yapılıp yapılmadığının tespiti için keşif yapılması gerektiğini, zira yapının fen ve sanat kurallarına aykırı olması halinde zararın tazmininin istenemeyeceğini, tazminat sorumluluğunun şartlarının bulunması gerektiğini, dava konusu hasarın ... Bölgesinde gerçekleştiğini, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 20. maddesi ile Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 114/1 maddesi nazara alındığında OSB'lerde meydana gelen hasarlarda müvekkili idareye yöneltilen davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, talep edilen bedelin, piyasa rayicine uygun olmayıp fahiş olarak belirlendiğini, ayrıca müvekkili idarenin temerrüdü söz konusu olmadığından ancak dava tarihinden sonrası için yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; yerinde yapılan inceleme sonucunda meydana gelen hasarın dava dışı sigortalının işyerinin arkasında bulunan ve davalı ...nin sorumluluğunda bulunan temiz su borusunda meydana gelen sızmadan kaynaklandığı, basınçla birlikte bodrum katın havalandırma penceresi ile zemin altından sigortalının mağazasına sirayet ettiği ve böylece hasarın meydana geldiği, ayrıca orman endüstri mühendisi bilirkişisi tarafından hasar dosyasında yapılan hesaplamaların piyasa rayiçlerine uygun olduğunun ifade edildiği, davalı tarafça bilirkişi raporuna kusur yönünden itiraz edilmiş ise de, yapılan itirazların sigortalıya izafe edilecek bir kusurdan bahsetmediği, genel geçer ibarelerden oluştuğu, somut herhangi bir vakıadan bahsedilmediği, soyut beyanlardan ibaret olduğu, bu nedenle davacının davasında haklı olduğu gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takibine vaki itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan kabul edilen alacağın %20'si nispetinde hesaplanan 29.125,636 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu hasarın ...Bölgesinde gerçekleştiğini, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 20. maddesi ile Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 114/1 maddesi nazara alındığında OSB'lerde meydana gelen hasarlarda müvekkili idareye yöneltilen davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda hasarın sayaçtan önce meydana geldiği kabul edilmiş ise de, müvekkili idare nezdinde bir arıza kaydı bulunmadığını, raporda bu hususa değinilmediğini, hasarın oluşumunda başka ihtimaller de söz konusu olabileceğinden bu hususların net bir şekilde tespiti gerektiğini, ayrıca binanın iskanı olsa da, bina dışında oluşan su arızası veya yüzeysel suların bina içine girmesini önleyecek drenaj sisteminin bulunması gerektiğini, bodrum katında yer alan sigortalı binanın yalıtım ve izolasyonunun bulunmadığını, İstanbul İmar Yönetmeliğinin 18.6 maddesi, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 32. maddesi de dikkate alındığında dava konusu hasarın tek sebebinin binanın yetersizliği olduğunu, binanın dış etkenlerden korunmasına yönelik tedbirlerin yerine getirilmediğini, İstanbul İmar Yönetmeliğinin 6/9-11. bendi uyarınca, toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılmasının zorunlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirmese bile bu durumun bina sahibinin binayı inşaat tekniklerini uygun olarak izolasyon ve drenaj tedbirlerini alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, bu nedenle bina sahibinin kusursuz sorumluluğuna değinilmemesinin hatalı olduğunu, hasarın iddia edildiği gibi gerçekleşmesi halinde müvekkili idare santralinde arıza kaydının bulunması ve diğer işyerlerinde de hasarın meydana gelmiş olması gerektiğini, müvekkilinin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığı gibi zararla müvekkili idare arasında bir illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığını, hükmedilen faiz miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin kesinleşmiş bir borcu bulunmadığından temerrüdünün de söz konusu olmadığını, bu nedenle ancak karar tarihinden sonrası için faiz istenebileceğini, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, zira dava konusu alacağın varlığı ve miktarı toplanan delililer ve bilirkişi raporu alınarak belirlendiğinden likit bir alacağın söz konusu olmadığını, ayrıca hükmedilen hasar bedelinin de fahiş olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 