Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket nezdinde 18.07.2017 tarihinde makine mühendisi olarak işe başladığını, aynı işveren nezdinde kimya mühendisi olarak çalışan ... ile 21.08.2023 tarihinde evlendiğini, ... ...’ın evlilik nedeni ile 31.08.2023 tarihinde iş sözleşmesini feshettiğini, feshin ertesi günü davacının eşi ... ...’ın davalı işyerini yarı yolda bıraktığı gerekçesi ile davacının da işine son verildiğinin bildirildiğini, davacının iş sözleşmesinin fesih sürecinde dav
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket nezdinde 18.07.2017 tarihinde makine mühendisi olarak işe başladığını, aynı işveren nezdinde kimya mühendisi olarak çalışan ... ile 21.08.2023 tarihinde evlendiğini, ... ...’ın evlilik nedeni ile 31.08.2023 tarihinde iş sözleşmesini feshettiğini, feshin ertesi günü davacının eşi ... ...’ın davalı işyerini yarı yolda bıraktığı gerekçesi ile davacının da işine son verildiğinin bildirildiğini, davacının iş sözleşmesinin fesih sürecinde davacıya "İşten Kendisinin Ayrılmak İstediğine Dair Dilekçe", "Dava Şartı Arabulucu Belirleme Tutanağı" ve "İş Davalarında Dava Şartı Arabuluculuk Formu"nu imzalaması hâlinde tazminatlarının ödeneceği, aksi hâlde ise mobbinge (psikolojik baskı) maruz kalacağı ve hiçbir ödeme yapılmaksızın iş sözleşmesinin feshedileceği yönünde göz dağı verildiğini, yanı sıra dava açarsa sonuçlanmasının yıllar süreceği ve neticede kaybedeceğinin ifade edildiğini, davalı taraf ile aralarında yürütülen arabuluculuk sürecinin emredici hükümlere uygun olmadığını, arabulucunun tarafsız olmadığını, arabuluculuk toplantısının yapılacağı gün ve yerin davacıya davalı işveren Şirketin insan kaynakları yetkilisi tarafından bildirildiğini, iş sözleşmesi davacı tarafından feshedilmiş gibi gösterildiğini, tutanaklarda geçtiği şekilde davacının hem işe iade hem de feshe bağlı alacakları talep ederek arabuluculuk başvurusunda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tarafların edimleri arasında aşırı oransızlık olduğunu, süreç sonunda düzenlenen 07.09.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağı ve arabuluculuk anlaşma belgesinin emredici hükümlere aykırı, irade fesadına dayalı ve gabin nedeniyle hükümsüz bulunduğunu, bu nedenle tutanakların iptali gerektiğini ileri sürerek 07.09.2023 tarihli ve 2023/206098 sayılı arabuluculuk anlaşma belgesinin ve son tutanağın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.