9. Hukuk Dairesi 2020/1470 E. , 2020/6951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davacının davalı işverenliğin Bilecik fabrika müdürlüğünde 10.09.19
**9. Hukuk Dairesi 2020/1470 E. , 2020/6951 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davacının davalı işverenliğin Bilecik fabrika müdürlüğünde 10.09.1990 - 28.04.2004 tarihleri arasında fabrika müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, davacının iddialarının asılsız ve kötüniyetli olduğunu, davacının işveren temsilcisi konumunda çalıştığını, ayrıca görev yönünden itirazlarının bulunduğunu taraflar arasındaki ihtilafta özel nitelikli iş mahkemelerinin değil genel mahkemelerin görevli olduğunu, zamanaşımı itirazlarının da olduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’nin ilk kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/11490 Esas sayılı ilamı ile; "...Somut uyuşmazlıkta davacı genel müdür sıfatı ile çalıştığını, davalı şirket ise davacıya sadece vekaletnamelerle temsil yetkisi verildiğini, yönetici pozisyonunda olmadığını savunmuştur. Davacı hukuki ve kişisel olarak işverene bağımlı çalışıyor ise arada iş ilişkisinin, bağımsız çalışıyor ise vekalet ilişkisinin olduğu, yönetim kurulu murahhas üyesi veya ortak ise kişi organ sıfatı ile ortaklık ilişkisi kapsamında çalıştığının kabulü gerekir. Mahkemece bu hususlar araştırılmadan, eksik inceleme ile salt genel müdür olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır.." gerekçesi ile bozulduğu, bozma ilamına uyulduğu, davacıya ait SGK hizmet dökümü, dosyada mevcut ihtarname örneği, yazılı ifade, davacı tanığının beyanı ve gazete ilanı dikkate alınarak davacının 10.09.1990-28.08.2004 tarihleri arasında 14 yıl 11 ay 19 gün süreyle davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, davacının sigorta hizmet cetvelinde gözüken SGK işe giriş ve çıkış işlemlerini yapan firmaların aynı adresi SGK’ya bildirdiği, davacı tarafça dosyaya sunulan ... tarafından imzalanan ve Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulduğu belirtilen yazılı ifadenin 5 , 6 ve devamı sayfalarında davacının SGK işlemlerini yapan şirketler arasında bağlantı olduğunun ifade edildiği, böylece davacının sigorta işlemlerini yapan şirketler arasında organik bağ bulunduğu anlaşılmakla davalı şirketin davacının yukarıda belirtilen tüm hizmet dönemine ilişkin işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, davacının iddiası, tanık beyanı ve emsal ücret araştırma sonuçları göz önünde bulundurularak davacının son ücretinin net 7.500,00 TL olarak tespit edildiği, davacının iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak davalı işverence feshedildiğini iddia ettiği, davalı tarafın ise davacının 12.02.2004 tarihine kadar emekli olarak çalışmaya devam ettiğini, daha sonra davacının kendi rızası ile çalışmayı bıraktığını, davacının 05.01.2004 tarihinde emekliliği sebebi ile işten ayrıldığını ve bu tarihte davalı şirketi ibra ederek emekliliğe başvurmuş olduğunu, davalı şirketin 01.02.2002- 05.01.2004 tarihlerine ilişkin hiçbir sorumluluğu olmadığını savunduğu, davalı taraf her ne kadar SGK’ya davacının 02.08.2004 tarihinde işten ayrıldığını bildirilmiş ise de dosyada mevcut davalı tarafından keşide edilen ihtarnamede davacının 28.08.2004 tarihinden itibaren işe gelmediğini beyan etmiş olması karşısında davacının davalı işyerinde SGK’dan çıkış işlemi yapılmasına rağmen çalışmaya devam ettiği izlenimi uyandırdığı, davacının işten çıkış bildiriminin 02.08.2004 tarihinde SGK’ya davalı işverence bildirilmesinden sonra gazetede ilan vererek davacının 28.08.2004 tarihi itibari ile işyeri ile ilişkisinin kalmadığını ilan etmesinin de bunu desteklediği, ihtarname içeriğine göre davacının 28.08.2004 tarihi itibari ile işe gelmediği belirtilmesine rağmen bu tarihten sonra davacının devamsızlık yaptığına veya iş akdinin haklı nedenle işverence feshedildiğine dair herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, davacının istifa ettiğine dair istifa dilekçesinin de dosyaya sunulmadığı, sözleşmenin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiği yönündeki ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı işverenin ise bunu ispatlayamadığı, böylece davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği, davacının kıdem tazminatının ve ihbar tazminatının ödenmiş olduğunun davalı tarafça ispat edilemediği, hesap bilirkişisi raporu ve ek raporunda davacının 23.392,93 TL kıdem tazminatı, 16.223,24 TL ihbar tazminatı alacağı bulunduğunun hesaplandığı, dava konusu alacaklar açısından zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğrayan herhangi bir alacağın da mevcut olmadığı, anlaşıldığından taleple bağlılık ilkesinin de gözetildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Somut uyuşmazlıkta, hizmet süresi bakımından; hükme esas bilirkişi raporunda davacının 10/09/1990-28/08/2004 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilmiştir. Bu tarih aralığındaki süre 13 yıl 11 ay 18 gün olmasına rağmen hesaba esas hizmet süresinin 14 yıl 11 ay 19 gün olarak, yani 1 yıl fazla süre üzerinden kıdem tazminatı hesaplanması hatalıdır. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.