(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/9391 E. , 2013/8821 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVACILAR : AHMET NACİ ARIKAN VE ARKADAŞLARI DAVALILAR : HAZİNE, GÖKLER KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ, ... VS. DAVA TÜRÜ : KADASTRO KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bul…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/9391 E. , 2013/8821 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVACILAR : AHMET NACİ ARIKAN VE ARKADAŞLARI DAVALILAR : HAZİNE, GÖKLER KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ, ... VS. DAVA TÜRÜ : KADASTRO KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 2039 parsel (yeni 205 ada 155 parsel) sayılı 16.360,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle miras payları oranında Ahmet mirasçıları ..., ... , ... , ... , ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiş; dava dışı ... ve ...'in itirazı üzerine hükmen tespit gibi tescile karar verilmiş; verilen hüküm, 20.03.2013 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiştir. Davacı ... Arıkan mirasçıları, Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde Hazine ve Gökler Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın İsmail Arıkan, ... Arıkan ve ... Arıkan mirasçılarına ait olduğunu ileri sürerek dava açmışlardır. Asliye Hukuk Mahkemesince, dava açıldığı tarihte taşınmazın tapu kaydında malik hanesinin açık olduğu gerekçesiyle eldeki dava, Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince, kadastro tutanağının 1972 yılında yanması nedeniyle temin edilemediğinden söz edilerek yapılan yargılama sonunda, çekişmeli 2039 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacılar yararına imar-ihya ve zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde Hazine adına tesciline dair hüküm kurulmuş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı ... mirasçıları tarafından, 15.12.1994 havale tarihli dava dilekçesi ile tespit maliki olmayan Gökler Köyü Tüzel Kişiliği ve Hazine aleyhine, çekişmeli taşınmazın ... , ... ve kendileri (... mirasçıları) adına tescil istemiyle dava açılmıştır. Ne var ki temyiz aşamasında temin edilen tespit tutanağı aslına göre, dava konusu 2039 parsel sayılı taşınmaz 1951 yılında yapılan kadastro sırasında ... oğlu Ahmet mirasçıları olan İsmail Arıkan ve müşterekleri adına tespit edildiği, dava dışı ... ve ...'in tespite itirazları nedeniyle Kadastro Mahkemesinde açılan davanın reddedilerek tespit gibi tescile karar verildiği, 09.10.1959 tarihli verilen bu hükmün 20.03.2013 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır. O halde, eldeki davanın açıldığı tarihte, kadastro tespitin kesinleşmemiş olması nedeniyle Kadastro 2013/9391-8821 Mahkemesinin görevli olduğunda şüphe bulunmamakta ise de; sonradan temin edilen kadastro tutanağına göre bir kısım davacılar ve müşterekleri adına tespit gördüğü anlaşılan dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağının malik hanesinin boş olduğundan söz edilemez. Diğer yandan, Kadastro tespitine itiraz davalarında husumetin kadastro tespit tutanağının malik sütununda yazılı tespit malikine yöneltilmesi zorunludur. Malik hanesi açık bulunmayan dava konusu taşınmaz hakkında davacılar tarafından, tespit maliki olmayan ve davada taraf sıfatı bulunmayan Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği hasım gösterilmek suretiyle dava açıldığına ve olayda, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30. maddesinin uygulama yeri bulunmadığına göre; Mahkemece, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine taşınmazın kadastro tespitinde olduğu şekilde tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.