9. Hukuk Dairesi 2025/7969 E. , 2026/765 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/730 E., 2025/1540 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/169 E., 2024/241 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin d…
9. Hukuk Dairesi 2025/7969 E. , 2026/765 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/730 E., 2025/1540 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/169 E., 2024/241 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.02.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 29.07.2016 tarihinde 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi sonrasında çıkartılan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de yer alan hükümler ve Başbakanlık ... ve ... Müdürlüğünün yazısı dayanak gösterilerek "… önlem alınması gereken ya da performans düşüklüğü, çalışmalarında ve davranışlarında görülen olumsuzluklar ve yetersizlikten veya çeşitli muhtemel risk sonucu sakıncalardan dolayı Bankada işe devam etmesi uygun görülmeyen personelin iş akdinin feshedilmesi…" gerekçesiyle işverence feshedildiğini, feshin gerekçesinin davacı hakkında duyulan şüphe olduğunu, davacının savunmasının alınmadığını, işe iade talebi ile açtıkları davada Mahkemece verilen ret kararının bozulması üzerine İzmir 6. İş Mahkemesince yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, davacının kesinleşen işe iade kararına rağmen işe başlatılmadığını, müvekkiline yasal hakları ödenmiş ise de müvekkilinin başka bir istihdam şansını bulabildiği 25.04.2021 tarihine kadarki tüm mali haklarının tam olarak ödenmesi ve ayrıca müvekkilinin bu dönemde yaşadığı üzüntü, tüm öğrenim ve profesyonel hayatı boyunca elde ettiği kazanımlarının yok sayılması, toplum tarafından dışlanması, ailesine ve yakınlarına karşı zor durumda bırakılması ve sair nedenlerle yaşadığı manevi sıkıntının da tazmini gerektiğini; ayrıca müvekkiliyle benzer durumda olup 15 Temmuz 2016'da gerçekleşen darbe girişimi sonrası iş sözleşmesi sonlandırılan diğer personelden işe iade edilenler olması nedeniyle, müvekkile karşı eşit davranma ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebi ile ayrımcılık tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve yetki itirazında bulunduklarıı, işverenin iş sözleşmesini şüphe feshi gerekçesi ile feshettiğini, işverenin herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi davacının kişilik haklarına saldırının da söz konusu olmadığını, davacının alacaklarının ödendiğini, ayrımcılık iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe iade kararında hükmedilen işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ile kıdem ve ihbar tazminatının ödendiği, davalı Bankanın özel hukuk tüzel kişisi olup davacının 4857 sayılı İş Kanunu'na tâbi işçi olarak çalıştığı, davalı tarafından davacının çalışması ya da iş bulmasını engelleyecek şekilde Sosyal Güvenlik Kurumuna bir bildirim yapılmadığı gibi davacı hakkında herhangi bir şikâyet ya da ihbarda da bulunmadığı, yani davacının davalı tarafından iş sözleşmesinin sona erdirildiği 29.07.2016 tarihi ile yeni işe başladığı 25.04.2021 tarihleri arasında çalışmasını engelleyecek şekilde davalı Bankanın bir eyleminin bulunmadığı, davacının iş sözleşmesi nedeniyle uğrayacağı kazanç kaybı ve yaptığı masrafların karşılanacağı yönünde taraflar arasında yapılmış bir garanti sözleşmesi ya da benzeri bir güvence verildiğine dair sözleşme bulunmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının çalışmadığı süreye dair kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat ve ayrımcılık tazminatı taleplerinin reddi gerektiği; ayrıca fesih iradesinin davalı tarafından ortaya konulmasında davacının kişilik haklarına yöneltilmiş bir saldırı bulunmadığı, ayrıca feshin kötüniyetli bir fesih de olmadığı, davacının yasal haklarının ödenmiş olduğu da birlikte değerlendirildiğinde davacının manevi zararının oluştuğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ve ödenen tazminatların davacının maddi zararını karşılamadığını, müvekkilinin bu süreçte sayısız iş başvurusunda bulunduğunun kayıtlarla ispat edildiğini, müvekkili gibi eğitimi ve kariyeri başarılarla dolu bir kişi için bu sayıda başvuruya hiçbir olumlu cevap alınamamış olmasının müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedilmiş olmasının sonucu olduğunu, müvekkilinin FETÖ terör örgütünün emellerinin aksine işveren Bankanın performansına çok önemli katkılarının olduğunun banka kayıtlarında sabit olduğunu, 2. Müvekkilinin yıllar içindeki emek, birikim, özverileri ile inşa ettiği kariyerinin haksız bir şekilde sona erdirilmesinin, toplum içinde damgalanmasının, güvene dayalı olan ve iş bulmada çalışanların moral ve ahlaki niteliklerinin önemli ölçüde belirleyici olduğu sektörde iş bulamaz hâle gelmiş olmasının, terör üyesi şüphelisi hâline getirilmesinden dolayı kişilik haklarının ihlal edilmesinden duyduğu elem ve üzüntünün karşılığı olarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, 3. Davalı Bankanın aynı gerekçeyle iş sözleşmesi feshedilen kişilerden bir kısmını işe iade davaları reddedilmiş olmasına rağmen tekrar işe başlattığını, davalının aynı gerekçeyle işten çıkarılan üstelik mahkemelerin işe iade davalarını reddettiği bazı kişileri tekrar işe alırken müvekkiline neden farklı davranıldığını objektif olarak ortaya koyamadığını, bu sebeple ayrımcılık tazminatının da kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının maddi ve manevi tazminat ile ayrımcılık tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretini karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.