(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1745 E. , 2010/6023 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 109 ada 17 parsel sayılı 11458.10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Dav…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1745 E. , 2010/6023 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 109 ada 17 parsel sayılı 11458.10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama aşamasında... ve arkadaşları, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı Hazinenin davasının reddine, katılan davacılar... ve arkadaşlarının davalarının kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile katılan davacılar adlarına paylı olarak tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece müdahil davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenmemiş, zirai bilirkişi raporunda taşınmazın yamaç arazi pozisyonunda olduğu, eğiminin %25-30 aralığında bulunduğu, arazi üzerinde %30'dan daha fazla bir alanda ana kayanın yüzeyde olduğu belirtildiği halde taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olup olmadığı tam olarak araştırılmamış, bu hususta jeolog bilirkişi de dinlenmemiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak örnekleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, jeolog bilirkişi ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılarak, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, alınacak beyanlara göre tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri arazi başında tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, zirai bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve niteliğini komşu parsellerin toprak yapısı ile karşılaştırmalı şekilde belirten eski raporu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yine jeolog bilirkişiden dosyada bulunan ziraatçi bilirkişi raporundaki bulgular da değerlendirilerek taşınmaz üzerinde bulunan kayalık bölümlerin sabit nitelikte olup olmadığı, taşınmazda toprak ya da taş unsurundan hangisinin hakim olduğu, taşınmaz içindeki kayalıkların ziraat yapmaya engel teşkil edip etmediği hususlarında, fen bilirkişisinden ise keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli, taşınmazın meyil (diklik) durumuna ilişkin diklik açısını gösteren yan kesit krokisini de içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, keşif sırasında çektirilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz işaretlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 15.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.