T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2010 KARAR NO : 2026/421 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2024/118 Esas-2024/391 Karar DAVA TARİHİ : 15/02/2024 KARAR TARİHİ : 05/06/2024 DAVANIN KONUSU : İstirdat DAİRE KARAR TARİHİ : 03/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/03/2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/118 Esas 2024/391 Ka…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2010 KARAR NO : 2026/421 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2024/118 Esas-2024/391 Karar DAVA TARİHİ : 15/02/2024 KARAR TARİHİ : 05/06/2024 DAVANIN KONUSU : İstirdat DAİRE KARAR TARİHİ : 03/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/03/2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/118 Esas 2024/391 Karar sayılı dosyasından verilen 05/06/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Torbalı İcra Müdürlüğü’nün 2023/7670 Esas sayılı dosyası kapsamında 29/08/2023 tarihinde müvekkile ait iş yerine hacze gelindiğini, mahalde bulunan malların muhafaza altına alınması yönündeki ağır baskı ve cebri icra tehdidi karşısında müvekkilin borçlu olmadığı bir dosyaya toplam 244.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapılan bu ödemenin iradi olmayıp tamamen muhafaza işlemini durdurma gayesiyle gerçekleştirildiğini, İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca borçlu olunmayan bir paranın icra tehdidi altında ödenmesi halinde bu bedelin bir yıl içinde istirdatının talep edilebileceğini, müvekkilin ilgili icra dosyasında borçlu sıfatı bulunmamasına rağmen mallarının haczedilmesi riskiyle karşı karşıya kaldığını, Yargıtay içtihatları ve doktrin görüşleri ışığında istirdat davasının temel şartı olan "cebri icra tehdidi altında ödeme" olgusunun somut olayda tam manasıyla vuku bulduğunu, borcun maddi hukuk bakımından mevcut olmadığını ispat külfetinin yerine getirildiğini, davanın açılmasından önce Turgutlu Arabuluculuk Bürosu nezdinde yapılan görüşmelerde tarafların anlaşamadığını ve sürecin son tutanakla belgelendiğini, netice itibarıyla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde tahsil edilen bedelden icra dairesince iade edilen kısım mahsup edildikten sonra kalan 239.088,42 TL’nin ödeme tarihi olan 29/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada davalı müvekkillerin taraf sıfatının bulunmadığını, Torbalı İcra Müdürlüğü’nün 2023/7670 Esas sayılı dosyası incelendiğinde müvekkillerin alacaklı değil borçlu sıfatına haiz olduklarının açıkça görüleceğini, istirdat davasının mahiyeti gereği ancak cebri icra tehdidiyle parayı tahsil eden takip alacaklısına karşı açılabileceğini, bu nedenle davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın istirdat talebinde bulunmasına rağmen somut olayda bu davanın kanuni koşullarının oluşmadığını, İİK 72. maddesi uyarınca istirdat davası açılabilmesi için borçlu olunmayan bir paranın mutlak surette cebri icra tehdidi altında ödenmiş olması gerektiğini, ancak 22.08.2023 tarihli haciz tutanağına göre haciz mahallinde davacı şirketin malların mülkiyeti konusunda önce kiralık sonra öz malı şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğunu, davacının istihkak iddiası üzerine Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2023/206 Esas sayılı kararı ile takibin devamına ve davacıya istihkak davası açması için süre verilmesine hükmedildiğini, davacı tarafın kendisine tanınan bu yasal imkanı kullanmayarak ve dava açmaktan imtina ederek dosya borcunu rızai şekilde ödediğini, bu durumun ödemenin haciz baskısı altında değil davacının kendi özgür iradesiyle yapıldığını gösterdiğini, dolayısıyla istirdat davasının şartları oluşmadığından haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "...Torbalı İcra Müdürlüğü 2023/7670 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, alacaklının dava dışı ... olduğu, borçluların dosyamız davalıları olduğu, dosyamız davacısının icra dosyasının tarafı olmadığı, davacı tarafından Torbalı İcra Müdürlüğünün 2023/7670 Esas sayılı icra dosyasına 239.088,42 TL ödeme yapıldığı, anlaşılmıştır. Davalı taraflarca su ödemenin davanın tarafları arasındaki başka bir anlaşmadan kaynaklandığına dair herhangi bir savunma yapılmamıştır. Bu kapsamda davacı tarafça icra dosyasına yapılan ödeme kadar, davalıların sebepsiz zenginleştiği kabul edilmiştir...." ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kabulü ile 239.088,42 TL'nin ödeme tarihi olan 29/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ticari satımdan kaynaklanan bir istirdat davası niteliğinde olduğunu, ancak gerek UYAP kayıtları gerekse Arabuluculuk Son Tutanağı ile sabit olduğu üzere müvekkillerin icra dosyasında borçlu sıfatına haiz olmaları sebebiyle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, istirdat davasının mahiyeti gereği ancak takip alacaklısına karşı ikame edilebileceğini, yerel mahkemenin bu temel usuli itirazı dikkate almayarak ilk celsede davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda istirdat davasının en temel şartı olan cebri icra tehdidi altında yapılmış bir ödemenin bulunmadığını, 22.08.2023 tarihli haciz tutanağı incelendiğinde haciz mahallindeki malların aidiyeti konusunda davacı şirketin önce kiralık sonra öz malı şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğunun görüldüğünü, davacının istihkak iddiasının icra hukuk mahkemesince reddedildiğini ve bu karara karşı dava açmaktan imtina ederek borcu kötü niyetle ödediğini, müvekkil vekilince delil olarak dayanılan ve davanın seyrini değiştirecek nitelikteki Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2023/206 Esas sayılı dosyasının mahkemece celp edilmemesinin hukuki dinlenilme hakkını ve adil yargılanma ilkesini açıkça ihlal ettiğini, davacı tarafın layihalar teatisi aşaması geçtikten ve ilk duruşmaya iki gün kala sunduğu beyan dilekçesiyle davanın hukuki dayanağını sebepsiz zenginleşme olarak değiştirdiğini, bu durumun HMK 319. maddesi uyarınca iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının açık bir ihlali olduğunu, yerel mahkemenin bu usulsüz beyanlara ve delil listesinde yer almayan ticaret sicil kayıtlarına dayanarak hüküm kurmasının kanuna aykırılık teşkil ettiğini, sebepsiz zenginleşme olgusu bir an için kabul edilse dahi yerleşik Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihatları uyarınca icra dosyasına yapılan ödeme neticesinde zenginleşen tarafın icra borçlusu müvekkiller değil takip alacaklısı olduğunu, müvekkillerin mal varlığında herhangi bir artış meydana gelmediği halde davanın kabul edilmesinin maddi gerçeklikle bağdaşmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar davalılarca istinaf edilmiştir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre;Torbalı İcra Müdürlüğü 2023/7670 Esas sayılı icra dosyasında alacaklının dava dışı...., borçluların eldeki dosyanın davalıları olduğu, eldeki dosyanın davacısının icra dosyasının tarafı olmadığı, davacı tarafından icra dosyasına 239.088,42 TL ödeme yapıldığı anlaşılmış olup, davacı tarafça icra dosyasına yapılan ödeme ile davalıların sebepsiz zenginleştiği kabul edilerek davanın kabulüne dair karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalılarca yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/118 Esas 2024/391 Karar sayılı dosyasında verilen 05/06/2024 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davalılardan alınması gereken 16.332,13 TL istinaf nispi karar harcından, davalılar tarafından yatırılan 4.083,04 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 12.249,09 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 03/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.