TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2021 NUMARASI : 2021/270 Esas, 2021/966 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 04/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme so…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1594 KARAR NO : 2026/159 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2021 NUMARASI : 2021/270 Esas, 2021/966 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 04/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ilişkiden kaynaklanan borcun davalı tarafından ödenmemesi üzerine İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, davalının anılan icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, taraflar arasında 43 numaralı İş Emri ve Sözleşme ile işin kapsamı ve yapılma şeklinin belirlendiğini, buna rağmen davacı tarafından 22/05/2019 tarihli fatura düzenlendiğini, ancak iş emrinde açıkça belirtilen 245 cm x 250 cm x 80 cm ölçülerinde, bombeli karpuz formunda olması gereken tente imalatının sözleşmeye uygun şekilde yapılmadığını, bu nedenle müvekkilinin eksik ve ayıplı ifa karşısında 25/09/2019 tarihinde 8.150 TL bedelli iskonto (iade) faturası düzenleyerek iadeli taahhütlü posta yoluyla davacıya gönderdiğini, eksik kalan işin tamamlanması için müvekkilinin başka bir firma ile yine 8.150 TL bedel üzerinden anlaşmak zorunda kaldığını, davacının talep ettiği bedelin haklı olmadığını ve sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle herhangi bir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında tente yapılmasına ilişkin bir eser sözleşmesi bulunduğu, davalı tarafça davacının edimini ayıplı şekilde ifa ettiği ileri sürülmüş ise de, ayıp iddiasına ilişkin bildirimin 6102 sayılı TTK’nın 23/c maddesi ile 6098 sayılı TBK’nın 223. maddesinde öngörülen süre ve usule uygun biçimde yapılmadığı, bu nedenle ayıplı ifaya dayalı sorumluluk şartlarının oluşmadığı, davalı yanın bu yöndeki savunmalarının hukuken geçerli olmadığı, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda da davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu itibarla davacının 10.000,10 TL asıl alacak yönünden başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline, asıl alacak tutarı üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranını aşmamak kaydıyla avans faizi işletilerek takibin talepnamedeki diğer koşullarla devamına, alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle iptaline karar verilen 10.000,10 TL’nin %20’si oranında hesaplanan 2.000,02 TL icra inkâr tazminatının da davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinafında, yerel mahkemece gerekçeli kararda cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna yönelik itirazların tartışılmadığı, itirazın iptali davasının süresinde açılmadığına ilişkin savunmanın dikkate alınmadığı, icra takibine itiraz sonrası 14.10.2019 tarihli tensip kararıyla takibin durmasına rağmen davacı alacaklının dosyayı uzun süre işlemsiz bıraktığı ve yaklaşık bir yıl dört ay sonra dava açtığı hâlde bu hususun değerlendirilmediği; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraf defterlerine dayanılarak davacının alacaklı olduğu sonucuna varıldığı ancak rapora yönelik itirazlarda, davacı tarafından sözleşme konusu işin (tentenin) hiç yapılmadığı, eksik iş nedeniyle bedelin iskonto faturası ile iade edildiği, eksik işin daha sonra üçüncü kişiye yaptırıldığı ve bu durumun ayıplı iş değil eksik iş niteliğinde olduğu, eksik işlerde ayıp ihbarı ve muayene yükümlülüğünün aranmayacağı yönündeki Yargıtay içtihatlarının göz ardı edildiği, bilirkişinin eksik işi ayıplı iş kapsamında değerlendirdiği bu hatalı görüşe mahkemece itibar edilerek yapılmayan bir işin bedelinin davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talep edilmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında doğan alacağın ödenmemesi icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebinde bulunmuş, davalı iş sahibi ise, taraflar arasında tente imalatına ilişkin eser sözleşmesi bulunduğunu, imalatın sözleşmede kararlaştırılan ölçü ve niteliklere uygun yapılmadığını, bu nedenle 8.150 TL bedelli iskonto faturası düzenlendiğini ve eksik işin başka bir firmaya yaptırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, ayıp ihbarının TTK m.23/c ve TBK m.223 hükümlerine uygun şekilde yapılmadığı, bu nedenle ayıplı ifaya dayalı savunmaların dinlenemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davacının 10.000,10 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin avans faizi ile devamına ve kabul edilen alacak üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki tente imalatına ilişkin eser sözleşmesi kapsamında imalatın eksik yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı savunmasında, davacı tarafından işin eksik ifa edildiğini, eksik işlerin üçüncü kişilere yaptırıldığını ve bu kapsamda fatura düzenlendiğini ileri sürmüştür. Bu durumda, eksik iş bulunduğu ve bu nedenle davacının alacağından indirim yapılması gerektiği iddiası davalı tarafından ileri sürüldüğünden, eksik işin varlığı, kapsamı ve bedeli davalı tarafından ispatlanmalıdır. Sadece üçüncü kişilere yaptırıldığı iddiasıyla düzenlenmiş faturalar, eksik işin gerçekten mevcut olduğunu ve sözleşme kapsamındaki edimin gereği gibi ifa edilmediğini tek başına ispata yeterli değildir. Davalı eksik iş iddiasını dosya kapsamındaki deliller ile ispatlayamamıştır.Bu durumda mahkemece, davalının eksik iş savunmasının ispatlanamadığı gözetilerek, bilirkişi incelemesinde taraf ticari defterleri ve dosya kapsamındaki delillere göre belirlenen alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; ayıba dayalı savunmaların ihbar yokluğu nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli olmamış, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/12/2021 tarih ve 2021/270 Esas, 2021/966 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ ile, a-)Davalının, İstanbul 11. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki 10.000,10 TL asıl alacağa ilişkin itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi ( yıllık %19,50 oranını geçmemek kaydıyla ) yürütülerek takibin işbu alacak kalemi üzerinden talepnamedeki diğer koşullar ile devamına, b-)Alacak likit olduğundan, iptaline karar verilen toplam 10.000,10 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 2.000,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gerekli 683,11-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 117,36-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 565,75-TL 'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan 117,36-TL peşin harç, 59,30-TL başvuru harcı ve 898,25-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.083,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap olunan 10.000,10-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı tarafından yatırılan 170,78 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 04/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.