137.775,00 TL asıl alacak ve 7.853,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 145.628,18 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... Şti. arasında 01/09/2017-01/09/2018 tarihleri arasında geçerli ... Sigorta Poliçesi akdedildiği, riziko adresinde 18/07/2018 tarihinde davalı...'nin sorumluluğunda olan ana temiz su tesisat borusundan sızan sulardan kaynaklı zarar oluştuğundan bahisle davacı tarafından sigortalısına dosya kapsamında yer alan "Tazminat Makbuzu, İbraname ve Feragatname" başlıklı belgeden görüleceği üzere 04/10/2018 tarihinde 137.775,00 TL ödendiği (davacının beyanına göre ödemenin 11/10/2018 tarihinde yapıldığı) ve ödenen bedelin rücuen tazminine yönelik yapılan takibe itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Eksper tarafından düzenlenen 13/09/2018 tarihli raporda; su saatinden önceki ...'nin sorumluluğundaki ana temiz su tesisat borusundan sızan suların yer altında basınçla birlikte sigortalı işyerinin bodrum kat havalandırma penceresi ile zemin altından sızdığının tespit edildiği, hasarın yakın nedeninin dahili su olduğu ve poliçede yer alan teminatlar kapsamında değerlendirilebileceği, sigortalı beyanı ile site yönetimi tutanağı ve fiili durum gözetildiğinde hasara neden olan tesisat borusunun...'nin sorumluğunda olduğu, bina hasarının 14.995,00 TL olduğu, hasarlı ürün bedelinin 115.060,00 TL ve onarım bedelinin ise 2.770,00 TL olmak üzere toplam 117.950,00 TL olduğu, ayrıca sigortalı 10.000,00 TL temizlik ve 35.000,00 TL ozonlama olmak üzere toplam 45.000,00 TL masraf talep etmiş ise de, 7.000,00 TL olarak dikkate alındığı, buna göre emtia hasarının toplam 124.950,00 TL olduğu, sigortalı işyerinin bodrum katında hasarlandığı ifade edilen zemin endüstriyel halı elektrik süpürgesi ile 4 adet halı hasarının 2.830,00 TL olarak belirlendiği, bu durumda toplam 142.775,00 TL olan hasar bedelinden 5.000,00 TL sovtaj tenzili yapıldığında toplam tazminat tutarının 137.775,00 TL olarak tespit edildiği bildirilmiştir. İnşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlene raporda; su hasarının meydana geldiği yapının kat mülkiyetinin olduğu, davacının sigortalısının tesisatında yönetmeliğe aykırılık tespit edilemediği, temiz su hattındaki patlamanın sayaçtan önce meydana geldiği, sayaca kadar olan bölümün ...'nin sorumluluğunda olduğu, davalı idare ile ... Yapı Kooperatifi arasında 19/07/2004 sayılı protokolün 3.11. maddesinde, PVC boru olarak döşenen içmesuyu şebeke hatlarının ...'ye ait olduğunun belirtildiği hususları dikkate alındığında ...'nin %100 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. İnşaat mühendisi ve orman endüstri mühendisi (mobilya uzmanı) tarafından düzenlenen 24/05/2021 tarihli raporda; ekspertiz incelemesine istinaden tespit edilen hasarlı ürünlerin rayiç bedelleri ve yapılan tadilat çalışmaları ile ilgili belirlenen tutarların, dosya içeriğine sunulan ve su baskını esnasında çekilen fotoğrafların da incelenmesi ve yorumlanması neticesinde makul bulunduğu, hasarlı ürünlerin sovtaj bedeli açısından belirlenen 5.000,00 TL bedelin de toplam bedelden düşülmesinin de uygun olduğu, binanın iskanının olmasının teknik gereklilikler yerine getirilerek (Drenaj, ısı, su yalıtımı vb.) inşaa edildiğini orataya koyduğu, binanın tekniğine uygun yapılmadığı hususunun gerçeği yansıtmadığı, dava dosyasındaki verilerde, olayın sayaç öncesinde meydana geldiğinin görüldüğü, kot farkının olduğu, ancak söz konusu hasarın meydana geldiği yerde WC, duş, banyo gibi ıslak hacimden suyun sirayet etmediği, sayaç öncesinde yer altında patlaması sonucu suyun binanın içine sirayet ettiğinin tespit edildiği bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. TBK'nun 69. maddesi (Mülga 818 sayılı B.K.'nun 58) uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nun anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı maliki olan ...nin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. ...'ye ait temiz su borusu da madde kapsamında açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup ...bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz olarak sorumludur. 