T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/385 KARAR NO : 2026/267 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .................... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ............... NUMARASI : ............. Esas - ............ Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : 11/03/2026 KARAR YAZIM …
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/385 KARAR NO : 2026/267 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .................... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ............... NUMARASI : ............. Esas - ............ Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : 11/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında iş kıyafeti ve iş güvenliği koruyucu malzeme için sözleşme imzalanıp malların davalıya teslim edildiğini, malların alım satımı ile ilgili uyuşmazlık bulunmadığını, davalı Belediyeden 1.506.834 -TL alacak için ........... tarihinde fatura düzenlenip belediyeye gönderildiğini, alacağın taksile ödenecek iken sadece 150.000 TL kısmi ödeme yapıldığını, diğer ödemelerin de vadelerinde ödenmediğini, alacağın tahsili için ................... İcra Dairesi'nin........... E. sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz edilmeyen kısıma ilişkin ödeme yapıp, takip öncesi faiz ve işleyen faiz yönünden itirazın iptali davası açıldığını, işin ticari iş olduğunu, icra takibine haksız itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Sunulmamıştır. B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: "...davalı ........................Belediye Başkanlığı'nın tacir sayılmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın (satış sözleşmesi) TTK'nın 5. maddesi kapsamında ticari dava konusunu oluşturmadığı anlaşılmaktadır. İş bu davaya bakma görevinin HMK’nın 2.maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğundan, Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın usulden reddine, 2-Görevli mahkemenin ............ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine..." karar verildiği görülmüştür. C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı Şirket vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; ticari işin belirlenmesinde sözleşmenin mahiyetinin ticari işletme faaliyetiyle bağlantı, işlemin yapıldığı ekonomik ortam, taraflardan birinin ticari işletmesinin menfaatinin esas alınacağını, somut uyuşmazlığın ticari satım sözleşmesinden, mal teslimi ve fatura bedelinin tahsilinden doğduğunu, bu yönüyle alacağın doğası gereği ticari nitelikteki para borcu olduğunu, kamu tüzel kişisi ile tacir arasındaki mal satım sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın, ticari iş niteliğini koruyacağını, TTK md. 19/2 uyarınca ticari işin taraflar üstü bir nitelikte olduğunu, kamu tüzel kişisi olmanın, uyuşmazlığın ticari vasfını ortadan kaldırmayacağını, ticari işlerde temerrüt faizine ilişkin hükmün, TTK m.8/2 uyuşmazlığın ticari niteliğini gösterdiğini, davalının kamu kurumu olmasının ticari faiz rejimini değiştirmeyeceğini, mahkemenin esasa girmeden karar verip, eksik inceleme yaptığını, uyuşmazlığın TTK md. 4 ve 5 anlamında ticari dava olup, görevin asliye ticaret mahkemesinde olduğunu belirterek, görevsizlik kararının kaldırılmasına, uyuşmazlığın niteliği gereği davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğunun tespitine ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Belediye vekili sunduğu istinaf dilekçesi ile davacı istinafına cevap dilekçesinde özetle; davanın ticari dava niteliğinde bulunmadığını, davalı belediyenin 6102 sayılı TTK 16/2 maddesi gereği tacir sıfatına da haiz olmadığından mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, Ancak ...........Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olarak tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bu yönden düzeltilererek görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, zira da........... Belediyesinin adresinin .........../...............olduğunu, Davalının ........... İcra Dairesinin ......... E. sayılı dosyasında itirazın iptali talep edilse de belirtilen icra dosyada belediyenin taraf olarak yer almadyıp, Uyap'ta ........... İcra Dairesi'nde ......... E. sayılı dosya kaydı bulunmadığını belirterek, davacının istinaf başvurusunun reddini, kararın görevli Mahkemenin düzeltilmesini talep etmiştir. D-)DELİLLER: ........... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ T. ........ E. .......... K. sayılı hükmü ve tüm dosyası kapsamı. E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ; Dava; bakiye fatura kaynaklı alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davacı şirketin ve davacı vekilinin adreslerinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı şirket vekili davalı Belediyeye iş kıyafeti ve iş güvenliği ekipmanı satarak taksitle ödeme kararlaştırıldığını, davalı Belediyenin borcun tamamını ödemediğinden buna dayalı düzenlenen faturadan kaynaklı faiziyle beraber 1.564.600 TL alacaklı olduğundan bahisle eldeki itirazın iptali davasını açmış, davalı tarafça henüz cevap sunulmamış, Mahkemece davalı kamu kurumu Belediye tacir olmadığından görevsizlik kararı verilip, ...........ASHM'nin görevli olduğuna karar verilip, hüküm her iki taraf vekilince istinaf edilmiştir. O halde uyuşmazlıkta, davanın ticari dava olup olmadığı, buna bağlı olarak görevli ve yetkili Mahkemenin hangisi olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Mutlak ticari davalar; TTK’nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m. 99), İcra ve İflas Kanunu (m. 154), Finansal Kiralama Kanunu (m. 31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m. 22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK’da yeterli görülmüştür. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hâlinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. Tüm bu açıklamalar ışığında 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerektiği ve Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu açıktır. 6102 sayılı TTK'nın "Tüzel kişiler" başlıklı 16.maddesinde "(1) Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar. (2) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar." hükmü mevcut olup, buna göre Belediyelerin kendisi değil Belediyelerce ticari gaye ile kurulan kuruluşlar tacir olarak kabul edilecektir. Somut olayda; davalı ........... Belediye Başkanlığı'nın tacir sayılmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın yasa kapsamında ticari dava konusunu oluşturmadığı anlaşılmaktadır. Dava üçüncü grup ticari davalardan ve mutlak ticari davalardan değildir. Nispi ticari dava olması için de her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması gerekmektedir. Bu itibarla uyuşmazlık nispi ticari dava da olmadığından, davaya bakmakla görevli mahkeme genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bu itibarla ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olup, davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir. Mahkeme, yapacağı inceleme neticesinde görevsiz olduğuna karar verirse, görevli mahkemeyi belirtir ve dava dosyasını görevli mahkemeye gönderir. Davaya bundan sonra bakacak olan görevli mahkeme tarafından yetki konusu değerlendirilir. Yetki itirazının incelenmesi, görevli mahkemeye ait olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusu da yerinde değildir. Açıklanan sebeplerle, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı vekilinin ve davalı vekilinin ......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .............T. ........... E. .......... K. sayılı; ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-(b-1) bentleri gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-)Davacı ve davalının yatırdığı İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç davacı ve davalı tarafından peşin yatırıldığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, 5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-)Artan istinaf avanslarının, İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK md.333'e uygun iadesine, 7-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/03/2026 Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*