T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/823 Esas KARAR NO : 2026/287 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/02/2022 NUMARASI : 2020/533 Esas, 2022/120 Karar DAVA: İtirazın İptali (Otoyol Geçiş Ücretinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/823 Esas KARAR NO : 2026/287 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/02/2022 NUMARASI : 2020/533 Esas, 2022/120 Karar DAVA: İtirazın İptali (Otoyol Geçiş Ücretinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kendisine ait ...plaka sayılı araçlar ile işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan köprü ve otoyollardan ücret ödemeksizin 13.10.2018-09.10.2020 tarihleri arasında ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücretleri, yasal ceza bedelleri, işlemiş faiz ile KDV alacağının tahsili için başlatılan İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek icra takibine karşı yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tahsilat makbuzları ile geçiş ücretlerini ödediğini, dosyaya sunulacak tahsilat makbuzları ile ödemenin yazılı belge ile ispatlanacağını, takip talebinde geçiş ücreti ile cezası ayrıştırılmadan talepte bulunulduğunu, takipte bu miktarların belli olmadığını, müvekkilinin HGS-OGS sistemine kayıtlı kartlar yerine dosyaya sundukları tahsilat makbuzlarında belirtilen başkaca 5 adet farklı kredi kartıyla davacıya ödeme yaptığını, bu durumun bankalardan teyit edilebileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacak likid olmadığından icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının davalıya karşı işletme hakkı kendisinde olan köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş yaptığı iddiasıyla icra takibi yaptığı, takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, davalının tacir olduğu ve araçların ticari amaçla kullanıldığı, geçiş yapılan tarihlerde geçiş bedelinin alınamadığı ve 15 günlük süre içerisinde takibe konu ihlalli geçiş ücretlerinin ödendiğine ilişkin davalı tarafından dosyaya belge sunulmadığı, davalı tarafça sunulan tahsilat makbuzlarının takip talebine konu ihlalli geçişlerle ilgili olmadığı gözetilerek davacının geçiş ücreti ve gecikme cezasına ilişkin talebi yerinde bulunduğu, TBK madde 117 uyarınca davacının borç ihtarında bulunduğuna dair herhangi bir bildirimi veya davalıya gönderdiği ihtarname bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz ve vergisine ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 7.652,20 TL geçiş ücreti, 30.608,80 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 38.261,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likid ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 7.652,20 TL.icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; dosyaya sundukları tahsilat makbuzları ile geçiş ücretlerinin yazılı belge ile ispatlandığını, takip talebinde geçiş ücreti ile cezası ayrıştırılmadan talepte bulunulduğunu, takipte ayrı ayrı miktarlar belirtilmediğinden ve dayanak belgeler sunulmadığından mahkemece cezanın belirlenmesi için mahkemece araştırma yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin HGS-OGS sistemine kayıtlı kartlar yerine dosyaya sundukları başkaca 5 adet farklı kredi kartıyla davacıya ödeme yaptıklarını, mahkemece bu banka kayıtları getirtilmeden hatalı karar verildiğini, müvekkilinin geçiş ücretlerini ödediğini dosyaya sunulan ödeme makbuzları ile ispatladıklarını, bu nedenle müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, ayrıca icra inkar tazminatı şartlarının da oluşmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti, işlemiş faiz ile KDV alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 6.398,75 TL geçiş ücreti ve 25,595,00 TL ceza bedeli olmak üzere toplam 31.993,75 TL alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığından, takibe itirazın iptali ve takibin devamı için açılan iş bu davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının kısmen iptaline karar verilmiş olup, karar yasal süresinde davalı tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; geçiş ücreti ile ceza bedelinin birlikte asıl alacağı oluşturup oluşturmadığı, ihlalli geçiş bedellerinin ödenip ödenmediği ile icra inkar tazminatının yasal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Davacının, davalı hakkında 38.261,00 TL geçiş ücreti, 4.418,73 TL işlemiş faiz, 795,37 TL KDV olmak üzere toplam 43.475,11 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %18,25 faizi ile, icra harç masrafları ve vekalet ücreti tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 05.12.2019 tarihinde icra takibine geçtiği, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir tebligat parçasına dosyada rastlanılmadığından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı dava dilekçesinde; icra takibinin geçiş ücreti 7.652,20 TL ve gecikme cezası 30.608,80 TL olmak üzere toplam 38.226,35 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihinden önce işlemiş faiz 4.414,73 TL ve KDV 794,66 TL olmak üzere toplam 43.435,74 TL yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla devamını talep etmiştir.04.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafın geçiş ücretlerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın takip tarihi itibari ile 38.261,00 TL asıl alacak tutarını talep edebileceği, davalı tarafın takip tarihinden önce ihtar veya tevsik edici bir belge ile temerrüde düşürülmediği, takip tarihine kadar işlemiş faizin 4.231,00 TL, KDV tutarının (4.231,00 TL x % 0,18=) 761,58 TL olarak tespit edildiği, takip tarihi itibariyle toplam alacak tutarının da 43.253,58 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirilmiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalıya ait olduğu tespit edilen araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, bilirkişi tarafından tahsilat makbuzlarında bulunan geçişlerin İGB (ihlalli geçiş bildirim) numarasının, tarihinin ve tutarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi neticesinde tahsilat makbuzlarında bulunan geçişlerin davacı tarafın takip talebine konu ettiği ihlalli geçişler olmadığının tespit edildiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarı bedeline ilişkin borcun ödenmediği anlaşılmakla mahkemece 6001 sayılı Kanun gereğince ödenmesi gereken geçiş ücreti ile ceza bedeli bir bütün olarak asıl alacak miktarını oluşturduğundan bu iki alacak kalemi yönünden takibin devamına karar verilmesi yerinde olmuştur. Öte yandan ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu, likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince karar altına alınan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetli olmuştur. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/533 Esas, 2022/120 Karar sayılı ve 23/02/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 80,70 TL maktu harç ve 573,00 TL nispi harç olmak üzere toplam 653,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 78,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 26/02/2026