T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1648 - 2025/2122 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1648 KARAR NO : 2025/2122 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/09/2024 NUMARASI : 2024/714 Esas - 2024/658 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : HASIMSIZ D…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1648 - 2025/2122 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1648 KARAR NO : 2025/2122 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/09/2024 NUMARASI : 2024/714 Esas - 2024/658 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 11/09/2024 KARAR TARİHİ : 10/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 24/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı borçlulardan olan alacağından dolayı Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/1275 D.iş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararına istinaden, Yapı Kredi Bankası Gebze Çarşı Şubesinin talimatıyla, Yapı Kredi Bankası İmes Sanayi Sitesi Dudullu şubesince düzenlenen, 27.05.2009 tarihli, ... nolu, 3.750 TL miktarlı, kesin ve süresiz teminat mektubunun mahkemeye sunulduğunu ve bu doğrultuda ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz işlemlerinin tatbik edildiğini, sonrasında müvekkili şirketin vekillerince teminat mektubunun Mahkeme dosyasından şartları oluştuğundan iade alındığını ancak müvekkili şirkete teslim edilmediğini, müvekkili şirketin o dönemdeki vekillerinden Av. ... vefat etmiş olduğundan bilgi alınmasının mümkün olmadığını, en son 2004 yılı Eylül ayında banka tarafından teminat mektubu için komisyon talep edilmesi üzerine yapılan araştırma neticesinde teminat mektubunun Mahkemeden alındıktan sonra kaybolduğuna muttali olunduğunu, teminat mektubunun bankaya iade edilmemesi nedeni ile banka tarafından dönemler halinde komisyon talebi bulunmakta, müvekkili şirket tarafından hükümsüz ve zayi olmuş teminat mektubu için ödeme yapılmakta ve ayrıca bu teminat mektubu için müvekkili şirketin bankada teminatı bulunduğunu, bu durumun devam etmesinin müvekkilini hem zarara uğrattığın, hem de müvekkili açısından telafisi güç ve imkansız durumların doğmasına neden olduğunu, öncelikle teminat mektubunun, mahkemeden teslim alındıktan sonra, kullanma amacı yerine getirilmiş olmakla, hükümsüz hale geldiğini bu sebeple; davalarının kabulü ile; Yapı Kredi Bankası Gebze Çarşı Şubesi'nin talimatıyla, Yapı Kredi Bankası İmes Sanayi Sitesi Dudullu şubesince düzenlenen, 27.05.2009 tarihli, ... nolu, 3.750 TL miktarlı, kesin ve süresiz teminat mektubunun hükümsüz olması ve zamanaşımına uğramış olması nedeni ile hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; teminat mektubu içerik olarak Mahkemeden teslim alındığında artık teminat mektubu vasfını ve işlevini yitirmiş olacağından bu hususta karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin bankaya karşı sorumluluğu ve komisyon ödeme borcu olduğundan hukuki yararı bulunmakta olup, bu hukuki yarar, teminat mektubu komisyonu açısından alacaklı olan banka nezdinde mağduriyetini gidermek ve haksız riskleri bertaraf etmek açısından meşru bir menfaat olduğunu, teminat mektubu müvekkil şirket açısından kıymetli evrak olup, aynı çek ve poliçeler gibi, iptalini talep etmek mümkün bulunduğunu, uygulamada ve Yargıtay kararlarında, teminat mektuplarının kaybolması halinde, gerek kötüye kullanımın engellenmesi, gerekse şirketler açısından banka ile olan hukuki ilişkinin kanuni zemine oturtulabilmesi amacıyla zayi belgesi alınabileceği kabul edildiğini, diğer yandan teminat mektubu zamanaşımına uğramasına rağmen yerel mahkeme tarafından bu hususlar değerlendirilmediğini, aksi halin kabulünde, müvekkil şirketi sınırsız süre ile bankaya karşı komisyon