T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/277 Esas KARAR NO : 2025/1378 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/10/2021 NUMARASI : 2020/229 Esas, 2021/663 Karar DAVA İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/277 Esas KARAR NO : 2025/1378 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/10/2021 NUMARASI : 2020/229 Esas, 2021/663 Karar DAVA İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında ... Görevlisi Hizmeti Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre hizmet bedelinin her ayın son günü davalı işverene fatura edileceğini ve faturanın tesliminden 90 gün sonra ödeme yapılacağını, davalının 2018 yılı Haziran ve Temmuz dönemine ait iki adet fatura bedelini ödemediğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine 21.849,42 TL asıl alacak ve 4.125,92 TL işlemiş faiz olarak toplam 25.975,34 TL alacağın tahsili için İstanbul 20. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; müvekkilinin sözleşme gereği ödemelerini düzenli olarak yaptığını, yapılacak bilirkişi incelemesinde takibe dayanak fatura bedellerinin ödendiğinin görüleceğini, müvekkilinin borcu bulunmadığını savunarak davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının asıl alacak talebinin davalı defterlerinde de yer aldığı, talimat mahkemesi kanalıyla alınan bilirkişi raporlarında asıl alacak yönünden 21.849,42TL alacağın tespit edildiği, iki rapor arasında sadece takip öncesi işlemiş faiz yönünden fark olduğu, ancak mahkemeleri tarafından alanın raporda faiz hesaplamasının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak hesaplandığı, buna göre davacının 21.849,42 TL asıl alacak ve 3.857,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.706,60 TL alacağı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin toplam 25.706,60 TL alacak yönünden devamına, alacağın % 20'si oranında (5.141,32 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının temizlik hizmetini ifa ettiği sırada atılan temizlik bezlerinden ötürü müvekkili şirket işyerinde motor arızası yaşandığını, davacı bu hususta kusurlu olduğunu kabul ettiğinden 15.930,00 TL değerinde fatura düzenlediklerini, alacak hesabında bu faturanın dikkate alınmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte, sözleşmeye göre fatura kesim tarihini takip eden ayın 20. gününden sonraki günde temerrüt gerçekleşmesine rağmen, fatura kesim tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını, faiz oranlarının da fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, açık hesap ilişkisi kapsamında bakiye alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının 21.849,42 TL asıl alacak ve 4.125,92 TL işlemiş faiz olarak toplam 25.975,34 TL alacağın tahsili için İstanbul 20. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece; her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 21.849,42 TL asıl alacağı bulunduğu, ancak sözleşme uyarınca takip tarihine kadar işlemiş faizin 3.857,18 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 21.849,42 TL asıl alacak ve 3.857,18 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya dair işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.1-Davalı vekili, borcun ödendiğini, ayrıca alacak hesabında düzenledikleri 15.930,00 TL faturanın dikkate alınmadığını savunarak hükmü istinaf etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222. maddesinin üst başlığı “ Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması “ dır. 222/2. fıkrada, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, 3. fıkrada ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğine yer verilmiştir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK ‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445 Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı)Somut davada ilk derece mahkemesi ile talimat mahkemesinde mali müşavir bilirkişilerden alınan raporlarda; tarafların 2017-2018 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı ve usulüne uygun tutulduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu ve her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 21.849,42 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından düzenlenen 15.930,00 TL bedelli faturanın davacı tarafından kabul edilmeyip iade edildiği belirtilmiştir.Buna göre alınan bilirkişi raporlarına göre, davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine işlediği, davacının incelenen ticari defterlerinin ise usulü uygun tutulup birbirlerini doğruladığı, her iki taraf ticari defterlerinin birbirlerine uyumlu olduğu ve iki taraf ticari defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 21.849,42 TL alacaklı olduğu, faturaları itiraz etmeden ticari defterlerine kaydeden davalının faturalara konu hizmet bedelini ödediğini ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davacının, davalının düzenlediği 15.930,00 TL bedelli faturaya itiraz edip kabul etmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince 15.930,00 TL fatura tutarının alacak tutarından mahsup edilmemesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece asıl alacak yönünden davalının takibe itirazının iptaline karar verilmesi yerindedir.2-Bunun yanında davalı vekili temerrüt tarihi ve faiz oranı yönünden de hükmü istinaf etmiştir.Davalının defterlenin incelenmesi için talimat yoluyla alınan raporda, takip tarihine kadar işlemiş faiz 4.125,91 TL hesaplanmış iken, davacı defterlerinin incelenmesi sonucu alınan raporda ise, işlemiş faiz 3.857,18 TL olarak hesaplanmıştır.Davalı vekili, temerrüt faizinin fatura kesim tarihinden itibaren hesaplanmasının yanlış olduğunu, sözleşmeye göre 29/06/2018 tarihli fatura için temerrüt başlangıcının 21.07.2018 tarihi, 27/07/2018 tarihli fatura için ise temerrüt başlangıcının 21.08.2018 tarihi olduğunu belirterek hükmü istinaf etmiştir. İlk derece mahkemesi de işlemiş faizin hesaplanmasında fatura kesim tarihini değil, 29/06/2018 tarihli fatura için temerrüt başlangıcını 21.07.2018 tarihi, 27/07/2018 tarihli fatura için ise temerrüt başlangıcını 21.08.2018 tarihi olarak dikkate aldığına göre, davalının bu istinaf nedeni yerinde değildir. Ayrıca sözleşmedeki faiz oranı uygulanarak takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmıştır. Bu nedenle davalının işlemiş faize yönelik istinaf başvurusunun de reddi gerekir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/229 Esas, 2021/663 Karar sayılı ve 05/10/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 439,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 176,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.23/10/2025