9. Hukuk Dairesi 2020/1353 E. , 2020/5238 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, iş kolu tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ret kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı h
**9. Hukuk Dairesi 2020/1353 E. , 2020/5238 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, iş kolu tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ret kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davalı ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş'nin dava dışı ... A.Ş. bünyesinde ortaya çıkan atıkların yakılarak ısı üretimi yapılmak üzere kurulduğunu, Şirketler arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğunu, kurulan davalı ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş'ye ... A.Ş.'den geçen 15 işçinin işkolu farklı olması gerekçesi ile sendika üyeliğinin düşürüldüğünü, her iki şirketin aynı işkolunda olduklarını iddia ederek davalı Bakanlığın davalı Şirketin 14. sıra numaralı ''enerji'' işkolunda yer aldığının tespitine dair 01/02/2018 gün ve 30319 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2018/3 sayılı iş kolu kararının iptalini talep etmiştir. B) Davalıların Cevaplarının Özeti: Davalı ... Enerji Şirketi vekili, müvekkillerinin dava dışı ... A.Ş. bünyesinde ve faaliyet sahası içinde, adı geçen şirketin enerji ihtiyacını karşılamak üzere kurulduğunu, ... A.Ş. işçilerinin de çalıştığı bir şirket olduğunu, ... A.Ş. dışında bir faaliyet alanı olmadığını, davada ileri sürülen taleplere karşı bir itirazlarının bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı Bakanlık vekili; işyerinde yapılan üretimde ağırlıklı olan amaca bakılarak sonuca varılması gerektiğini, tesisin elektrik üretimi yapabilen bir tesis olduğunu, 2018 Ocak ayından itibaren ... OSB ile yapılan anlaşma gereğince ... OSB Enerji Dağıtım Merkezi üzerinden ulusal elektrik üretim hatlarına bağlantısı sağlanarak piyasaya satışının gerçekleştirileceğinin ifade edildiğini, T.C. EPDK tarafından inceleme konusu ... üretim tesisine lisans verildiğini, işyerinin genel amaç olarak enerji üretimi yapmak üzere tesis edildiğini, 2018 yılı itibariyle elektrik üretimi ve satışının planlandığını, bu doğrultuda işyerinde yapılmakta olan işlerin İşkolları Yönetmeliğine ekli listenin 14. sıra numarasında Enerji işkolunda, Elektrik Enerjisi Üretimine İlişkin 35.11 sınıf kodunda yer alması gerektiği sonucuna varıldığını, yalnızca 2018 yılında elektrik üretimi yapılacak olmasının dayanak olmadığını, sayısız yerde elektrik üretimi ve satışı ifadeleri yer aldığını, işyerinde yürütülen işlerin ... A.Ş. tüzel kişiliğinden ayrı bir işveren olan ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafından yerine getirilmekte olduğunu, işkolu tespit kararında usule ve yasaya aykırı hiçbir unsur bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk Derece Mahkemesince, davalı ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. ile dava dışı ... Orman Ürünleri Sanayi A.Ş.'nin birbirinden farklı tüzel kişiliklere sahip olduğu, davalı ...'in dava dışı ...'a sıcak su ve gaz, buhar hizmeti sunduğu, aynı zamanda temel faaliyet alanı kapsamında elektrik üretimi yaptığı, bu elektriğin dosyaya mübrez sözleşmeler ve keşif mahallinde yapılan tespitlere göre ulusal ağa da verildiği, taraflar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğunun kabulü halinde bile yerleşik içitihatlar gereği her iki tüzel kişiliğin faaliyet alanının ve iş kolunun ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmakla, davalı ... yerinin ''enerji'' iş kolunda olduğu tespitinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D)İstinaf başvurusu: İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. E)İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf başvurusunda; davalı Şirketin ... Orman Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ile şirket sahiplerinin aynı olup aynı adreste faaliyet gösterdiğini, bu Şirketin üretim esnasında ihtiyacı olan buhar, kızgın yağ vb. İhtiyacını karşılamak üzere kullandığı ham maddenin atık ürünlerini yakmak suretiyle ihtiyacı olan enejiyi temin etmek için davalı ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. ünvanlı üretim tesisini kurduğunu, davalı Şirketin ısı üretmek için yakarak kullandığı maddelerin tamamının ... Orman Ürünleri A.