borcu ödemek zorunda bırakmak hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı bulunmakla, yine, uygulamada bankalardan yeni teminat mektubu alabilmek için önceki alınan teminat mektubunun iadesi gerektiğini, haliyle kaybolan teminat mektubunun iadesi mümkün olamayacağından, yeni teminat mektubu almakta sorun yaşayan müvekkil şirket açısından telafisi güç ve imkansız durumların doğacağını, eksik ve hatalı değerlendirme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2024 Tarih - 2024/714 Esas - 2024/658 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; TTK'nun 82/7. maddesine dayanılarak bir adet teminat mektubu için zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Talep, kaybolan teminat mektubu için hükümsüzlük kararı verilmesi veya zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere 6102 Sayılı TTK'nın 82. maddesinin 1.a bendinde; her tacirin ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini ...sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlü olduğu, aynı yasanın 5.fıkrasında birinci fıkranın (a) ilâ (d) bentlerinde öngörülen belgelerin on yıl saklanacağı, aynı yasanın 7.fıkrasında ise; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği, bu dava hasımsız açılacağı, mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebileceğinin düzenlemeleri yer almaktadır. Talep eden tarafından, teminat mektubunun Mahkemeden teslim alındıktan sonra kaybolduğu, teminat mektubunu düzenleyen banka tarafından komisyon talep edildiğinden zayi belgesi verilmesini istemiştir. Şu halde talep eden tarafın istemine konu banka teminat mektubu TTK'nın 82/7. Maddesinde tadadi olarak sayılan zayi belgesi verilebilecek belgelerden olmadığı gibi kıymetli evrakın ziyaını düzenleyen TTK'nın 651 ve 652. Maddeleri, poliçenin ziyaını düzenleyen TTK'nın 757/1 maddesi kapsamında da zayi olması sebebiyle iptaline karar verilebilecek kıymetli evrak niteliğinde bir belge değildir. Bu sebeple ilk derece mahkemesince talebin TTK'nın 82/7. Maddesi kapsamında kalmadığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca, somut olayda talepte bulunanın istem konusu teminat mektubunun ziyaa uğramasına neden olarak ileri sürdüğü maddi vakıa olan teminat mektubunun kaybolma fiili TTK'nın 82/7. Maddesi anlamında talep eden tacire kusur izafe edilemeyecek onun iradesi dışında gerçekleşen bir olay olarak kabulü mümkün değildir. Türk Ticaret Kanununa göre zayi belgesi verilmesi için gerekli olan yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık gibi sebeplerden hiçbirisinin gerçekleşmediği anlaşılmış olmakla ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Nitekim Yargıtay 11. HD'nin emsal nitelikteki 19/06/2017 tarih ve 2016/817 Esas-2017/3842 Karar, 07/01/2013 tarih ve 2011/15162 Esas-2013/105 Karar, 13.11.2018 tarih 2017/1467 Esas-2018/7030 Karar, 16/05/2018 tarih ve 2016/11963 Esas-2018/3664 Karar sayılı kararları da bu yöndedir. Öte yandan teminat mektupları üçüncü kişinin fiilini taahhüt mahiyetinde bulunduğundan ve zamanaşımı süresinde bankaya başvurulması halinde bankanın teminat mektubu bedelini tazmin etmesi sözkonusu olacağından teminat mektubunun iptali veya hükümsüzlüğü davasının muhataba karşı açılması gerektiği, davacının teminat mektubundan dolayı sorumlu olmaması için, muhatabı tarafından iptali veya geri verilmesi, muhattabın teminat mektubundan dolayı bankayı ibra etmesi veya teminat mektubunun iptaliyle ilgili olarak kesinleşmiş mahkeme kararı sunması gerektiği, mektup muhatabının bulunmadığı bir davada teminat mektuplarının hükümsüzlüğü ve iptali iptali talebinin dinlenmesinin mümkün değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/06/2022 T., 2016/5845 Es 2017/4926 K.). Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*