T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/436 Esas KARAR NO : 2025/1653 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/12/2021 NUMARASI: 2019/546 Esas, 2021/893 Karar DAVA: ALACAK (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/436 Esas KARAR NO : 2025/1653 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/12/2021 NUMARASI: 2019/546 Esas, 2021/893 Karar DAVA: ALACAK (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin işlettiği Erzincan ili, Tercan ilçesinde bulunan hidroelektrik santrali için taraflar arasında 28.07.2017 tarihinde ...Hasar ve Ziya, İş Durması ve Makine Kırılması Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 29.08.2017 tarihinde meydana gelen heyelan nedeniyle santralin iletim kanalının sol sahil kısmındaki betonun hasar gördüğünü, iletim kanalına yığılan malzeme nedeniyle üretimde düşüş de yaşandığını, müvekkili şirketin kanalda yığılan toprak yığılmasının temizlenmesi, devam eden heyelan hareketinin önlenmesi için yük hafifletmesi maiyetinde harfiyat çalışmaları ve parçalanan beton blokların yenilenmesi gibi önlemler aldığını ve masraf yaptığını, kayan kitlenin iletim kanalında yarattığı daralmaya bağlı olarak üretimde düşüş meydana geldiğini, heyelanın kaldırılması sırasında da üretim kaybının sürdüğünü, aldıkları ekspertiz raporunda tenzilat bedellerinin düşülmesini müteakip fiziki hasar nedeniyle 673.587,606 Euro ve üretim kaybı nedeniyle 177.870,51 Euro gelir kaybı tespit edildiğini, ancak davalı sigortacının fiziki hasar nedeniyle 383.387,00 Euro, üretim kaybı nedeniyle 76.232,21 Euro ödeme yaptığını, ayrıca üretim kaybı nedeniyle 15.960,49 Euro daha ödeneceğinin belirtildiğini, üretim kaybı zararı olarak davalının ödeneceğini belirttiği 15.960,49 Euro'nun düşülmesi ile raporda tespit edilen ve ödenmeyen bakiye fiziki hasar ve üretim kaybı bedelinin de ödenmesi gerektiğini, sigorta tazminatının ödenmesi için çıkartılan ihtarnameye cevap verilmediğini, arabulucuda da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek karşılanmayan fiziksel hasardan kaynaklanan 290.200,60 Euro ve ürettim kaybından kaynaklanan 85.677,82 Euro olmak üzere toplam 375.878,42 Euro'nun temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; davacının müvekkili şirket nezdinde 09/07/2017 başlangıç tarihli Kar Kaybı Sigorta Poliçesi ve Yangın Sigorta Poliçesi bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun meydana gelen gerçek hasar bedeli ile sınırlı olup, davacının gerçek zararının üzerindeki taleplerinin poliçe teminatı kapsamında karşılanmadığını, aldıkları ekspertiz raporunda davacının ilettiği her bir talebin tek tek değerlendirildiğini ve hesaplama neticesinde fiziki hasar için davacıya 383.387,00 Euro ödenmesinin uygun bulunduğunu, yine davacıya Kar Kaybı Sigorta Poliçesi kapsamında ekspertiz raporu ile tespit edilen 76.232,23 Euro kar kaybı ödemesi yapıldığını, sigorta ekspertizlerinin tarafsız ve bağımsız çalışma ilkesi gereği tazminat yükümlülüğünü doğuran olayların nedenlerini ve zarar miktarını ortaya koyan raporlarının Sigortacılık Yasası'nın 13. maddesine göre delil mahiyetinde olduğunu, ancak davacının taleplerine dayalı oluşturulan objektiflikten uzak ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, davayı kabul etmemekle birlikte kar kaybının gerçeğe en yakın şekilde hesaplanabilmesi için davacıya ait 5 adet santralin üretime başladıkları tarihten günümüze kadar olan onaylı değerlerinin dikkate alınması gerektiğini, aleyhe karar verilmesi halinde muafiyet tutarının dikkate alınması gerektiğini, hasar zamanında ve tam olarak karşılandığından faiz isteminin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; poliçede yer alan; "yangın sigortası genel şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla, sigortalı binanın inşa edilmiş olduğu arsada veya civarında vuku bulan yer kayması veya toprak çökmesi sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelecek zararlar ile sel veya su baskını nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararlar tazminata ilave edilmiştir." ibaresine istinaden söz konusu heyelanın teminat kapsamında kaldığı, alınan bilirkişi heyeti raporunda dava konusu heyelan nedeniyle oluşan gerçek fiziki zararın 551.788,91 Euro olarak tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin fiziki zararla ilgili olarak davacıya 383.387,79 Euro ödeme yapması nedeniyle aradaki fark olan 168.400,94 Euro'nun tahsili gerektiği, yine raporda heyelan sebebiyle davacının üretim kaybından kaynaklanan zararının ise, 95.519,82 Euro olarak tespit edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından 76.232,26 Euro ödendiği için bakiye ödenmesi gereken üretim kaybına ilişkin zararın 20.287,56 Euro olarak tespit edildiği, sigortalının ihtarnamenin tebliği ile 14/06/2019 