Ş. Tarafından yapılan üretim sonrası ortaya çıkan ağaç kabukları atıkları olduğunu, davalı şirket bünyesinde çalışan işçilerin emir ve talimatlarının ... A.Ş.'den aldıklarını şirketler arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle işkolu tespit kararının iptali gerektiğini ileri sürmüştür. F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda davalı işyerinin ticaret sicilinde ilan edilen şirket konusunun ''enerji'' olduğu ve dosyada alınan 13/06/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı şirketin ... A.Ş.'den satın aldığı biyokütleyi yakarak buhar, sıcak su, sıcak gaz ve elektrik üreten, ürettiği sıcak su, sıcak gaz ve buharı ücreti karşılığında ... A.Ş.'ye satan ürettiği elektriği ise ulusal elektrik sistemine veren ... A.Ş.'den ayrı bir tüzel kişilik olduğu, bu nedenle davalı işyerinde yapılan işlerin işkolları yönetmeliği listesinde yer alan ''enerji'' iş kolunda ''elektrik enerjisi üretimi olarak'' değerlendirilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. G) Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. H) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 4 ve 5. maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraza ilişkindir. Türk toplu iş hukukundaki normatif düzenlemelerde işkolu kavramı önemli bir yer tutmaktadır. 6356 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. İşkolunun belirlenmesi konusunu düzenleyen 6356 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre, işkolu tespiti T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yapılacaktır. T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yapılan tespit ile ilgili kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, bu tespite karşı ilgililer, onbeş gün içinde dava açabilir. Belirtilen süre hak düşürücüdür. 6356 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasına göre, işkolları, Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır. Yine aynı maddede, bir işkoluna giren işlerin neler olacağının, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak, yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. İşkolu kavramı sendikaların faaliyet alanlarını belirleyen temel bir öğedir. Birbirine benzer işler bir hukuki kalıp altında toplu iş hukukuna sunulmaktadır. İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amaçta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir. İşyerinin özelliğini veren temel öğe teknik amaçtır. Mal ve hizmetin kazanç amacıyla yahut başka bir amaçla üretilmesi arasında bir fark bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla hizmet üretimi veya mal üretimi tek başına teknik bir amaç olabilir. Sonuç olarak işyeri, teknik bir amacı gerçekleştiren temelde örgütsel bir birlikteliktir. İşyeri sürelikli bir organizasyon içerisinde örgütlenmeyi gerektirir. Organizasyon, özünde maddi ve maddi olmayan öğelerin yanında emeğin varlığını da içinde barındırır. Aynı işverene ait iki üretim birimi aynı teknik amacı elde etmek için örgütlenmişse yahut bu yerlerde aynı teknik amacın farklı üretim amaçları gerçekleşiyorsa amaçta birlik sağlanmıştır. Farklı üretim birimlerinin tek bir işyeri sayılması için aynı arazi sınırları içinde bulunmaları gerekmemektedir. Fakat birimler arasındaki uzaklık işlerin tek elden yürütümünü engelleyecek boyutta olmamalı çünkü farklı birimler arasında amaçta birlik bulunsa dahi yönetimde birliğin sağlanmasının zorunluluğu tartışmasızdır. İşkolu tespit davalarında, her işverenin işyerinin bağımsız işyeri olarak kabul edilip, o işyerinde yapılan işlerin niteliği itibariyle işkolu tespiti gerekir. Alt işverenin işkolu tespiti asıl işverenin yaptığı işe göre belirlenmez. Alt işverenin işkolu tespitinin, asıl işverenden ayrı olarak yapılması gerektiği gibi, alt işverene ait işyerinde yapılan işlerin, asıl işverene ait işyerinde yapılan işlere yardımcı iş olarak değerlendirilmesi de doğru olmaz. 