9. Hukuk Dairesi 2025/8503 E. , 2025/9995 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4023 E., 2025/658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/180 E., 2023/695 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
9. Hukuk Dairesi 2025/8503 E. , 2025/9995 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4023 E., 2025/658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/180 E., 2023/695 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.08.1996 tarihinden 05.01.2022 tarihine kadar kuaförde kasa sorumlusu olarak görev yaptığını, sigorta kaydının; 21.08.1996 - 30.09.2018 tarihleri arası ... Kurumları AŞ, 01.10.2018-12.12.2018 tarihleri arası ... (...), 13.12.2018-05.01.2022 tarihli arası ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi tarafından yapıldığını, çalıştığı süre zarfında müvekkilinin aynı eğitim köyünün içinde aynı işte çalıştığını, ödenmeyen işçilik hak ve alacaklarının tamamından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, hakkında bir kere bile herhangi bir sebepten dolayı tutanak tutulmadığını, herhangi bir olaydan dolayı uyarı almadığını, müvekkilinin taciz veya kasadan para alma şeklindeki çirkin iddialarla karşı karşıya kalmasının psikolojisini bozduğunu, hakkındaki çirkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, iş sözleşmesinin somut bilgi ve görgüye dayanılmaksızın bir duyuma ve asılsız iddialara dayalı olarak feshedilmesinin kötüniyetli olduğunu, haftalık 45 saati aşan çalışmalar yaptığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ile kötüniyet tazminatı ve işsizlik ödeneğinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan ... ile ... Kurumları AŞ vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Üniversiteye ait kuaförde çalışmakta iken çalışma arkadaşları tarafından ... Yönetimine iletilen birbirinden farklı şikâyetler neticesinde Üniversitece yapılan soruşturma kapsamında işyerinde çalışan kadınlara karşı olağan dışı davranışlarda bulunduğunun, çalışan kadınların bu hususlardan rahatsız olduğunu dile getirmesine rağmen mütemadiyen devam ettiğinin soruşturma kapsamında alınan beyanlarla doğrulandığını, bir diğer iddianın ise müşterilerden elde edilen gelirlerin ... döner sermaye hesabına günlük olarak yatırılması gerektiği hâlde haftada bir defa eksik yatırdığı yönünde yapılan soruşturma kapsamında kuaförde çalışan tüm işçilerin beyanında nakit olarak kasada biriken hizmet bedelinin bir kısmının her defasında eksik olarak gönderildiğinin tespit edildiğini, bu kapsamda davacının işverenin güvenini kötüye kullandığını ve kadınlara karşı davranışları nedeniyle de işyeri barışını temelinden sarsacak davranışlarda bulunduğunu, bu itibarla yapılan soruşturma neticesinde iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını, kötüniyet tazminat talebinin yasal dayanağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Döner Sermaye İşletmesi davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hizmet döküm cetveli ve tanık beyanlarına göre 05.07.2002-30.09.2002, 01.02.2003-08.01.2007, 04.08.2008- 05.01.2022 tarihleri arasında üç dönem hâlinde çalıştığı, ilk dönem çalışması yönünden davalı tarafça feshin haklı olduğu yönünde bir delil sunulmadığı, ikinci dönem çalışmasının emeklilik sebebi ile son bulduğu, bu itibarla ilk iki dönem yönünden davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, üçüncü dönem çalışması yönünden ise davalı tarafça iş sözleşmesinin işverence haklı nedenle feshedildiği, ilk dönem çalışması yönünden ihbar tazminatına hak kazanılmışsa da fesih tarihi ile dava tarihi arasında 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve takdirinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu ancak kamu düzeni yönünden yapılan incelemede davalı ... harçtan sorumlu tutulması ile birden fazla davalı olmasına rağmen yargılama giderlerinin davalılardan tahsili yerine tek davalı varmış gibi davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının davalılar nezdinde 21.08.1996 tarihinden 05.01.2022 tarihine kadar aralıksız ve kesintisiz bir şekilde çalışması olduğunu, hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, 2. Davalı işverence suni fesih sebepleri yaratılarak soyut ve gerçeğe aykırı iddialar ile iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet süresi ve iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.