9. Hukuk Dairesi 2015/13982 E. , 2015/18471 K. "" MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacağı, ücretli izin, genel tatil ücreti, sigorta primi alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlene…
**9. Hukuk Dairesi 2015/13982 E. , 2015/18471 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacağı, ücretli izin, genel tatil ücreti, sigorta primi alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş akdinin işveren tarafından haksız ve ihbarsız olarak feshedildiği iddiasıyla, kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, sigorta primi kesintisi ile ücret alacaklarına hükmedilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalılar, iddiaların yersiz olduğunu, davacının mazeretsiz devamsızlık yaptığını, verilen görevleri yerine getirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak isteği kısmen hüküm altına almıştır. D) Temyiz: Kararı davalılar avukatları temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Mahkemece, tefhim edilen kısa kararın 5 numaralı bendinde ulusal bayram ve genel tatil ücretine hükmolunmuş, aynı kaleme ilişkin 6 numaralı bendinde ise; ıslahla artırılmasına rağmen dava dilekçesinde talep edilen miktar hüküm altına alınmış, gerekçeli kararın gerekçe kısmının son bölümünde ise; kısa karar ile gerekçeli karar incelendiğinden 5 numaralı bendin sehven yazıldığı anlaşıldığından bu bendin hüküm fıkrasından çıkarıldığı belirtilerek karışıklık giderilmeye çalışılmıştır. HMK.’nun 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince başlı başına bozma nedenidir.