TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Talep; eser sözleşmesinden kaynaklı verilen çeke karşın karşı tarafın edimini yerine getirmediğinden b…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1432 KARAR NO : 2025/1127 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Talep; eser sözleşmesinden kaynaklı verilen çeke karşın karşı tarafın edimini yerine getirmediğinden bahisle talep edenin ihtiyati tedbir talebine ilişkin olup davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen yerel mahkemenin değişik iş kararına karşı davacı tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Talep eden vekili; karşı tarafın 17.04.2025 tarihinde, talep edenle peyzaj işlerini üstlendiği "İzmir ... Hastanesi Peyzaj Düzenlemesi" projesine metal levha ve işçilik tedariki için anlaştığını, bu anlaşma sonrası talep eden şirket tarafından karşı şirkete avans olarak 05/07/2025 keşide tarihli, 0019569 numaralı ve 400.000TL bedelli çekin teslim edildiğini, 3 ay gibi çok uzun bir süre geçmesine rağmen karşı tarafın üstlendiği işi tamamlamadığını, buna rağmen iş tamamlanmış gibi fatura keserek talep eden şirkete ilettiğini, talep edenin maddi olarak zarara uğradığını belirterek çekin bedelsiz kalması sebebiyle, çek hakkında ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 30/06/2025 tarihli değişik iş kararı ile; taraflar arasında peyzaj işi için anlaşma yapıldığı ve karşılığında çek teslim edildiği ve karşı tarafın anlaşma yükümlülüklerinin yerine getirmediği iddialarının yargılamayı gerektirdiğini, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını belirterek yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir. Talep eden vekili istinaf dilekçesinde; genel olarak talep dilekçesini tekrar ederek, uyuşmazlık nedeniyle menfi tespit davası çekin işleme konulması sebebi ile de istirdat davası açılmasına esas olmak üzere 27/06/2025 tarihinde zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ve henüz sonuçlanmadığını, karşı tarafın değişik iş dosyasına ve ihtara cevap vermediğini, değişik işin açıldığı tarihte çekin ibraz tarihinin yaklaştığını, daha sonra çekin bozdurulduğunu, çekin işleme konu olması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin konusuz kaldığını, fakat mahkeme kararının hatalı olduğunu, dava sürecinin uzun sürecek olması sebebiyle işbu dosyadan alınacak ihtiyati tedbir talebinin önem taşıdığını belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ise hakim, ihtiyati tedbire davanın her aşamasında karar verebilir. İhtiyati tedbir talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Öte yandan Anayasanın 141/3. maddesine göre mahkeme, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde, kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, talep edenin iddiasına göre 17.04.2025 tarihinde, talep edenin peyzaj işlerini üstlendiği "İzmir ... Hastanesi Peyzaj Düzenlemesi" projesine ilişkin karşı tarafın da metal levha ve işçilik tedariki sağlayacağı yönünde anlaştıkları, anlaşmaya istinaden karşı tarafa 05/07/2025 keşide tarihli, 0019569 numaralı ve 400.000TL bedelli çek teslim edildiği fakat karşı tarafın işi tamamlamadığını belirterek anlaşmaya konu çekin ödenmemesi için ihtiyati tedbir talep ettiği görülmüştür.Tüm dosya incelendiğinde; tedbire konu çeke ilişkin sözleşmenin dosya arasına alınmamış olduğu görülmüş olup öncelikle yerel mahkeme bu eksikliği giderip sözleşmeyi incelemesi ve deliller sunulduktan sonra yaklaşık ispatın sağlanması halinde tedbir talebinin değerlendirilmesi gerekmekte olup eksik inceleme ile tedbirin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/06/2025 tarih, 2025/811 Değ. İş., 2025/812 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5- Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.