Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosunda görev yaptığını, 2014-2017 arasında şef, 2017-2019 arasında sterilizasyon görevlisi, 2019-2022 arasında hasta kayıt kabul personeli olarak görev yaptığını, 08.07.2022 tarihinde temizlik personeli olarak görevlendirildiğini, 22.07.2022 tarihli dilekçesi ile başvuruda bulunarak toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmü gereğince hasta kayıt personeli olarak görevlendirilmes
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosunda görev yaptığını, 2014-2017 arasında şef, 2017-2019 arasında sterilizasyon görevlisi, 2019-2022 arasında hasta kayıt kabul personeli olarak görev yaptığını, 08.07.2022 tarihinde temizlik personeli olarak görevlendirildiğini, 22.07.2022 tarihli dilekçesi ile başvuruda bulunarak toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmü gereğince hasta kayıt personeli olarak görevlendirilmesini talep ettiğini, 10.08.2022 tarihli yazı ile talebinin reddedildiğini, en son fiilen yapmakta olduğu hasta kayıt personeli görevinde veya benzer vasıfta bir işte görevlendirilmesi için dava açtıklarını açıklayarak Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğünün 07.07.2022 tarihli geçici görevlendirmenin sonlanmasına ilişkin işlemin iptali ile hasta kayıt kabul personeli olarak veya benzer vasıfta bir işte görevlendirilmesi hususunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesine tâbi olarak sürekli işçi kadrosunda çalışan işçinin görevinin değiştirilmesine ilişkin işverence yapılan işlemin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.