6356 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde öngörülen, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerin de, asıl işin dâhil olduğu işkolundan sayılacağı kuralı, bir işyeri sınırları ve organizasyonu içerisinde yürütülen işler için önem taşır. Yoksa birbirinden ayrı işyerlerinde farklı işkoluna giren işler yapılıyorsa asıl iş yardımcı iş kavramı geçerli olmaz. Alt işveren işçileri ise, alt işverene ait bağımsız işyeri çalışanları olduklarından, bağlı bulundukları işkolunun, asıl işverenden ayrı olarak belirlenmesi gerekir. Nitekim 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 4. maddesinin gerekçesinde “Bir işyerinde yürütülen yardımcı işin alt işveren tarafından üstlenilmesi halinde, bu iş artık asıl işveren yönünden yardımcı iş olarak kabul edilemez. Bu işler alt işveren bakımından asıl iş kabul edilir ve işkolu buna göre belirlenir” şeklinde anılan durum açık olarak belirtilmiştir. Bu genel açıklamalar ışığında temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta; ...’nca ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.’de yapılan inceleme neticesinde, bu Şirketin genel amaç olarak enerji üretimi yapmak üzere tesis edildiği, buhar ve sıcak gaz üretimi de yapmakla birlikte öncelikli amacının elektrik üretimine yönelik olduğu, 2018 yılı itibariyle elektrik üretimi ve satışının planlandığı, bu nedenle yapılan işlerin İşkolları Yönetmeliğinin 14 sıra numaralı “Enerji” işkolunda yer aldığı tespit edilip 01.02.2018 tarihli ve 30319 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmasını müteakiben eldeki dava ile bu tespite itiraz edilerek anılan işyerinin “Ağaç ve Kağıt” işkolunda olduğu iddia edilmiştir. Dosya içeriğine göre; davalı ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. dava dışı ... A.Ş. bünyesinde ve faaliyet sahası içinde, sadece bu Şirketin enerji ihtiyacını karşılamak üzere kurulduğu ve burada ... Şirketinin işçilerinin çalıştığı sabittir. Nitekim bu olguları davalı ... Şirketi gerek davaya cevap dilekçesinde gerekse duruşma sırasındaki beyanlarında da kabul etmiştir. Davalı Şirketin işkolunun tespitinin dahi dava dışı ... Şirketince talep edildiği görülmüştür. Yine, ticaret sicil kayıtlarından davalı Şirketin sahipleri ve ortaklık yapısının da aynı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca yargılama safhasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı Şirketin ulusal sisteme enerji sağladığına ilişkin bir saptama da yapılmamıştır. Dolayısıyla, davalı ... Şirketi ile dava dışı ... Şirketi arasındaki bu fiili ve hukukî bağ ile eldeki uyuşmazlıkta işkolu kararına itiraz edenin sıfatı dikkate alındığında davalı ... Şirketinin faaliyetinin, “Ağaç ve Kağıt” işkolunda faaliyet gösteren dava dışı ... Şirketinden ayrı olarak değerlendirilip sonuca gidilmesi yerinde olmayacaktır. Bu durumda, davalı ... Şirketinin dava dışı ... Şirketinin iktisadi amacının gerçekleşmesi için faaliyetlerini yürütmekte olup, yukarıda yapılan hukukî ve fiili saptamalara göre bu faaliyetlerin dava dışı ... Şirketinin faaliyetlerinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile işkolu tespit kararının iptaline ve dava konusu işyerinin İşkolları Yönetmeliğinin 06 sıra numarasında yer alan “Ağaç ve Kağıt” işkolunda yer aldığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. Netice itibariyle, 6356 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hükümlerin bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile 01.02.2018 tarihli ve 30319 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.’de yürütülen işlerin İşkolları Yönetmeliğinin 14 sıra numaralı “Enerji” işkoluna girdiğine ilişkin ...'nın 2018/3 sayılı işkolu tespit kararının İPTALİNE, 3- ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.’de yürütülen işlerin niteliği itibariyle İşkolları Yönetmeliği'nin 06 sıra numaralı “Ağaç ve Kağıt” işkolunda yer aldığının TESPİTİNE, 4- Davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan Bakanlık aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına, Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 54,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50 TL karar ve ilam harcının davalı ... Şirketinden tahsili ile hazineye irad kaydına, Davacı tarafından yapılan toplam 77,00 TL harç masrafının davalı ... Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 3.400,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan harçlar hariç 250,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10/06/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.