2560 sayılı Kanunun 18. maddesinde, yapı için belediyeden ruhsat isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, daha önce...den su ve kanalizasyon durumu hakkında belge almak zorunda oldukları, ...'nin o yerdeki su ve kanalizasyon şebekesine göre su ve kanalizasyon durum belgesi vereceği, yapıların durum belgesi alınmadan veya tesisatın durum belgesine aykırı olarak yapılması hallerinde imar mevzuatının ruhsatsız yapılar hakkındaki hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, ...nin içme suyu şebekesi hattının yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğü de bulunmaktadır. Kaldı ki, ...'nin içme suyu şebekesi sisteminden doğan zararlardan 6098 sayılı TBK'nun 69/1 maddesi gereğince yapı maliki olarak da kusursuz sorumluluğu vardır. Nitekim ..., içme suyu şebeke sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür. İstanbul ... Sanayi Bölgesi 03/11/2020 tarihli yazı cevabı ile, bağımsız bölümlerin girişindeki sayaca kadar olan su tesisat ağının sorumluluğunun ...'de olduğunu belirtmiştir. Davalı ...ise 22/08/2020 tarihli yazı cevabı ile, ... Kooperatifi ile aralarında Ek 19/07/2004 tarihli Protokol ile içmesuyu temini ve abonelik işlemleri yapılmaya başlanıldığını, bu kapsamda içme suyu şebeke hatları ile abone şube yollarının sayaca kadar olan bölümünün tamiratının kendileri tarafından yapıldığını, ancak imalatını kendilerinin yapmadığını bildirmiştir. Yazı cevabı ekinde gönderilen bahsi geçen "Protokol" başlıklı belgenin 3.11 maddesinde, kooperatif alanı içinde bulunan yollardaki mevcut atıksu kanalları ve içme suyu hatlarının kontrol, tetkik ve muayene işlemleri ...tarafından tamamladıktan sonra ...şartnamelerine uygun yapılmayanların bedeli kooperatif ve/veya su aboneleri tarafından karşılanmak suretiyle ...tarafından yapılacağı belirtilmiştir (örnek olarak, PVC boru olarak döşenen içme suyu şebeke hatları gösterilmiştir). Somut uyuşmazlıkta, temiz su tesisat borusunun patlaması neticesinde sigortalı işyerinin bodrum katında dava konusu hasarın meydana geldiği ve söz konusu borunun ise binanın dışında sayaca kadar olan kısımda bulunduğu eksper raporu ve bilirkişi raporları ile sabittir. Sayaca kadar olan boruların bakımından davalı sorumlu olup bir üst paragrafta belirtilen yazı cevapları ve dosya kapsamında yer alan protokol hükümleri de dikkate alındığında davalı ...söz konusu temiz su tesisat borusunun bakım, denetim ve muhafazasından kaynaklanan dava konusu zarardan da kusursuz olarak sorumludur. Davalı taraf meydana gelen zarardan sorumlu ise de, su izalosyon veya drenaj sisteminin mevcut olmadığına yönelik savunma ve itirazları yönünden yeterli bir inceleme yapılmamıştır. Zira davalının yasa uyarınca sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak olan bu husus sigortalının müterafik kusuru bakımından dikkate alınabilecek ve tazminat miktarından bu kusur oranına göre indirim yapılabilecektir. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna karşı, binada dışarıdan gelebilecek su sızıntılarına karşı gerekli koruyucu izolasyon ve drenaj önlemlerinin alınmadığına yönelik davalının itirazı bilirkişi ek raporunda, binanın iskanının bulunduğu gerekçe gösterilerek yerinde görülmemiş ise de, bu hususta yeterli bir inceleme yapılmamış olup mevcut bir durumdan yola çıkılarak yoruma dayalı bir görüş ortaya konmuştur. O halde sigortalı yapıda fen ve sanat kaidelerine uygun bir şekilde yapılmış su izolasyon ve drenaj sisteminin mevcut olup olmadığı, ayrıca izolasyon ve drenaj sisteminin bulunup bulunmamasının hasarın oluşmasına etkisinin ne olduğu hususlarının tartışılıp değerlendirildiği ve buna göre sigortalının müterafik kusurunun olup olmadığı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi isabetli olmamıştır. Ayrıca hükmedilecek tazminat miktarına uygulanacak faizin başlangıç tarihi de tespit edilerek işlemiş faizin belirlenmesi gerekirken mahkemece tesis edilen kararda bu yönde bir tartışma ve değerlendirme yapılmaması da yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a.6 bendi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/854 Esas, 2021/801 Karar sayılı ve 02/11/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.486,97 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.754,97 TL harcın talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/01/2026