9. Hukuk Dairesi 2025/9752 E. , 2026/1028 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1789 E., 2025/1953 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/130 E., 2023/114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan ra…
9. Hukuk Dairesi 2025/9752 E. , 2026/1028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1789 E., 2025/1953 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/130 E., 2023/114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 24.05.2010-10.03.2021 tarihleri arasında metal enjeksiyon montaj işçisi olarak çalıştığını, son ücretinin net 5.811,35 TL olduğunu, banka kanalı ile ödenen ücret dışında davacıya her ay 580 TL'nin elden ödendiğini, Kuruma ücretlerin eksik bildirildiğini, davalı işyerinde metal işçisi olarak çalışan davacının bu çalışması sırasında işten kaynaklanan birçok sağlık sorunu ile mücadele ettiğini, davalının iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun davranmaması ve koruyucu önlemleri almaması nedenleriyle yoğun metale maruz kaldığını, bu durumun sağlığına ciddi zararlar verdiğini, davacının bilgisi dışında davalı tarafından kısa çalışma ödeneği başvurusu yapıldığını, ancak davacının çalışmaya kesintisiz olarak devam ettiğini, işyerinde aylık 30 gün çalışmasına rağmen 20 20... -5-6-7. aylarda daha az günlerde sigortalı gösterildiğini, çalışma süresi boyunca işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatillerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, davacının 24.02.2021 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi fesih bildiriminde bulunmuş ise de sonraki süreçte davacının çalışmasına devam ettiğini, sonrasında izah edilen haklı nedenlerle davacının iş sözleşmesini 10.03.2021 tarihinde eylemli olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası veya kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshine neden olacak hiçbir sebep bulunmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının çalışmasına engel bir hastalığı bulunmadığını, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun davranarak koruyucu önlemleri aldığını, kısa çalışma ödeneği başvurusu için işçinin onayı aranmadığını, davalının bu hakkını kullanarak üç ayı geçmemek üzere kısa çalışma yapıldığını, davacının da 3 ay süreyle kısa çalışma yaparak kısa çalışma ödeneğinden yararlandığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, hafta tatilinde çalışmadığını, nadiren çalışılırsa karşılığının ödendiğini, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davalı tarafından 2016-2021 tarihleri arasındaki puantaj kayıtlarının dosyaya sunulduğu, davacı tanığı Y.T'nin işe giriş çıkışların kart basma suretiyle yapıldığını beyan ettiği, davacı tarafından da dosyaya sunulan puantaj kayıtlarına itiraz edilmemesi karşısında bilirkişi raporundaki puantaj kayıtları üzerinden yapılan 1. alternatif hesaplamaya itibar edilerek fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin hüküm altına alındığı, yazılı belgeye dayalı hesaplama karşısında fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinden indirim yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davacının gerçek ücretinin en son aylık net 5.408,88 TL olduğu, davacının bir kısım ücretlerinin elden ödendiğinin, tanık beyanları ile sabit olduğu, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, davacı lehine kıdem tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, bilirkişi raporundaki puantaj kayıtları üzerinden yapılan hesaplama esas alınarak fazla çalışma ve hafta tatili ücreti taleplerinin kabulü ve imzasız bordrolardaki miktarların mahsubu ile karar verilmesinin isabetli olduğu, kısmi dava olarak açılan davada, davacı taraf ıslah dilekçesinde zamanaşımı iddiasını dikkate alarak talepte bulunduğundan bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da kabul görmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Belirsiz alacak davası olarak açılan davanın usulden reddi gerektiğini, 2. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 3. Davacının iş sözleşmesinin fesih gerekçelerinin hukuki dayanağı bulunmadığından kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, 4. Ücret tespitinin hatalı olduğunu, 5. Beyanları esas alınan davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgisi olmadığını, beyanların çelişkili olduğunu ve esas alınamayacağını, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, 6. Davacının tüm fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının ödendiğini, sunulan banka kayıtları, ücret bordroları ve puantaj kayıtlarıyla bu durumun sabit olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların hatalı tespitler içerdiğini, 7. Davacının haksız iddiaları karşısında işyeri kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini, davacı fazla çalışma yaptığında ücretinin bordrolara yansıtılarak banka kanalıyla ödendiğini, sunulan yazılı deliller irdelenmeden, davasını mesnetsiz iddialarla ikame eden davacının beyanları esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporunun esas alınamayacağını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava türü, zamanaşımı, ücret miktarı, davacının iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, dava konusu alacak kalemlerine davacının hak kazanıp kazanmadığı, alacakların ispatı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.