T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1288 Esas KARAR NO : 2025/1384 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I NCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/05/2025 NUMARASI : 2025/391 Esas, 2025/424 Karar TALEP: KESİN MÜHLET VERİLMESİ KARAR TARİHİ: 23/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden vekili talep dilekçe…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1288 Esas KARAR NO : 2025/1384 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I NCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/05/2025 NUMARASI : 2025/391 Esas, 2025/424 Karar TALEP: KESİN MÜHLET VERİLMESİ KARAR TARİHİ: 23/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden vekili talep dilekçesi ile; talep edenin konkordato başvurusunda bulunan ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, İİK'nın 303. maddesi gereği, şirketin konkordato projesine muvafakat etmeyen alacaklıların, şirket borçlarına kefil olan müvekkili hakkında icra takibi başlatabileceğini, şirket borçlarına kefil olan talep edenin ekonomik mahvına engel olunabilmesinin tek yolunun konkordato talep edebilmesi olduğunu, konkordato projeleri ile talep edenin şahsi borçlarını % 25 oranında faizi ile birlikte 2026 Haziran ayından başlamak üzere 30 taksit ile ödeyebileceğini ileri sürerek şirket ve ortağı hakkında geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; konkordato talep eden gerçek kişi yönünden tefrik edilen eldeki dosyada; borçlu tarafından sunulan ön projede konkordatonun başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlanmakta olup kendisine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, konkordato kaynaklarının konkordatonun uygulanmasına yeterli olmadığı, bu açıdan da ön projenin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği, gerçek kişi borçluların, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmesinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği gerekçesiyle konkordato talebinin reddine, geçici mühletin ve tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde talep edep vekili tarafından istinaf edilmiştir.Talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; talep edenin borçlarının ortağı olduğu şirkete kefil olmasından kaynaklandığını, borçlu şirket aynı proje nedeniyle kesin mühlet alırken, şirket ortağı talep eden yönünden dosya tefrik edilerek şirket ortağının konkordato talebinin reddedildiğini, aynı borç nedeniyle şirket ortağı yönünden takip yapılabilmesi nedeniyle şirketin sunduğu projenin bir anlamı olmayacağını, şirket ortağından alacağını tahsil eden alacaklıların şirketin projesi ile bağlı olmak istemeyeceklerini belirterek belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Talep, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir. Dosya kapsamından; talep eden gerçek kişi ile ortağı olduğu ... San. ve Tic. Ltd. Şti''nin tek bir dilekçede konkordato talep ettikleri, ilk derece mahkemesinin 01/04/2025 tarihli tarihli tensip zaptı ile gerçek kişi ve şirket lehine 05/03/2025 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, 22/05/2025 tarihli duruşmada gerçek kişi yönünden dosyanın tefrik edildiği ve tefrik edilen eldeki dosyada borçlu gerçek kişinin konkortado talebi reddedilerek geçici mühletin kaldırıldığı, talep eden gerçek kişinin hükmü istinaf ettiği görülmektedir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; talep eden gerçek kişi lehine kesin mühlet verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Borçlu gerçek kişinin sunduğu konkordato projesine göre, borçlunun konkordato teklifi, şirketin borçları için kefil olmasından kaynaklanmaktadır. Tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerini aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte, konkordatonun tasdiki için gerekli koşulların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekir. Komiser heyeti raporunda; borçlunun kefil olduğu borç tutarı 62.110.879,00 TL, şahsi borcu ise 1.147.896,00 TL olarak tespit edilmiştir. Borçlu konkordato projesinde borç ödeme kaynağı olarak 23.750.000,00 TL değerinde olduğunu belirttiği taşınmazları göstermişse de, bu taşınmazlardan, borçlunun değerini 23.000.000,00 TL olduğunu belirttiği iki adet taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğu anlaşılmaktadır. Talep edenin konkordatoya tabi borç tutarı dikkate alındığında, borç ödeme kaynağı olarak gösterilen taşınmazların beyan edilen değeri, borç ödeme kaynağı olarak yetersiz kalacaktır. Kaldı ki iki adet taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmiş olup, rehnedilen taşınmazın satış bedelinden öncelikle ipotekli alacaklının alacağı ödenecektir. O halde söz konusu kaynak ile borçların ödenmesi mümkün olmayıp, borçlu gerçek kişinin konkordato projesinin başarısının, şirketin projesinin başarısına bağlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre talep eden gerçek kişinin projesinin kendine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, borçlu şirketin ön projesi üzerine temellendirildiği, alacaklılara sunulan bir proje bulunmadığı görülmektedir. Sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edilmesi de müessesenin amacına uygun düşmeyecektir. Buna göre ilk derece mahkemesince konkordato talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Sonuç olarak talebin reddine dair ilk derece mahkemesi kararı esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/391 Esas, 2025/424 Karar sayılı ve 29/05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/10/2025