Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin uzun yıllardır çalışanı olduğunu, kamuoyunda Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi olarak bilinen 7438 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'dan (7438 sayılı Kanun) yararlanarak emekliliğe suretiyle haklarını alarak işi bırakmak istediğini insan kaynakları birimine ilettiğini, davalı firmanın, davacı gibi bir çok EYT kapsamında çalı
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin uzun yıllardır çalışanı olduğunu, kamuoyunda Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi olarak bilinen 7438 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'dan (7438 sayılı Kanun) yararlanarak emekliliğe suretiyle haklarını alarak işi bırakmak istediğini insan kaynakları birimine ilettiğini, davalı firmanın, davacı gibi bir çok EYT kapsamında çalışanı mevcut olduğunu, normal bir işten ayrılma prosedürü gerçekleştirmek yerine ihtiyari arabuluculuk süreci ile iş sözleşmelerinin feshi yoluna gidildiğini ve davacı gibi bir çok kişinin de hak ettiği ödemeleri noksan gerçekleştirerek haksız kazanç elde ettiğini, ihtiyari arabuluculuk tutanağının imzalanmaması durumunda hakların ödenmeyeceği şeklinde baskı kurulduğunu ve bu baskı ile eksik kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, ihtiyari arabuluculuk sürecinin hukuka aykırı olarak yürütüldüğünü, iradilik ve tarafsızlık ilkesinin ihlal edildiğini, ibra şartlarına uyulmadığını, davacının konu hakkındaki bilgi eksikliğinden ve maddi zorluk içerisinde olmasından istifade edilerek sebepsiz zenginleşme yapıldığını ileri sürerek 2023/168204 dosya No.lu ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.