1. Davacı/birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 01.08.2015-31.03.2016 tarihleri arasında makine mühendisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde işveren tarafından feshedildiğini, ödenmeyen bir kısım işçilik alacaklarının da bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalı Şirketten tahsiline karar verilmesini t
DAVA KONUSU: 1. Davacı/birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 01.08.2015-31.03.2016 tarihleri arasında makine mühendisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde işveren tarafından feshedildiğini, ödenmeyen bir kısım işçilik alacaklarının da bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalı Şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı/birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı işçinin 31.03.2016-06.05.2019 tarihleri arasında müvekkili Şirket nezdinde makine operatörü/proje sorumlusu sıfatı ile çalıştığını, iş sözleşmesinin 12.03.2020 tarihinde sona erdiğini, davalı işçinin çalışmasını sürdürmekte iken 02.09.2016 tarihinde kendisinin sorumluluğunda bulunan CNC makinesine kusurlu hareketleri sonucunda ciddi manada zarar verdiğini, bu durumun tutanak ile sabit olduğunu, olay sonrasında söz konusu CNC makinesinin tamiri için yetkili servisin çağrıldığını, tamir ve değişen parçalar nedeni ile müvekkili Şirkete 23.459,78 Euro fatura kesildiğini; ancak bunun sadece 2.870,50 Euro kadarının sigorta tarafından karşılandığını, kalan masrafların müvekkili Şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını, söz konusu makinenin tamir sürecinin 45 gün sürdüğünü, müvekkilin bu süreçte makineyi kullanamamasından dolayı da zarara uğradığını, davalı işçinin 20.589,28 Euro tamir ve onarım bedeli ile makinenin tamir süresince kullanılamaması sebebi ile de zarardan tam olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek maddi zararının davalı işçiden tahsile karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesine dayandığı sabit olup davalı/birleşen davada davacı vekili, davacı/birleşen davada davalı işçinin çalışmasını sürdürmekte iken 02.09.2016 tarihinde kendisinin sorumluluğunda bulunan CNC makinesine kusurlu hareketleri sonucunda ciddi zarar verdiğini, makinenin tamir ve değişen parçaları nedeni ile müvekkili Şirkete 23.459,78 Euro fatura kesildiğini; ancak bunun sadece 2.870,50 Euro kadarının sigorta tarafından karşılandığını, kalan masrafların müvekkili Şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını, söz konusu makinenin tamir sürecinin 45 gün sürdüğünü, müvekkilinin bu süreçte makineyi kullanamamasından dolayı da zarara uğradığını ileri sürerek maddi zararın tazminini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacı/birleşen davada davalı işçinin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğunun kabulü ile 6098 sayılı Kanun'un 72/1 hükmüne göre 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince de davalı/birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Ancak işçinin işini yaparken işverene verdiği zararın tazmini davasının hukuki sebebi taraflar arasındaki iş sözleşmesine aykırılığa dayandığından, 6098 sayılı Kanun'un 146. maddesi uyarınca söz konusu alacak bakımından 10 yıllık zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince dosya içindeki deliller, tarafların iddia ve savunmaları bir değerlendirmeye tâbi tutularak birleşen dava dosyasındaki tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, 6098 sayılı Kanun'un 72/1 hükmüne göre 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.