T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/919 KARAR NO : 2026/393 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, müvekkil şirket adına hareket eden dava dışı -----aracılığı i…
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/919 KARAR NO : 2026/393 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, müvekkil şirket adına hareket eden dava dışı -----aracılığı ile ----- gemisinde son kullanıcı tarafından tüketicilerin kullanımına sunulmak üzere belirli kalite standartlarını içermek üzere şezlong dahil bazı emtiaların alımının yapıldığını, alımı yapılan şezlongların teslimleri yapıldıktan sonra ayıplı çıktığını, kazaya neden olmuş, müvekkilinin ciddi zararlarına neden olduğunu, müvekkilinin süreç içinde üzerine bedel ödeyerek malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yolunu da kullanmasına karşın ikinci parti ürünlerde de ayıp ortaya çıktığını, ayıpların TBK m.227 uyarınca onarım hakkı veya indirim istenmesi tercih edilebilecek yollar da olmadığını, bu durumda sözleşmeden dönme ve ödenenlerin iadesi ile oluşan zarar ziyanın tazminini istemek zorunda kaldığını müvekkilinin geçen 5 yılın sonunda hala hakkına erişemediğini, iki ayrı partide satın alınan şezlongların tamamının ayıplı çıktığı hukuki süreçte şezlonglara ilişkin ayıbın tespiti ile işbu şezlong bedellerinin tazminen tahsili için----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas ----- Karar sayılı 05.06.2024 tarihli kararı ile davamızın işbu davada davalı ---- yönünden kısmen kabul kısmen reddine, davalı ----- yönünden davanın reddine ilişkin oy çokluğu ile verilen kararın (muhalefet şerhi müvekkilimiz/ lehinedir) taraflarınca istinaf edilmiş olup, henüz istinaf incelemesinde bir karar verilmediğini, geçen süre zarfında özellikle ilk derece Mahkemesi'nin ayıba ilişkin tespitinin tamamlanması bu süreçte usuli işlemlere ilişkin eksiklik oluşmaması adına ayıba konu malların yurtdışında bulundukları yerde muhafaza edilmeye devam etmiş, bu nedenle de başta muhafaza edilen mallara ilişkin yer kirası, bu eşyaların bulundukları yere taşınmaları için ödenmesi gereken lojistik giderleri de dahil olmak üzere müvekkili tarafından ödenen lojistik giderleri, gümrük giderleri ile esas davanın Türk Lirası üzerinden açılması nedeniyle müvekkilinin temerrüt faizi ile dahi karşılanması mümkün olmayan munzam zararının oluştuğunu iddia ile, ----.Asliye Ticaret Mahkemesi ------ Esas --- Karar sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasına, işbu dava dosyasında karar altına alınmayan ve şezlong bedeli için ödenen bedel için oluşan munzam zararın ilk açılan dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile şimdilik 10.000 euro'nun, ayıplı malların muhafaza ve depolama (kira) giderlerine karşılık şimdilik 5.000 euro'nun, lojistik ve gümrük bedellerine ilişkin müvekkili tarafından ödenen tutarlara karşılık şimdilik 5.000.-euro'nun davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı---- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında sözleşmeden veya başkaca herhangi bir hukuki bağlantı olmayıp müvekkile dava ikame edilmesi sözleşmenin nispiliği ilkesine aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı iddialarında haklı olsay dahi, yabancı para alacağı talebinde bulunamayacağını, davacının faiz talebinin de hatalı olduğunu, davacının iddiaları karşısında cısg hükümlerinin uygulama alanı bulunduğunu, uyuşmazlığın müvekkili ile alakası olmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen malların ------ tarafından satılan mallara ilişkin olduğunu, müvekkilinin diğer davalı "------" ile de bir hukuki ilişkisi olmadığını, müvekkili ile alakası olmayan ve onun tarafından satılmamış mallar hakkında ortaya sunulan bir iddianın bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun söz konusu olmadığını belirterek davacının davasının öncelikle usulden aksi kanaatte esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; ayıplı mallar nedeniyle uğranılan munzam zararın tahsiline ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan ---- Ticaret Mahkemesinin -----. sayılı dosyası celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının temsilcisi vasıtasıyla davacı ile davalılar ------- ve ---- arasında kurulan menkul satışına ilişkin yazılı olmayan sözleşme kapsamında, sözleşmeye konu malların ayıplı olduğu ve davacının zarara uğradığı iddiası kapsamında davacının TBK m.99 hükmü kapsamında seçimlik hakkını ülke parası üzerinden kullanıp kullanmadığı, mahkemenin verdiği kararda Türk Lirası üzerinden hüküm kurulması sebebiyle seçimlik hakkını kullanması sebebiyle Euro cinsinden karar verilmemesine ilişkin munzam zararı talebinde bulunup bulunamayacağı, TBK m.122 hükmü kapsamında alacağını geç tahsil etmiş olacağı iddiası kapsamında munzam zarar talebinde bulunup bulunamayacağı, bulunabilir ise bunu seçimlik hakkını kullanmış olup olmadığı kapsamında euro cinsinden para birimi üzerinden talep edip edemeyeceği, davalı ---- mobilyanın TBK m.207 vd.hükümlerince sözleşmenin tarafı olup olmadığı, sadece üretici olduğu iddiası ve savunması kapsamında munzam zarar taleplerinden sorumlu olup olmayacağı sorumlu iseler miktarı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılar ----arasında TBK m.207 vd. hükümleri kapsamında taşınır satışına ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davacının alıcı anılan davalıların satıcı olduğu, sözleşmeye konu menkullerin ayıplı olduğu iddiasıyla ---- kararı ile davalı ----- yönünden kısmen kabul kısmen reddine, davalı ------ yönünden oy çokluğu davanın reddine ilişkin karar verildiği, kararın henüz istinaf incelemesinde olduğu, huzurdaki dava ile ayıba dayalı seçimlik hakkın kullanılması ve sözleşmeden yabancı para ödemesi kararlaştırılmış olmasına rağmen ülke parası ile ödemeye karar verilmesi istemiyle açılan dava nedeniyle verilen karara dayalı uğranılan zararın ve geç ödeme dayalı munzam zararın tazminin talep edildiği, TBK m.122 hükmü kapsamında zararın belirlenmesi için ödemenin, temerrüt faizinin miktarının ve bunu aşar munzam zararın belli olmasının gerekli olduğu, iş bu dava tarihi itibariyle henüz ödemenin yapılmadığı gibi bu alacağa müstenit mahkeme kararın dahi kesinleşmediği davacının zararının hesaplanabilir olmadığı, TBK m.99 hükmü kapsamında ülke parası ile ödeme seçimlik hakkının kullanılmış olmasının da munzam zarar olarak nitelendirilemeyeceği, davalılardan ------ilk davanın tarafı olmadığı gibi bu davalı ile davacı arasında kurulan bir taşınır satışına ilişkin bir sözleşmenin de bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden herhangi bir sorumluluk hükmünün de bulunmadığı anlaşıldığından tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 16.556,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.824,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılmış, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ----- verilmesine, 5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Dair, Davacı vekili ile davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, bir kısım davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.