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 168.400,94 Euro fiziki zarar ile 20.287,56 Euro üretim kaybı zararı olmak üzere toplam 188.688,50 Euro'nun 14/06/2019 tarihinden 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranıyla birlikte faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının ilamı icra dairesine 18.01.2022 tarihinde sunduğunu, bu nedenle anılan tarihte kararı tebliğ aldığının kabulü gerektiğini, ancak davacının 18.01.2022 tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf yoluna başvurmadığını, olayın kendisine has olumsuz şartlarını ve bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan eksik veya hatalı hesapla sonuca varıldığını, davaya konu bedellerin davalı sigortacının kabul etmediği ve ödemediği bedeller olduğunu, ödenmiş olan bedellerin davanın konusu olmadığını, davalının aldığı ekspertiz raporu ve dosyada alınan bilirkişi raporunda temel noktalarda yanılgıya düşüldüğünü, olay tarihine en yakın zamanda uzman kişilerden bilimsel temellere göre ... firmasından aldıkları ekspertiz raporunun dikkate alınması gerektiğini, davalının hesaplamaya esas firma tekliflerinin ehil kişilere ait olmadığını, davaya konu işleri normal şartlar altındaki imalat ve tedarik esası ile değerlendirmenin mümkün ve makul olmadığını, müvekkili şirketin tehlikenin boyutu ve önemi itibariyle en az zarar ve en uygun maliyet esası ile çalışma ve tespit yürüttüğünü belirterek kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan ve ek rapor alınmadan karar verilmesinin adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının üretim kaybı zararının 95.519,82 Euro olarak hesaplandığını, müvekkilinin davacıya tespit edilen miktarın üzerinde 97.368,42 Euro ödeme yaptığından davacının üretim kaybı talebinin reddi gerektiğini, ancak rapora itirazlarının dikkate alınmadığını ve mükerrer ödemeye neden olacak şekilde üretim kaybı zararına hükmedildiğini, fiziki zarara ilişkin tespit edilen bakiye tazminat miktarının haksız ve fahiş olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte her iki poliçede yer alan muafiyet kayıtlarının tazminat hesaplamasında dikkate alınması gerektiğini, sigortalının zararını zamanında ve tam olarak karşılayan müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava; Kar Kaybı Sigorta Poliçesi ile Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında heyelan nedeniyle oluşan fiziki zarar ile üretim kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekilleri hükmü istinaf etmiştir.Taraflar arasında sigorta poliçesi bulunduğu ve heyelan nedeniyle oluşan fiziki zarar ile üretim kaybının teminat kapsamında olduğu, davalı sigortacının bu zarar kalemleri için davacı sigortalısına ödeme yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık sigortalının uğradığı gerçek zararın miktarı husununda toplanmaktadır. 1-Taraf vekilleri yasal süresinde hükme esas alınan rapora itiraz etmiş, Mahkemece rapora itirazlar hususunda gerekçeli bir ara karar verilmeden tahkikatın bittiği bildirilerek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararında, tarafların rapora itirazında belirttiği hususlar hakkında herhangi bir değerlendirme de yer almamaktadır. HMK'nın 281/1 maddesi uyarınca, taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını mahkemeden talep edebilirler. Taraf vekilleriince süresinde bilirkişi raporuna itiraz edildiğinden, itirazların karşılanması için bilirkişiden ek rapor alınması gerekir. Öyleyse tarafların rapora itirazı doğrultusunda, heyelan nedeniyle sigortalının fiziki zararı ile üretim kaybı zararının tespiti hususunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınması, tarafların sunduğu ekspertiz raporları ile ilk derece mahkemesinde alınan bilirkişi heyeti raporu arasında çelişki bulunması durumunda konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak çelişkinin giderilmesi için uzman bilirkişilerden rapor alınarak zararın belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.2-Kabule göre de Mahkemece davacının üretim kaybı zararının 95.519,82 Euro olduğu belirtilerek davalı sigortacının ödediği 76.232,26 Euro'nun mahsubundan sonra 20.287,56 Euro alacağa hükmedilmişse de, davalı vekili tarafından üretim kaybı için davacıya başka ödemelerde yapılarak toplam 97.368,42 Euro ödendiğinin beyan edilmesi karşısında, yapılan diğer ödemeler tartışılmadan üretim kaybı zararına hükmedilmesi de doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/456 Esas, 2021/893 Karar sayılı ve 02/12/2021 tarihli kararının HMK 353/1a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinden yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinden yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından yatırılan 20.790,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 20.175,30 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/12/2025